‘Bundan sonra ne evlenirim ne de çocuk yaparım’

Güncelleme Tarihi:

‘Bundan sonra ne evlenirim ne de çocuk yaparım’
Oluşturulma Tarihi: Mart 07, 2013 00:00

Onu yıllarca iddialı yürüyüşüyle podyumların tozunu attırırken izledik, sonra yine bir o kadar kararlı bir şekilde modelliği bırakıp başka alanlara yöneldi.

Haberin Devamı

Deniz Akkaya, zannedilenden çok farklı bir kadın. Hayatta attığı güçlü ve cesur adımlarla birçok kadına örnek olabilecek bir yapıda. Akkaya, kendisi hakkında
merak edilenleri, biricik kızı Ayşe’nin hayatına girmesiyle yaşadığı değişimi ve iç dünyasını HAFTA SONU’na anlattı.

DENİZ AKKAYA FOTOĞRAFLARI   
  
Ayşe’yi ilk kucağınıza aldığınız an neler hissettiniz?

Benim kızım doğduğu zaman ağlamadı. Çok ilginçti. Zaten omzunun teki doğumda çıkmıştı. Ben normal doğum yaptım. Melek gibi bir doktorum vardı. Normal doğumun kadının doğasında olan bir şey olduğunu, bunu özellikle Türkiye’den gelen kadınlara empoze eden bir doktordu. Dedi ki “Doğuma katılmalı kadın. Birlikte yapmalıyız. Doğumu sen yapacaksın ben burada duracağım.” Hatta kızımın başı ve omzu çıktığında “Bundan sonrasını sen çıkar” demişti doktorum. Koltuk altlarından tutup ben çektim ve bu gerçekten anlatılmaz bir duyguydu. İyi ki o doktorla, iyi ki normal doğum yapmışım. Kızım dünyaya ‘merhaba’ dediğinde hiç ağlamadı. Öylece bana bakıyordu. Gerçi tabii ki yeni doğan bebekler görüp de bakmıyorlar ama bu çok etkileyiciydi. Ben çok ağlamıştım ve çok güzel bir duyguydu. İyi ki normal doğum yapmışım. Yapabiliyorsanız normal doğum yapın!

Anne olmanın en zor yanı nedir?

Sabır göstermeyi öğreniyorsunuz. Ben çok sabırsızdım ama çocuk için bir sabır taşı olmak gerek. Her an her şey için sabır göstermeniz gerekiyor. Bir de benim kızımın o kadar tuhaf soruları var ki, şaşırıp kalıyorum. “Nereden öğreniyorsun çocuğum bunları?” diyorum. Tam kendi varlığını ispat etme yaşları.
Ayşe’nin doğumu ile ne gibi kararlar aldınız kendi hayatınıza yönelik?
O doğum anında değil de, bir süreçtir. O konuşmayı yapmaya gerek bile kalmaz. Kendi kendine olur ve gelişir.

Haberin Devamı

‘AŞKIN TANIMI  HER YAŞTA FARKLI...’
Ayşe nasıl bir çocuk? Birlikte bir gününüz nasıl geçiyor?

Ayşe çok şahsına münhasır bir çocuk. Çok özgür ve kendini net ifade ediyor. Zaten televizyon izlemiyor. Çok güleryüzlü ve arkadaşlarıyla vakit geçirmeye bayılıyor. Birlikte çok şey yapıyoruz. Okuldan dönünce, ofiste benimle vakit geçiriyor. Burada kara tahtası var, onun orada bir şeyler karalıyor. Emirgan Parkı’na yakınız, beraber oraya gidiyoruz. Alışveriş merkezine gitmeyi sevmiyorum. Çocuklarla iletişim halinde olsun istiyorum. Bazen ona ofiste getir-götür işleri bile yaptırıyoruz. Hayata bizimle beraber katılmayı seviyor.

İlişkiniz nasıl? Otoriter mi yoksa daha anlayışlı bir anne misiniz?

Anlayışlı ve kuralcı bir anneyim. Benim kızım “Teşekkür ederim” ve “Pardon” kelimelerini çok sık kullanıyor. Bununla gerçekten çok övünüyorum. İnsanı ayırt etmemesi çok önemli. Hiçbir zaman benden izin almadan bir şey yapmaz. Sorarak yapar. Çok çekiştiğimiz anlar olmuyor.

Ona vereceğiniz en büyük nasihat ne olur?

Ayşe’ye vereceğim en büyük nasihat insanları kategorize etmemeyi öğrenmeli. İnsanları şekilci bir üslupla ayırmaması gerektiğini öğretiyorum. İnsanları değer yargılarıyla değerlendirmeli.

Yalnız bir anne olarak çocuk büyütmenin zorlukları neler?

Karakter olarak zaten yalnızlıkla çok haşır neşir bir insan olduğum için çok yük yüklemiyor. Madden ve manen bana çok mesuliyeti var ama bundan çok memnunum. 35 yaşında bir Deniz olarak şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki, ben bundan sonra ne evlenirim ne de bir tane daha çocuk yaparım. Kızımı bir kararla dünyaya getirdim. Onunla ilgili yapmak istediğim hayallerim var. Yeni bir çocuğa sıfırdan emek vermek, ona verebileceğim değerden çalmak gibi geliyor. Bunun aksini yapan insanları kınamıyorum. Ama Deniz olarak söylüyorum, hiçbir sevgi Ayşe’ye verdiğim sevginin önüne geçmeyecek. Ne bir erkeğe ne de başka bir çocuğa!

Haberin Devamı

RÖPORTAJIN DEVAMI HAFTA SONU DERGİSİNDE

‘Bundan sonra ne evlenirim ne de çocuk yaparım’

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!