Bir çift fiyatına beş çift ayakkabı

Güncelleme Tarihi:

Bir çift fiyatına beş çift ayakkabı
Oluşturulma Tarihi: Kasım 19, 2004 00:00

Yağmur ve soğuklar gelince fark ettiniz değil mi, dolapta kışlık bot veya çizme kalmadığını.Şimdi çarşıya çıkmak, yeni bir çift çizme almak lazım ama para nerede? Telaşa mahal yok, zannediyorum İstanbul’un (maalesef sadece İstanbul’un) en ucuz ayakkabılarının satıldığı yeri buldum. Fakat iddialı konuşmaktan da korkarım, vardır belki benim bilmediğim bir yerlerde daha ucuzu. Bahsedeceğim yere gitmeniz için otomobilinizin olması şart. Etrafında bir taksi durağı yok, otobüs durağı gördüm ama otobüs geçtiğine şahit olmadım. İkitelli’deki Ayakkabıcılar Sanayi Sitesi’nden bahsediyorum. Biliyorum, bu ucuzcu adreslerin hepsi de şehir dışında oluyor. Hafta arası gitmekte fayda var, haftasonları çok kalabalık oluyormuş. Birkaç bloktan oluşan sitenin giriş katları perakende dükkanlarına ayrılmış. Kadın, erkek ve çocuk için binbir çeşit ayakkabı, çizme, bot, terlik bulmak mümkün. Fiyatlar son derece makul. Ben, tavsiye üzerine Vip Ayakkabı’ya girdim. İki katlı, kocaman bir mağaza. Labirent gibi, insan ‘acaba tamamını gezdim mi, unuttuğum, hiç girmediğim bir yer kaldı mı?’ hissine kapılıyor. Sadece kadın ayakkabıları satılıyor. Seri sonu ve üretim fazlası ürünler bulmak mümkün. Ben gittiğimde bu yazın modası babetleri 10 milyona satıyorlardı. Kışlık bot ve çizmeler ortalama 30-60 milyon arasında satılıyor. Galiba gördüğüm en pahalı çizme 90 milyon filandı. Ayakkabı, çanta ve terlik fiyatları 10-30 milyon civarında. Elbette dünyanın en orijinal modelleri değiller ama dikkatlice bakınırsanız işinize yarayacak bir şeyler mutlaka bulursunuz. Mesela ben 10 milyona fıstık yeşili kadifeden bir gece çantası aldım. Ayakkabıcılar Sanayi Sitesi, Bedrettin Dalan Bulvarı üzerinde bulunuyor. Başakşehir yolu üzerinde. Vip Ayakkabı’nın telefon numarası da (212) 549 65 84.Boşver demeyin otoparklara dava açınAlışveriş merkezlerinin otoparkında başına binbir türlü iş gelen ne çok insan varmış. Geçen haftaki yazımdan sonra pek çok mektup aldım. Bir kadın okuyucum otomobiline binmek üzereyken saldırıya uğradığını yazmış örneğin. Saldırganın elinden çığlık atarak kurtulmuş. Bir diğeri soyulduğunu ancak eve gidince fark edebilmiş. Düşünün o kadar ustaca girmiş hırsızlar otomobile. Ama en çok avukatlardan mektup geldi. Herhangi bir soygun veya gasp durumunda otoparkların sorumluluk üstlenmesi gerektiğini, ancak pek çok insanın haklarından haberdar olmadığından mağdur edildiğini anlatmışlar. Eğer aracınızı otopark bileti veya bir zabıt ile otoparka bıraktığınızı ispat edebilirseniz, zararınızın tazmin edilmesini sağlayabiliyorsunuz. Otoparkın duvarına asılan onlarca ‘Araçta meydana gelecek hasar ve kayıp eşyadan yönetim sorumlu değildir’ yazısı da kár etmiyor. Bu konuda alınmış bir Yargıtay kararı da var. Geçen yıl temmuz ayında İstanbul’un en büyük alışveriş merkezlerinden birine karşı açılan davada, aracı soyulan müşteri sekiz milyar lira tazminat almaya hak kazanmıştı. Siz siz olun, zararım büyük küçük demeden hakkınızı sonuna kadar arayın. Alışveriş merkezlerinin bu tip haklı nedenlerle dava edilmesi ve bu konuda tazminat ödemeye mahkûm edilmesi, daha da önemlisi bu davalar nedeni ile adlarının duyulmaya başlanması onları bundan sonra daha dikkatli olmak zorunda bırakacaktır. Unutmadan hatırlatayım, bu hakkınız sadece alışveriş merkezi otoparklarında değil, tüm otoparklarda geçerli.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!