Çeçenistan: Alt tarafı 6-7 ceset...

Güncelleme Tarihi:

Çeçenistan: Alt tarafı 6-7 ceset...
Oluşturulma Tarihi: Kasım 11, 2003 17:53

Türk basını Çeçenistandan bahsetmeyi sevmez. Bir defa vicdan azabı duyar. Sonra, soruna “iki ucu boklu değnek” diye bakar. Çeçenler’in aleyhine düşünsen de yazamazsın, çünkü Türkiye’deki Çeçen kökenliler çok faal ve gürültücü. Çeçenler’in lehine de yazamazsın, “Canım Rusya’da Türk şirketlerinin şu kadar yatırımı var... Sonra, Rusya’nın mücadele ettiği, Vahabi teröristler. Eh, biz de zamanında ayrılıkçı terörden az çekmedik...”

Haberin Devamı

Türkiye’nin âlî menfaat, cebinde beş kuruşu olmayan, aç bilaç bir avuç Çeçen için, dev ekonomisiyle Türk şirketlerine büyük bir pazar olan, Bakü-Ceyhan petrolü gibi konularda karşımıza değil, yanımıza almamızda fayda görülen Rusya ile arayı bozmamak... olabilir.

Ama gazeteci politikacı değildir. Gazetecinin aslî görevi “Türk Devleti’nin, Türk ekonomisinin ve Türk şirketlerinin orta ve uzun vadeli menfaatlerini korumak ve kollamak” değildir.

Bir gazeteci, real politik lafının arkasına sığınarak, göz göre göre bir milletin katledilmesine, sivillerin öldürülmesine, işkence görmesine, kadınlara, çocuklara tecavüz edilmesine seyirci kalamaz.

Çeçenler’in Müslüman olması veya olmaması bir şey değiştirmez.

Zaten baksanıza, Fransa’da, Çeçenler’in insan haklarının en büyük savaşçısı bir Müslüman değil, (ABD’nin Irak’ı işgalini savunan) Yahudi kökenli filozof André Glucksmann.

Haberin Devamı

70 milyon Türkiye, tek bir Glucksmann kadar ses çıkaramıyor...

Evet, ayrılıkçı terörden biz çok çektik. Teröre insan olarak karşıyız.

Ama size soruyorum:

“Çeçen terörü” diye duyurulan cinayetlerin, bombaların ardında Çeçenler’in olduğundan emin misiniz? Putin’in gizli servisi olamaz mı mesela?

Çeçenler terör saldırıları yapıyorlarsa gerçekten, acaba köşeye sıkışmış, can havliyle saldırmaktan başka çareleri kalmamış, yapılan haksızlık, dünyanın körlüğü karşısında çalgına dönmüş olamazlar mı? Yani Grozni’de demokratik haklarını kullanarak Rus mezalimine karşı gösteri ve yürüyüş yapabiliyorlardı, seminerler düzenleyebiliyorlardı da, yapmadılar mı?

*

Amerikalı Stanley Greene’in kasım sonunda çıkacak kitabının adı “Kanayan yara : Çeçenistan (1994-2003)”

Siyah beyaz ve renkli fotoğraflar, anılar, Çeçenistan’dan insan – küçük insan – portreleri, acılar, notlar, resmî belgeler... Bir tane daha “fotoğraf kitabı” değil, sanki insanlığın vicdan mahkemesine sunulan bir “suç dosyası” !

Son on senede, gizlice ve defalarca (Moskova’nın yoğun bir black-out uyguladığı) Çeçenistan’a giren, haftalarca kalan, insanlarla yaşayan Greene’in kitabından (kitap dergileri böyle diyor) “Bir canavar çıkıyor karşımıza.” Küçük insanların trajedileri, insana, yaraya basılan bir tuz gibi acı veriyor.

Haberin Devamı

Bombaların parça parça ettiği bedenini, kirli bir çarşafın altında saklamaya çalışan Zina Asamirova mesela... Greene’e çay getiren, korkularını, umutlarını anlatan ve evinin mutfağında, bir şarapnel parçasıyla ölen 18 yaşındaki Çeçen kızı (yukarıdaki resim)... Bir kolunu, bir bacağını kaybetmiş ama Ruslar’la savaşa devam eden Anya... Sonra duvardaki o iki kara leke: kocası Çeçen olduğu için duvarın önünde öldürülen, muhtemelen öldürülmeden önce ırzına geçilen Rus kadının kurumuş kanı... Rus askerlerinin defalarca tecavüz ettiği, zorla evlendirilen Asya, Çeçen direnişçilere hastabakıcılık yapan, sonra silaha sarılar küçük Asya...”

*

Çeçenistan’a girebilen nadir Rus gazetecilerden Anna Politkovskaya’nın “Çeçenistan: Rus Ayıbı” adlı kitabı da korkunç gerçeği gösteriyor kamuoyuna. Soykırının günlük trajedisini anlatıyor.

Haberin Devamı

İki genç Rus askeri bir fakirhanenin kapısını kırıp giriyor. “Bira getirin bize” diye emrediyorlar. İhtiyar Çeçenler’in evinde, tabii ki bira yoktur. Bıçakla 86 yaşındaki Abbas Dede'nin gırtlağını kesiyorlar. Bir köşede ağlamakta olan karısı, 62 yaşındaki Ayşe Süleymanov’a “Otur anacığım, biraz koruşalım seninle” diyor, er Oleg Kuzmin. Ve yaşlı kadının karnına bir şarjör mermi boşaltıyor. Merminin 5,45’lik oluşu, bu silahların uluslararası anlaşmalarla yasaklanmış olması, bir şey değiltirir mi?

Politkovskaya “Moskova dünyaya yalan söylüyor” diyor “burada yapılanın adı soykırımdır!”

11 Ocak 2002’de Şatoy’da, bir arabanın içinde yanmış altı ceset bulunuyor mesela. Moskova “özel operasyon birimlerinin etkisiz hale getirdiği tehlikeli teröristler” diyor. Politkovskaya araştırıyor. Rusya’yı özel bir operasyonla, arabasının içinde canlı canlı yakacak kadar korkutan bu “tehlikeli teröristlerden” biri, mesela, Zeynep Dvathanova adlı 40 yaşında bir kadındır. Yedi çocuk anasıdır ve Rus askerleri tarafından katledildiğinde sekiz aylık hamiledir.

Haberin Devamı

“Zeynep’ten geriye sadece parçalanmış bir ayak kalmıştı. Kocası ve çocukları cesedi kopmuş ayaktaki yırtık bottan teşhis ettiler...”

“Özel operasyonu” yürüten Albay Plotnikov’a da soruyor Anna Politkovskaya:

- Ne oldu, bu insanları niye öldürdünüz?

- Alt tarafı altı ceset için amma tantana yaptınız yahu! Daha üç gün önce böyle 92 tanesini geberttim, kimsenin gıkı bile çıkmadı...

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!