Dünya hapşırınca artık nezle olmuyorsunuz

Güncelleme Tarihi:

Dünya hapşırınca artık nezle olmuyorsunuz
Oluşturulma Tarihi: Haziran 14, 2004 00:00

GEÇEN perşembe günü öğlen saatleri... Devlet Bakanı Ali Babacan’ın Hazine Müsteşarlığı’ndaki ofisindeyiz. Uluslararası Para Fonu (IMF) ekiplerinin biri gidip, diğeri geliyor. Babacan’ın neredeyse soluk almaya zamanı olmuyor.Önce IMF İcra Direktörü Willy Kiekens’le görüşüyor. Ardından IMF Türkiye Masası Şefi Rıza Moghadam başkanlığındaki heyetle toplantı yapılıyor. Akşama doğru da IMF Avrupa Bölüm Başkanı Michael Deppler, Ali Babacan’la görüşüyor.Arada Babacan’a soruyoruz: ‘Görüşmeler nasıl? Bir sıkıntı var mı?’Babacan yorgun, yanıtlıyor: ‘Hazırlıklıydık. Herhangi bir sorun görünmüyor.’Yoğun görüşmeleri hatırlatıp, ‘IMF’yle 2005’ten itibaren hangi yolda yürüneceğini erken açıklamanız söz konusu mu? Piyasa bunu bekliyor’ diyoruz.Babacan, pek renk vermiyor: ‘Her detayı konuşuyoruz. Bu da zaman alıyor. IMF’yle nasıl bir anlaşma olacağı konusu temmuzdan önce netleşmez sanıyorum.’Babacan’ın yanından çıkıp, IMF’nin ofisine gidiyoruz. Türkiye’ye dönük 4’üncü madde konsültasyonunu tamamlayan Michael Deppler izlenimini aktarıyor. Deppler’ın ağzından bal akıyor. Türkiye için güzel sözleri sıralıyor:Herşey fazlasıyla iyi gidiyor.Piyasalar müthiş toparlandı.Kuvvetle inanıyoruz ki, hükümet programa uydu, başarılı sonuç aldı.IMF Türkiye’ye sadece para vermedi, duygusal yatırım da yaptı.Türkiye temiz bir sayfa açıyor.Bundan sonra da IMF, Türkiye’nin hep yanında olacak.Avrupa Birliği’ni (AB) kafanızda büyütmeyin, kendiniz için en iyiyi yapın.Deppler, yeri geldikçe Türkiye’ye ‘mali disiplin, uygulanan ekonomik politikaya kararlı bağlılık, yapısal reform’ uyarılarını yapıyor.Arada Deppler’in şu sözleri dikkati çekiyor: ‘Eskiden dünya hapşırınca Türkiye ciddi şekilde nezle olurdu. Şimdi dünya hapşırınca siz de sadece hapşırıyorsunuz o kadar...’Biz, ‘Piyasa IMF’yle hangi tür bir ilişki içinde yürüyeceğimizi merak ediyor’ diye sordukça, Deppler rahatlatıyor: ‘Hiç acele etmeyin. Zamanınız var. Sizin için en uygun yol hangisiyle belirleyin, biz sizi destekleriz.’Deppler, bu kadar olumlu hava yayarken, işsizlik için kısa vadede aynı şeyleri söyleyemiyor: ‘İşsizliğe çözüm yeni yatırımlar ve istikrarlı büyümeyle gelir. Türkiye’de bu yönde gelişmeler var, ancak yeterli değil. Sabredin, iyi programları sıkı uygulayın, burada da düzelme görün.’Deppler’in olumlu mesajları şimdilik moralden öte gidemiyor. Çünkü, hálá işsizlik kırıp geçiyor. Çalışanlar aldıkları maaşla geçim sıkıntısını aşamıyor, yüzde 3-5’lik ikinci yarı zammını duydukça burnundan soluyor.Şu olumlu hava işsize iş, çalışana daha iyi alım gücüne ne zaman dönüşecek?1.4 trilyon Euro’yla geniş AB istiyorlarEUROPEAN Roundtable of Industrialists-ERT (Avrupa Sanayiciler Yuvarlak Masası) Avrupa’nın önde gelen 45 sanayi şirketinin başkanlarını etrafında topluyor. Aralarında Türkiye’den Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı da yer alıyor. ERT’yi oluşturan şirketlerin ciro toplamı 1.4 trilyon Euro’yu, çalışan sayısı da 4 milyon kişiyi buluyor.Israrlı girişimiyle ERT’ye ‘Türkiye’ye Avrupa Birliği yolunda destek’ mektubu yayınlatan Eczacıbaşı, ERT’nin ‘Daha Büyük Tek Pazar’ raporunu gönderdi.Raporda, AB’de ‘Tek Pazar’ın devreye girmesinden sonraki 10 yılda 2.5 milyon yeni iş, 877 milyar Euro ek gelir yaratıldığı vurgulanıyor. ERT, yeni üye ülkelerde 10 milyar Euro katma değer, 300 bin yeni iş yaratılacağını hesaplıyor. ERT bir yandan ‘Tek Pazar’ın daha da büyümesini, diğer taraftan da ‘Komşu Ülkeler Politikası’nın geliştirilmesini istiyor.ERT, AB’nin ‘Komşu Ülkeler Politikası’nın ‘Bütünleşmiş Ekonomik Bölge’yi (BEB) hedef almasını öneriyor, ‘İddialı bir proje olarak tanımlayın’ diyor. ERT, BEB’i ‘Herkesin kazançlı çıkacağı bir girişim’ olarak görüyor.Kısacası AB’nin Türkiye’yi alıp genişlemesi ERT’nin de işine geliyor.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!