Engel tanımayan arkadaşlar

Güncelleme Tarihi:

Engel tanımayan arkadaşlar
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 16, 2011 00:00

Best Buddies-En İyi Arkadaşlar, tüm dünyada zihinsel ve gelişim engellilerle, engelsizlere arkadaşlık sağlayan bir proje. 49 ülkede 22 yıldır aralıksız süren projeye Mart ayında Türkiye de 50’inci ülke olarak katıldı. Best Buddies Türkiye’den iki çift arkadaş bizim için bir araya geldi ve engelsiz arkadaşlıklarını anlattı

Best Buddies projesi 1989’da, Amerikalı meşhur Kennedy ailesinden mental rahatsızlığı olan biri için, Anthony Kennedy Schriver (46) tarafından kuruldu. Amaç, zihinsel ve gelişim engelli kişilerle, engelsiz insanların bir araya gelip arkadaşlık etmeleri ve engellileri ailelerinin ve yakın çevresinin dışında; hiç tanımadıkları yepyeni kişilerle tanıştırmaktı. Yıllar içinde, proje tüm dünyadan öylesine destek aldı ki, bugüne kadar tam 700 bin kişi Best Buddies projesinde yer aldı. Türkiye ise, engelliler ve sosyal dezavantajlı gruplar yararına yaptıkları projeleriyle bilinen Alternatif Yaşam Derneği (AYDER)aracılığıyla, Mart’ta projeye dahil oldu.
Best Buddies gönüllüsü olmanın en önemli şartı, eşleştirildiğiniz arkadaşınızla, bir yıl boyunca haftada en az iki kez SMS, mail ya da telefonla görüşmek, ayda iki kezse yüzyüze bir aktivite yapmak. Kimin kiminle eşleştirileceği, ince elenip sık dokunan bir süreçten sonra belli oluyor. En uygun olduğu düşünülen çiftler, birbirleri hakkında hiçbir bilgi verilmeden eşleştiriliyor. Önceden bilgi verilmemesinin sebebi önyargıları engellemek.
Projenin Türkiye Koordinatörü Sercan Duygan, Best Buddies Türkiye’yle ilgili şu bilgileri veriyor: “Pilot proje olarak eşleştirmelere başladık. Öncelikle iki kurumsal firmaya başvurduk ve katılmak isteyen gönüllülere çağrıda bulunduk. Eylül’den sonra da, Kabataş Erkek Lisesi ve Eyüboğlu Koleji’nin öğrencilerine çağrıda bulunacağız. Katılmak isteyenlere yaş sınırı yok. Sadece 18 yaşından küçüklerin, ailelerinden izin alıyoruz. Şu ana kadar 25’i kadın, 10’u erkek, toplam 35 gönüllümüz oldu. Best Buddies International projesinin, tüm dünyadaki destekçisi Audi. Ama ülkeler kendi destekçilerini kendileri buluyor. Türkiye ayağına sponsor bulamadığımız için, ne yazık ki sadece İstanbul’da gerçekleştirebiliyoruz. Ama zamanla diğer illerde de mutlaka yapacağız.”

EŞİT BİR İLİŞKİ

Sercan Duygan’a, ailelerin zihinsel ve gelişim engelli birini, tanımadıkları birine teslim ederken nasıl güvendiklerini soruyorum: “Zaten merkezi Kanada’daki kuruluş, en büyük sorunun bu önyargı olacağını ama iki ay sonra bunun ortadan kalkacağını bize söylemişti. Nitekim öyle oldu. Aileler iki ay sonra, o kişileri tanıyınca ve bunu sadece gönüllü olarak ve çok isteyerek yaptıklarını görünce çok mutlu oldu. Tabii işaret ettiğimiz çok önemli bir nokta var. Zihinsel ya da gelişim engelli diye, karşısındaki kişi ona üzüldüğü ya da sanki acizmiş duygusuyla arkadaşlık yapamaz. Bu ilişkide her iki taraf da eşit. Karşılıklı olarak anlaşamazlarsa eşleştirmenin çözülmesi diye bir şey var o zaman arkadaşlıklarını bitiriyoruz. Bir yılın sonunda, her şey güzel gidiyorsa, arkadaşlık yapıp yapmaya artık onlar karar veriyor. Biz devreden çıkıyoruz. Ama aynı engelli, o kişiyle arkadaşlığına devam etse bile, biz başka bir gönüllü daha buluyoruz. Çünkü, ne kadar çok değişik insan tanırlarsa onlar için o kadar iyi olacağına inanıyoruz.” www.bestbuddiesturkey.org

ALPER: PELİN’E GÜVENDİM HEM DE BARBIE GİBİ
PELİN: İLK KARŞILAŞMAMIZDA BANA SARILDI


Alper Ergün’ün (20) sağ tarafı felçli ve hafif derece zihinsel engeli var. Konuşma güçlüğü çektiği için zorlukla kurduğu cümlelerden sonra attığı kahkahaları duyunca, uzun zamandır böyle içten kahkaha duymadığımı hissediyorum. İnce ince, çok tatlı espriler yapıyor. Biz konuşurken, proje koordinatörü Sercan Duygan’a dönüp, “Erkek arkadaş istemiştim ama bulmadın, aşkolsun” diyerek fırça atmakla sitem etmek arası bir şeyler söylüyor. Ama Pelin’i çok seviyor. “Başlarda kız olduğu için, nasıl arkadaşlık yaparım diye korkmuştum. Ama sonra alıştım ve ona güvendim. O çok tatlı. Barbie bebek gibi” diyerek Pelin’in elini tutuyor.
Pelin Çakmaklı’ysa (35) bir mimar. Alper’le arkadaşlığını şöyle anlatıyor: “Bizim çok fanus hayatlarımız var. Yapabiliyorsam, birinin hayatında bir fark yaratmak istedim. Fiziki bir engelimiz yok, asıl engelimiz ruhlarımız ve kalbimizde. İlk karşılaşmamızda bana sarıldı ve ‘Seni sevdim’ dedi. Başta endişelerim vardı. Toplum içine çıktığında çok mutsuz olursa, ne yaparım diye düşündüm. Ama korkularım çok yersizmiş. Karşılıklı bir sorun çıkmadıkça ve mutsuzluk yaşanmadıkça, görüşeceğiz.”

CANSEL: AŞK HAYATIMI ANLATACAK BİRİNİ BULDUM
HALE: ONUNLA RİYASIZ, TERTEMİZ BİR DÜNYADAYIM


Cansel Yılmaz’ın (20) gelişim geriliği sorunu var ama gözleri ışıl ışıl ve ağzının kenarında hep muzip bir ifadeyle bakıyor. “Aşk hayatımı konuşacak yeni biri bulduğum için çok mutluyum” diyor. Arkadaşı Hale’yle bowling oynayıp, alışveriş yapmışlar şimdiye kadar. Hale’ye ilk hediyesi uğur böcekli bir anahtarlık. Yapmayı en çok istedikleri şey, Hale’nin evine gitmek. Endüstri mühendisi Hale Dalgalı (31) da; “Onunla arkadaşlığım sayesinde hayatı daha farklı algılıyorum. Bana tertemiz bir dünyanın kapılarını açtı. İçinde sahtelik ve riya olmayan bir dünya.... Herkes bizim onlara yardım ettiğimizi sanıyor ama asıl onlar bize çok şey öğretiyor” diyerek bu arkadaşlıktan ne kadar heyecan duyduğunu anlatıyor.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!