Hattın üstadı, bin senelik Bizans duasından hat şáheseri yarattı

Güncelleme Tarihi:

Hattın üstadı, bin senelik Bizans duasından hat şáheseri yarattı
Oluşturulma Tarihi: Kasım 13, 2004 02:09

Bundan bin küsur sene öncesinden, tááá Bizans zammanından kalma bir halk deyişinin Türkçeleşerek günümüzde de devam ettiğini çoğumuz bilmeyiz.

Sıkıntılı anlarda söylenen ve aslı Rumca ‘K’afto ta perasi’ olan bu söz Selçuklular zamanında Farsçalaşıp ‘İn niz beguzered’e dönmüş, Osmanlılar devrinde de Türkçe’ye çevrilip ‘Bu da geçer’ haline gelmişti. Türk hat sanatının yaşayan en büyük üstadı Prof. Dr. Ali Alparslan, ricam üzerine geçtiğimiz günlerde bin küsur senelik hat tarihinde bir ilke imza attı ve sözkonusu ifadeyi her üç dilde birden yazarak hefis bir hat eseri yarattı. Çok önemli bir neyzen olmasının yanısıra son dönemin en seçkin ebrucularından sayılan Sadreddin Özçimi de, üstad Ali Bey’in yazısını ebruya işleyecek.

BUGÜN bu sayfada üç dilde, Rumca, Farsça ve Türkçe olarak yazılmış alışılmadık, ilginç bir hat görüyorsunuz. Eser, ramazanın başlangıcından buyana yine bu sayfada çıkan Türk hat sanatının en güzel örneklerinin seçimini yapmış olan hat üstadı Prof. Dr. Ali Alparslan’a ait.

Yazının özelliği, bölgede Bizanslılar’dan buyana bin küsur seneden beri devam eden bir ádetin, daha doğrusu bir iyi niyet temennisinin ilk defa üç dilde birden káğıda geçirilmiş olması. Herşeyin kötüye gittiği anlarda bütün kötülüklerin geçici olduğunu hatırlamaktan ibaret olan ‘Bu da geçer yáhu’ sözü, levhada Türkçe’nin yanısıra Farsça ve Rumca olarak da yeralıyor.

Sözün aslı bundan bin küsur sene önceye, bölgede Bizans’ın hákim olduğu zamanlara rastlıyor. Bizanslılar, fena bir işe uğradıkları zaman ‘Bu da geçer’ mánásına gelen ‘K’afto ta perasi’ diyorlar. İbare, Selçuklular zamanında İran taraflarına geçiyor ama Farsçalaşıp ‘İn niz beguzered’ oluyor, Osmanlılar devrinde Türkçe söyleniyor ve ‘Bu da geçer’ deniyor. Derken tekkelerde ve dergáhlarda da benimsenince sonuna ‘Ya Allah’ mánásına gelen bir ‘yá hu’ eklenip ‘Bu da geçer yá hu’ haline geliyor.

Sayfada gördüğünüz ve Türk hat sanatının şu andaki en büyük üstádı kabul edilen Prof. Dr. Ali Alparslan’ın eseri olan hatta, sözkonusu ifade her üç dilde birden yeralıyor. Hat tarihimizde bu ifadenin üç dilde birden yazılmış ilk örneği olan ve hem ‘talik’ hem de ‘şikeste’ stillerinde hazırlanmış olan levhanın üst kısmında Rumca ‘K’afto ta perasi’ sözü, altındaki iki satırda da ‘İn niz beguzered’ ve ‘Bu da geçer yá hu’ ifadeleri birbirlerinin içine geçmiş vaziyette yeralıyor.

Böyle bir hat çekmesini üstad Ali Bey’den ben rica ettim, ricamı kırmadı ve yazıyı bana verirken ‘Şimdilerde ‘tasarım’ sözü çok moda oldu. Ben de bu yazıda böyle bir tasarım yaptım. Yazıya áşina olanların levhaya bakarlarken bunun değişik bir stilde çekilmiş olduğunu nazarı dikkate almaları lázım’ dedi.

Çok önemli bir neyzen olmasının yanısıra son dönemin en seçkin ebrucularından sayılan Sadreddin Özçimi de, üstad Ali Bey’in yazısını yakında ebruya işleyecek.

Üstad Ali Bey’in bu en son eseri, artık hat kolleksiyonumun en nadir parçalarından birini teşkil ediyor. Ama konunun çok daha önemli olan tarafı, bir küsur seneden beri milletten millete, kültürden kültüre ve nesilden nesile devredip gelen ve üç ayrı dilde duayı andıran bir ifadenin bu kadar zaman sonra inancın devamlılığını gösterir şekilde ilk defa biraraya gelmesi.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!