Georg Jensen imzalı balık tabağı için önce 100 bin Euro ödüyor üstüne bir de beÅŸ ay bekliyorsunuz

Güncelleme Tarihi:

Georg Jensen imzalı balık tabağı için önce 100 bin Euro ödüyor üstüne bir de beş ay bekliyorsunuz
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 01, 2004 00:00

Georg Jensen Danirmarka’nın ünlü gümüş tasarım markası. Åžirkete adını veren kurucusu, sanatçı Georg Jensen iÅŸe 1904’te gümüş takı tasarımıyla baÅŸlamış. Firma bugün sadece takı deÄŸil, çatal-bıçak, yemek takımları, ÅŸamdanlar ve termoslar da üretiyor. 14 ülkede 100’den fazla maÄŸazası bulunan Georg Jensen markası 19 Nisan’da 100’üncü yaşını Kopenhag’da kutladı.Danimarka’nın gurur kaynağı olan firmanın doÄŸum günü ülke için de önemli bir gündü. Ãœlkenin en büyük müzelerinden olan Danimarka Ulusal Sanat Galerisi’ndeki kutlamaya, sadece seçme etkinliklere katılan Danimarka Veliaht Prensi Frederik de geldi. Georg Jensen’in 100’üncü yılı için müzede düzenlenen serginin küratörlüğünü ‘Pelle Erobreren’ filmiyle en iyi yabancı film Oscar’ı sahibi olan yönetmen Bille August yapmış. Seramik, gümüş ve çelikten 300 parça arasında en çok yüzüncü yıl için hazırlanan koleksiyonlar dikkat çekiyordu.GÃœMÜŞ ÅžAMDANLAR VE TEPSÄ°LERLE MÃœZÄ°KGeorg Jensen tasarımı çatal bıçaklarla yenilen yemeÄŸin ardından The Peter Schaufuss Ballet topluluÄŸu gece için özel olarak hazırladıkları bale performansını sundu. Gecenin en güzel sürprizi dünya müzik listelerinde boy gösteren vurmalı çalgılar ikilisi Safri Duo’nun konseriydi. Gümüş plakaları, firmanın tasarımı olan gümüş ÅŸamdanları ve tepsileri davullarıyla birlikte kullanarak yaptıkları muhteÅŸem müzik, smokinli, bol dekolteli gruba balenin ardından hayli hareketli vakit geçirtti. Havai fiÅŸek gösterisi de yaÄŸmura raÄŸmen kusursuzdu. Kutlamalara hakim olan yüksek sınıf atmosferi firmanın ürünlerinde de kendini gösteriyor. Yıllık cirosu 100 milyon Euro’ya ulaÅŸan firmanın gümüş bir yüzüğünü 171 Euro’ya alabiliyorsunuz ama beÅŸ ayda elde üretilen kapaklı balık tabağını almak isteyenler 100 bin Euro’yu bastırıp üstüne bir de aylarca sıra bekliyorlar.Nana DitzelFirmanın 50 yıllık tasarımcısıDanimarka’nın önde gelen tasarımcılarından olan Nana Ditzel Georg Jensen ile çalışmaya 50 yıl önce baÅŸlamış. Bugün 81 yaşındaki Ditzel günü yakalamada geri kalmıyor. Deniz kenarındaki evinde sörf yapanları seyrederken dalgalardan esinlenmiÅŸ ve sörf serisini ortaya çıkarmış. Jacqueline RabunTasarımlarındaki maÄŸarada dinleniyor Firmanın 100’üncü yılı için yaptığı ‘100’ koleksiyonu ‘Uno (Bir) ve Zero (Sıfır) ismini verdiÄŸi parçalardan oluÅŸuyor. Offspring (Çoluk Çocuk) koleksiyonu yumurta ÅŸeklinde içiçe geçmiÅŸ parçalarla anne ve çocuÄŸu sembolize ediyor. Rabun’un Cave (MaÄŸara) isimli serisinin parçalarının her biri bir günü temsil ediyor. ‘Bu benim maÄŸaram’ diyor Rabun, ‘Dinlenmek için kendime bulduÄŸum yer.’ Lina FalkesgaardBir koleksiyon bir sene sürüyor 42 yaşındaki tasarımcının Pebbles (Çakıl TaÅŸları) serisi hem gümüş hem de altından çalışılmış zarif bir koleksiyon. Falsesgaard ‘Bu ülkenin her yerinde deniz var ve ben çakıl taÅŸlarından etkilendim. Bir koleksiyonu bitirmek bir yıl kadar vaktimi alıyor’ diyor.Vivianna Torun Bülow-Hübe1967’de ürettiÄŸi saat hálá çok satıyorKısaca Torun olarak tanınan Ä°sveçli sanatçı, sadece Georg Jensen’in deÄŸil dünyanın da önemli takı tasarımcılarından. Brigitte Bardot ve Ingrid Bergman da onun tasarımı takıları kullanmış. Torun tasarımlarında yaÅŸamın asla bitmediÄŸini anlatıyor. 77 yaşındaki tasarımcı rahatsız olduÄŸu için röportaj yapamıyor ama son serisinin adı da tam bu devamlılığı simgeliyor: Continuity (Süreklilik). Torun’un en önemli tasarımlarından biri 67’de yaptığı ve bugün Vivianna saati olarak anılan, aynalı halhal saat. Adının aksine çok sade olan bu saati Torun, o sıralar kullandığı saatine her baktığında gördüğü Tissot yazısından sıkılarak tasarlamış. Hem de saate bu kadar çok bakıyorsak onda kendimizi de görmeliyiz diye düşünmüş. BileÄŸi tamamen saran bir kordon yerine de kendi yarım halkasını üretmiÅŸ. Bugün bir çok versiyonu bulunan ve çelik olanı Türkiye’de 1516 Euro’ya satılan bu saat hálá en çok satılanlar arasında. Maria BerntsenTasarım yapmak onun için oyun oynamakAslında mimarlık okumuÅŸ Maria Bernsten. ‘Tasarlayacağım ÅŸeyleri elimle tutabilmek, ya da elle ÅŸekillendirebilmek daha çok hoÅŸuma gidiyordu. Bu yüzden artık çok çizim yapmıyorum. Ä°nsanların da yaptığım ÅŸeyi tutmalarını, hissetmelerini, onunla bir diyaloÄŸa girebilmelerini istiyorum. Çok küçük olursa onunla iletiÅŸim kurmanız daha zor. Tasarım yapmak benim için oyun oynamak gibi. Elime çamur alarak ÅŸekiller yapıyorum’ diyor. BeÅŸ yıldır üst üste takılabilen Mirror (Ayna) isimli yüzüklerin tasarımcısı olan Bernsten de bunları takıyor. El işçiliÄŸinden hiç vaz geçmedilerÅžirket CEO’su Hans-Kristian Hoejsgaard ‘Biz lüksü ve kaliteli ürünleri seviyoruz. Stilimiz ve tasarımlarımız ÅŸirketimizin rekabet gücünü artırıyor. Tüm ürünlerimizde zarafet ve sadelik vardır. Åžimdi yüzyılı doldurduk, önümüzdeki 100 yıla yeni bir enerjiyle girmeye hazırız’ diyor.Georg Jensen MaÄŸazaları’nın yüzde 40’ı Asya’da, yüzde 40’ı Avrupa’da, yüzde 20’si ise Kuzey Amerika’da. Firmanın lokomotifi olan gümüş atölyesinde bugün 100 kiÅŸi çalışıyor ve ürünlerin yüzde 60’ı elde yapılıyor. Firma, detaylardaki kaliteyi makinelerle yakalayamadıkları için bu yöntemi kullanmaya devam ediyor. Ãœrünlerin üzerine vurulan marka, kolyelerin ve küpelerin kilit sistemleri için el uzmanlığına gerek duyuluyor. Atölyede çalışanların sayısı ustalarla gençlerin dengeli dağıldığını gösteriyor. Genç çalışanlar gümüş ustası olmak için dört yıllarını veriyorlar, sonunda bir sınavı geçmek zorundalar. Georg Jensen’in çelik ürünleri ise fabrikada üretiliyor.Firma, 100’üncü yılı için üç katlı merkez maÄŸazalarında bir 100’üncü yıl koleksiyonu sergisi de açmış. Yeni baÅŸtan dekore edilen maÄŸazada bir antika dükkanı ve Georg Jensen’in ilk ürünlerini barındıran küçük bir müze bölümü de var. Georg Jensen sade ama şık bir çizgiye sahip. Firmanın 25 tasarımcısı da bunu gayet iyi biliyor ve yaratıcılıklarını firmanın çizgisine uygun ÅŸekilde sunuyorlar.Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!