Fransız yönetmen ve İngiliz grubun 15 yıllık evliliğinin meyvesi

Güncelleme Tarihi:

Fransız yönetmen ve İngiliz grubun 15 yıllık evliliğinin meyvesi
Oluşturulma Tarihi: Nisan 09, 2011 00:00

İKSV’nin bu yıl 30 yaşına İstanbul Film Festivali’nin bir sürprizi var. 15 yıldır Claire Denis’in film müziklerini yapan Tindersticks grubu, şarkıları canlı çalacağı bu projenin prömiyerini İstanbul’da yapacak. Tindersticks’in solisti Stuart Staples’la projeyi konuştuk

Kimilerince Tindersticks, müzik dünyasının son 15 yıldaki en iyi şeyi. Haklarında kötü fikir beyan eden dinleyici az bulunur. Claire Denis’iyse festivalin takipçileri tanıyacaktır. Geçmişte festival konuğu olarak İstanbul’a gelen Fransız yönetmen bu yıl da Altın Lale’nin uluslararası yarışma jürisinde. Claire Denis ve Tindersticks 15 yıldır çalışıyor. Denis’in 1996 yapımı filmi Nenette ile Boni filmine Tindersticks’in yaptığı müzikler bu evliliği başlattı. Daha sonra grup, Denis’in Trouble Everyday, Vendredi Soir, 35 Rhums, l’Intrus ve Whitematerial isimli dört filmine daha müzik yaptı. Şimdi sıra Tindersticks’in bu filmlerden görüntüler eşliğinde vereceği canlı performansa geldi.
Grubun kurucusu Stuart Staples gayet tedirgin olduklarını söylüyor: “Şu sıralar tek odaklandığımız şey bu proje. Bütün albümlerden çok daha zorlu bir süreçti. En çok da müziklerimizi görüntülerle birlikte sahneye taşımakta zorlandık. Çok uzun bir dönemdir çalışıyoruz. Biraz dayak yemiş gibi olsak da provalarımızı yaptık, her şeyimiz tamam.”

MÜZİK KONUŞMAK FELAKET REÇETESİ

Tindersticks’in kendine has bir sound’u var. Türlerine soft rock denebilir fakat şairane kurgulanmış sözleri, soul ve cazla yoğurdukları sound’ları onları bambaşka bir noktaya oturtuyor. Sekizinci albümlerini geçen yıl çıkartan grup film müzik yapma süreçlerini şöyle anlatıyor: “Bu durum bir deneysellik doğuruyor. Biz hiç oturup müziğimizi konuşmayız. Ama filmin yönetmeni başkası olunca konuşmak zorundasın. Film ve müziğimiz birleşince doğuracağı enerjiyi kestirmek biraz zor. Önemli olan senaryoyu okuduğumda hissettiklerim ve bunların bir bestede vücut bulması.”
Staples, Claire Denis’le çalışmayı anlatırken de: “25 yıldır tanıdığım gitaristimiz Neil’i bile anlatmak zor gelirken Claire Denis’in mümkünatı yok. Aramızdaki en büyük sorun müziği konuşmak. Yanlış tek kelime tüm büyüyü bozabilir. Besteyi konuşmak zorunda olmak felaketin reçetesi gibi. Her şeyin temelinde yatansa anlayış ve fikirlerin birleştiğinde yarattığı kimya. İpleri elinize verdiğinde sonucu çoktan biliyordur Denis; çünkü hislerini filmine çok iyi aktarır. Ben de böyle çalışmayı ondan öğrendim” diyor.

KENDİ HİSLERİMİZDEN İLHAM ALIRIZ

Claire Denis sekiz uzun metrajlı film, iki belgesel ve birçok kısa film yaptı. ‘Auteur’ yani filme kendi kişiliğini katan, her noktasıyla birebir ilgilenen bir sanatçı. Yöneten-yönetilen ve köle-sahip gibi ikililiklerden besleniyor.
Staples bu öğelerden pek etkilenmediklerini söyleyerek; “Hiç bu tarz başlıklara kafa yormadım. Denis, senaryosunu ve çeşitli fotoğrafları yollar. Senaryoyu okurken bu görseller ilham almamıza yardımcı olur. İçimizden neler çıktıysa, nelerden etkilendiysek grupça ortaya dökeriz. Daha çok filmin bana ne hissettirdiklerine önem veriyorum. Zaten Denis de bize hiçbir zaman ‘Filmin şu bölümü için şöyle bir şarkı istiyorum’ demez. Bizi kendi halimize bırakır. Sonuçta onun fikirlerini bestelemiş oluruz” diyor. Denis’le çalışmanın en zor ve en güzel kısmının onları böyle özgür bırakması olduğunu da vurguluyor.

HEYECANLI DEĞİLİM KORKUYORUM

İlk kez yapılan bir şey. Müziğini yaptığımız filmler, o şarkıları çalarken sahneye yansıtılacak. Bazen sahnede kaybolmamız yerine göre de ön plana çıkmamız gerekecek. Çok deneysel bir iş sonuçta. Başarılı da olabilir kötü de bitebilir. Sesim heyecanlı gelebilir ama aslında korkuyorum. Çünkü daha önce kimseye bu şarkıları canlı çalmadık. Ama müziklerin görüntülerle üst üste oturduğu anlarda kalp atışlarınızı hissedebileceksiniz.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!