Emina Beluga havyarı gibi

Güncelleme Tarihi:

Emina Beluga havyarı gibi
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 22, 2009 00:00

Mustafa Sandal müzik sektöründeki uzun süreli suskunluğunu “Karizma” albümüyle bozdu. Biz de bu kıpırtıyı fırsat bilip kapısını çalıverdik. Muhabbet çocukluğundan başlayıp ailesine, müzikten sinemaya uzandı, daldan dala atladı. şimdi çılgın, çocuksu, eğlenceli, enerjik bir aile babası olan, ama geçmişinde bir “Issız Adam” dönemi yaşadığını itiraf eden Sandal, o dönemde birlikte olduğu kadınları “döner-pilav”a, eşi Emina’yı ise “Beluga havyarı”na benzetti.

Haberin Devamı

MUSTAFA SANDAL EŞİ EMINA VE YAMAN

*Bildiğimiz kadarıyla artık yazları Göcek’te kalıyorsunuz. Oradan sonra İstanbul hiç çekilmiyordur herhalde...
                   
- Çekilmiyor ama çekilmek zorunda.

*Üstelik eşiniz ve oğlunuzdan da uzaksınız...    

- Evet. Yamiko orada kaldı.

*Yaman’a “Yamiko” mu diyorsunuz?

- Evet, Yamiko diyoruz. şimdi orada ve her gün yüzüyor.
                                
*Henüz 11 aylık ve yüzmeyi biliyor mu?

- Yüzmeyi tam bilmiyor. Kollukları var. Fakat annesi onu 40 günlük olduktan sonra her akşam küvette yüzdürdü. Altı aylıkken de havuza başladı.

*Yakında iyi bir yüzücü olabilir bu durumda...

- Derdimiz “Aman Yamiko yüzücü olsun” falan değil. Doğayla, suyla haşır neşir olsun. ıleride doğa ona ilk adresi gibi gelsin.
     
* Siz de böyle doğayla iç içe mi büyütüldünüz?

- Yok, tam değil. Ben Arnavutköy’de sokak arasında büyüdüm.  

*Hangi sokaktı sizin ki?

- Girgin Sokak.

*Benim şu anda oturduğum ev, alt sokağınızda...

- Sizin orada eskiden yazlık sinema vardı. Bundan 31 yıl önce falandı... Durmaz Garajı’nın orasıydı sinemanın yeri. Bütün o yazlık sinemalar otopark oldu ve kaybımız da böyle başladı.

SİNEMADA YER GÖSTERİCİYDİM

? Çocukken bol bol sinemaya gider miydiniz?

- Sen ne diyorsun ya, gitmez miyim! Biz zaten para vermeden izlerdik, çünkü ben yer gösterirdim sinemada.

? Çocukken böyle işler de yaptınız yani...

- Tabii canım. Ben plajlarda kabin açıcı olarak çalıştım, gazete ve ciklet sattım. Bakkaldan salça alıp satmışlığım bile var.

? Aslında ailenizin durumu iyiydi, özel okullara gidiyordunuz. Neden böyle işler yapmak istediniz?

- Bilmem, bir şeyler satıp para kazanmak istiyordum. Bu durum ailemin de hoşuna gidiyordu.

? Hep ticaret mi yapıyordunuz, hiç oyun oynamaz mıydınız?

- Oynamaz olur muyduk. Hatta biz Teksas Tommiks oynardık. Ben genelde Zagor olurdum. Akıntı burnunda denize atlardık.

? Akıntı burnundan denize atlayıp karşıdan çıktıklarını söyleyenler var. Siz de öyle yapar mıydınız?

- Yok, ama sandalla akıntı burnundan karşıya geçmişliğimiz çok vardı. Hisarın oraya kadar kürek çeker, sonra sandalı akıntıya bırakır ve kendimizi karşıda, Beylerbeyi’nde bulurduk.

? Tekrar günümüze dönersek; “Karizma” adında yeni bir albüm yaptınız. Bu albümde dünyaca ünlü bir aranjör olan Bojan Dugic’le çalıştınız. Tam olarak onunla çalışmanız nasıl oldu?

- Bojan Dugic, Sırbistanlı bir aranjör. Ben bundan 1,5 ay önce Emina’nın albüm promosyonu için Belgrad’daydım. Bojan da babasını ziyaret etmek için gelmiş. Orada bir yemekte tesadüfen karşılaştık. Ben adamı önceden beri takip ediyordum, onunla çalışmak istiyordum ama adamla çalışabilmek için bir yıl öncesinden randevu ayarlamak lazım. Hiç boş vakti yok çünkü. Yine dayanamadım, yanına gidip “Bojan, ıstanbul’a gelip iki şarkı mikslesene bana” dedim. “Seve seve gelirim Musti. Zaten tatildeyim, iki gün de ıstanbul’da geçiririm, hem oraları da görürüm” dedi. Tabii iki günlüğüne geldiğini zannetti ama 15 gün kaldı. “Ateş Et ve Unut” ile “Karizma”yı o buradayken birlikte yaptık.

? Albümde Yaman’ın kahkahasını da kullanmışsınız.

- Evet, albüm onunla başlıyor.

? O ses kaydını nerede aldınız?

- Otomobilde giderken telefona kaydettim.

? Neye gülüyordu öyle?

- Annesi güldürüyordu. Böyle “Biphaaaaa” yapınca gülüyor. Ben de onun çok özel bir kahkahası olduğunu düşünüyorum. Albümün ilk mezürünün onun kahkahası olmasını istedim. Olur da “Bu şarkıları nasıl yazıyorsun” diye sorarlarsa diye, kaynağını albümün başına koyayım dedim.

? Büyüyünce müzisyen olmak isterse?

- O ne olmak isterse, o olacak. Yeter ki bir şey olmak istesin.

KONSERVATUARI İSTEDİM, İŞLETME OKUTTULAR

? Eğitim listenizde müzik hariç neredeyse her şey var, değil mi?

- Evet, biriktirdiğim her şeyi de müzikte kullandım.

? Hiç konservatuar okumayı istemediniz mi peki?

- ıstedim ama göndermediler, işletme okuttular.

? Müzikte de para yok artık diyorlar, albümler satmıyormuş...

- Evet, para yok. Müzik işin vitrini artık. Reklam filmleri, konserler ve işin yan sanayisiyle hayatına devam edeceksin. Bu sisteme ayak uyduranlar kalacak, uydurmayanlar ya da sahnesi zayıf olanlar gidecek.

? Eşinizin de vokaller kısmında adı var...

- Geldi bir akşam, “şuna bir vokal yapayım” dedi ve oldu.

? Başka katkısı yok mu albüme?

- Çok katkısı var. Özellikle repertuvar seçimine çok yardım etti.

? Söz konusu işse, tartıştığınız oluyor mu?

- Bazen “şu ne biçim bir şarkı, koyma albüme” diyor, ben de “Sen iki ay sonra gör o şarkıyı, şu an anlamıyorsun” diyorum.

? İki ay sonra anlıyor mu peki?

- Daha iki ay olmadı...

? Yeni albümdeki bir şarkıdan söz ediyorsunuz belli ki... Hangisi peki?

- Yok, söylemeyeyim. Bestecisine ayıp olur.

? Evlilik, hayatınızda neleri değiştirdi?

- Formatımızı değiştirmedi. ımza attık diye format atmadık yani.

? Evlenmeden önce talep gören ünlü bir erkektiniz. Evlilikten sonra o hayatı geride bıraktınız sonuçta...

- Ben bir şeyi bıraktığımı düşünmüyorum. Sonuçta ben hep uzun ilişkiler yaşayan bir adamdım. Magazinde hiç “Oradan kaçtı, buradan çıktı” diye haberlerim olmamıştır.
? Hiç kaçamak yapmıyor muydunuz yani?

- Benim de “Issız Adam” günlerim oldu elbette... Belli bir dönem bu modu yaşadıktan sonra bıkıyorsun zaten. Anlamsız gelmeye başlıyor. Her gün başka biriyle gönül çal... Bu şeye benziyor, her gün döner-pilav yemeye!

? Emina Hanım’ı bir yemeğe benzetseniz ne olurdu?

- Beluga havyarı...

? Neden?

- Ben onu yerken böyle yüzüm gülüyor. Kokusu...

? Bu tanıma bakılacak olursa, hâlâ aşıksınız sanırım.

- Aşığım tabii. Aşk “Seni seviyorum”, “Ben de seni” demekten ibaret değil. ılişkiye harcadığımız eforla devam eden bir duygu.

? Ne gibi bir efor harcıyorsunuz?

- Çocuk büyütüyoruz mesela.

? Yaman’dan önce ne yapıyorsunuz?

- Geziyorduk, hayatı paylaşıyorduk.

? Müzik dışında birlikte yapmaktan keyif aldığınız neler var?

- Birlikte bilgisayar oyunları oynuyoruz, film seyrediyoruz, yüzüyoruz...

? Hiç oturup birlikte ağladınız mı?

- Elbette... Hatta daha geçen gün oturup ağladık.

? Neden?

- Oğlumuzla alakalı... Onun bir gelişimini gördüğümüz anda ağlamaya başlıyoruz. Sessiz paylaşımlar bunlar, nasıl anlatayım...

? Birlikte yaptığınız en çılgınca şey neydi?

- Hezarfen’den uçağa bindik. Ben kullanıyordum, Emina yanıma oturdu. Buradan kalkıp Dalaman’a gittik ve geri döndük. Uçma fobisi olan biri için zordu.

Haberin Devamı

SEVİŞMEMİZİN BİLE ZAMANI VARDI

Haberin Devamı

? Evlenmeden önce nasıl bir Mustafa Sandal vardı?

- Ben şeyle de ilişki yaşadım; eeee, kurumsal bir kadınla!

? Kurumsal kadın, “Güncel Zalim” gibi bir tanım mı?

- Gibi... Sabah 07.30’da kalkan, 07.34’te dişlerini fırçalayan, 07.46’da mısırgevreğini yiyen, 07.54’de evden çıkan, tatilini dört ay öncesinden ayarlayan bir kadındı...

? Sevişmenizin de mi saati vardı?

- (Gülüyor) Evet, onun da saati vardı. Başka zaman olmuyordu. Sonunda ben “Galiba aynı telden çalmıyoruz” deyip yolları ayırdım. şu anda evli ve çocuğu var. Dünya iyisi biri. Ona kendi modunda biri lazımdı, onu buldu ve artık çok mutlu.

? Siz hayatı spontane yaşayanlardan mısınız?

- Hadi şu anda jet-ski yapalım!

? Sever misiniz jet-ski yapmayı?

- Sen beni bir off-shore yaparken gör de... Hatta bir gün birlikte yapalım.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!