GeriKelebek Hırsız değilim, albümde Yunan bestecinin adı yazılı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hırsız değilim, albümde Yunan bestecinin adı yazılı

Hırsız değilim, albümde Yunan bestecinin adı yazılı
refid:5919823 ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

"Biiiiiiir çok sıkıldım / İkiiiiiii yerim çok dar / Oooo senden çok var / Beni mi buldun şimdi / Çok işim var." Son günlerin en popüler şarkısı bu. Rober Hatemo (31) söylüyor. Albüm ilk çıktığı günden beri çok satanlar listelerinin başında.

Nerede doğdunuz? Nasıl bir ailenin çocuğusunuz?

- İstanbul Kumkapı’da doğdum. İki odalı kiralık bir evde... Ben hiç kiracılık yapmadım. Dört yaşındayken bir ev satın aldık. Kiralık evde doğduğumu niye söyledim? Çünkü o kiralık evin önünde bir türbe vardı. Oraya mum yakarlardı. Çok güzel bir enerjisi vardı o sokağın. O evi ve türbeyi unutamıyorum. İlk torunum ben. El bebek, gül bebek büyütüldüm. Bir hafta anneanne tarafında, bir hafta babaanne tarafında kalırdım.

Rober ne demek?

- Rober’in ne Türkçe’de ne de Ermenice’de bir anlamı var. Ama bizim sülalede Rober çok var. Soyadımız da aslında Hatemoğlu imiş. Yıllar önce dedem Kastamonu’da köyde nüfusa kaydolurken Hatemo yazılmış. Hatta ailede bu işin esprisi yapılır, "Hatemoğlu yazacakmış da mürekkebi bitmiş" diye.

Babanız ne iş yapardı?

- Babam kuyumcu. Şu anda çalışmıyor. Onun işini kardeşim götürüyor.

Müzik nereden kanınıza girdi?

- Amcam, Arif Sağ’ın öğrencisiydi. Şu anda İsviçre’de bağlama hocalığı yapıyor. Dedem, keman üstadı. Muhabbeti, içmeyi, yemeyi seven insanlardı bizimkiler. Sürekli meşk, sürekli meşk... Annem ve teyzelerim meze ve zeytinyağlı yemeklerde ustaydı. Çok zengin bir ailenin oğlu değilim ama hiç zorluk çekmedim. Babam kendi paramı kendim kazanmam için beni çalıştırdı ama, ders olsun diye. Yoksa ben hiçbir şeyi sonradan görmedim.

Tamam da fakir bir çocukluk geçirmediğinizin üzerine neden bu kadar çok basıyorsunuz?

-
Sonuçta ben o dükkanda kilolarca altını bıraktım. Evden bir pantolon, bir gömlek çıktım. Babam şarkıcı olmamı istemiyordu.

Kilolarca altını bıraktığınızda kaç yaşındaydınız?

- 21. Askerden yeni gelmiştim. Kendime bir yıl süre verdim. "Bir yıl içinde yaptım yaptım, başarılı olamazsam müziği bırakacağım" dedim. Ve inanmazsın, 365. gün kasetim çıkmıştı.

’ÇOKEŞLİLİK ZEVKLİ AMA YAPMAMALYIM’

Sizi kim keşfetti?

- Benim hikayem İstanbul Plak’ta başladı. Mehmet Sögütoğlu keşfetti. İlk prodüktörüm Alpay Aydın’dı. Tarkan’ın da ilk prodüktörüydü. İlk söylediğim şarkı, Levent Yüksel’den Karaağaç’dı. Mehmet Bey yukarıdan inmiş, "Bu ne güzel bir ses" demişti. Kaset yapmak istediklerini söylediler. O odadan çıkışımı hiç unutmam. Feleğin çemberini kırdığım gün, o gündür. Sonra albüm çıktı. "Esmer sevdim herkes hayran / Esmer yarim yaradana kurban". Ve Türkiye kırmızılı, ateşler içinde dans eden bir adam tanıdı.

Yeni albümle birlikte saçlarınızı da desenli tıraş ettiniz!

-
Bunu bir moda dergisinde görmüştüm. Bir zencinin kafasındaydı, çok beğenmiştim. Yırttım o sayfayı sakladım. İstedim, yaptım. Onun için berber koltuğunda beş saat oturdum. Sonra yapanın eli alıştı. Üç saatte bitirmeye başladı. Ama artık sıkıldım bir, iki yerim çok daarrr... Üç, dört günde bir berbere gitmek ağır geldi.

Kaşlarınızı ne zamandır aldırıyorsunuz?

- Aldırmıyorum, ortasındaki tüyleri kendim alıyorum. Kalın kaş çok seviyorum, hayatta almam. Düzeltiyorum, o kadar. Ben manikür, pedikür, cilt bakımı gibi zamazingolardan nefret ediyorum.

Metroseksüellik için, homoseksüelliğin süngerlenmiş hali, dediniz...

-
Yanlış anlaşıldı. Ben manikür yaptıranlara homoseksüel demedim. Metroseksüel diye bir tanım getirenlere laf ettim. Bakımlı erkeğe yeni bir isim takma ihtiyacı da nerden çıktı?

Albümün çıkışıyla birlikte ettiğiniz bir diğer sivri laf da şu: "Çokeşliliği göz önünde yaşamaktan çekinirim." Yani siz çokeşlilikten yana mısınız?

-
Çokeşliliğin zevkli bir şey olduğuna inanıyorum. Ama bizler örnek alınan insanlarız, yapmamalıyız.

Beşinci albümünüzün çıkış şarkısı "Senden Çok Var"ın bestesi Yunanlı bir şarkıcıya ait. Bunu duyan herkesin ilk tepkisi "Hırsız Rober" oluyor...

-
İşte buna çok içerliyorum. Ne hırsızı ya? Biz bunu saklamadık ki! Albümü alıp baksınlar, Yunanlı şarkıcının adı yazıyor. Ben bu şarkıyı üç yıl önce Yunan adalarına tatile gittiğimde keşfettim. Bir başka şarkısıyla beni tavladı. Hemen gittim albümü aldım. Türkiye’ye getirdim. Şarkıya söz yazmaya karar verdik. Bir başka Türk şarkıcı benden önce kullandı, vazgeçtim. Bunun üzerine ben bu şarkıyı kullanmak istedim. Yıldız Tilbe söz yazdı. "İyiiiiiii çok seviyorken / iyiiiii seviliyorken" gibi bir şeydi. Ama yine geç kaldım. Bizim şarkıyı Aşkın Nur Yengi söyledi. Kısmet dedik, defteri kapattık. Aradan birkaç ay geçti Aşkın Hanım’ın söylediği versiyon patlamadı. Bunun üzerine biz şarkıyı tekrar gündemimize aldık. Yıldız, sözleri değiştirelim dedi. "Yap dedim, seni Einstein ilan edeceğim." Yaptı.

Ama sayı saymalı olmasını siz istemişsiniz değil mi?

- Evet. Nakaratta say, dök dedim. Bir şöyle, iki şöyle... Bu, sevgi muhabbetinden doğan bir şarkı. O yüzden bu kadar samimi geldi.

YUNANİSTAN’DA DA BİZİMKİNİ DİNLİYORLARMIŞ

Senden Çok Var’ın bestecisi Giorgos Mazonakis çok yakışıklı bir oğlan. Yunanistan’da çok seviliyor. Ama bu şarkıyı o da patlatamamıştı. Çünkü sound eksikliği vardı. Bizimki daha ritmik oldu. İyi aranje edildi. Ozan Çolakoğlu yaptı. Şimdi Yunanistan’da da bizimkini dinliyorlarmış.

Taziyeye gittim

Hrant Dink’in cenazesine gittiniz mi?

- Evlerine taziyeye gittim. Tanımıyordum ama uzaktan uzağa çok saygı duyuyordum. Cenazede Türk halkı ne kadar duyarlı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bir kişinin yaptığı hatayı bin kişiye mal etmemek lazım.

Siz Türkiye’de yaşayan bir Ermeni olarak, kendinizi hiç azınlık olarak hissettiniz mi?

-
Lafını etmeye değecek şeyler değil bunlar. Evet geçmişte birtakım husumetler olmuş, ama herkesin herkesle olmuş. İleriye bakmak lazım.

Siz askerliğinizi nerede yaptınız?

- Adana’da yaptım. Tabii ilk başta zor alıştılar. İsmimi yadırgadılar, dalga geçtiler, anlayış gösterdim. Bir zaman sonra beni çok sevdiler, ben de onları.

Hatta özenip askerde sünnet olmuşsunuz, öyle mi?

- Tabii, kesinlikle kendi istediğimle oldum. Güneydoğu’nun bir köyünde doğmuş, sünnetçi olmadığı için sünnet olamamış biri vardı. Onunla birlikte ben de oldum. Bu konu yıllar önce gündeme gelmişti. Bir daha açıldı. İnşallah bu son olur. Bu konu üzerinden prim yapıyormuşum gibi görünmek istemiyorum. Sonuçta hepimizin inandığı bir Allah var diyorum, konuyu kapatıyorum.
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle