Berrak’la o olaydan sonra hiç görüşmedim

Güncelleme Tarihi:

Berrak’la o olaydan sonra hiç görüşmedim
Oluşturulma Tarihi: Ekim 28, 2012 00:00

Dün yarım kalmıştı, bugün kaldığımız yerden Şahan Gökbakar röportajına devam... İşte okuyacaklarınızın önden flaş flaş özeti: Şahan’ın yeni “Recep İvedik” filmiyle ilgili söyledikleri, Altın Portakal’ın nasıl olması gerektiğine dair “paralı” görüşleri ve Berrak Tüzünataç’la yaşadığı unutulmaz teras olayına dair “Dikkatsizdim” açıklaması... Hepsi burada!

Haberin Devamı

ŞAHAN GÖKBAKAR ÖZEL FOTOĞRAFLARI

“Recek İvedik 4” ne zaman geliyor?
- Önümüzdeki yıl dördüncü İvedik çekilecek. Dördüncü film için yurtdışıyla bağlantılı bir şey düşünüyorum. Birkaç sahne yurtdışında geçecek. Yabancı yapımcılarla da konuşuyoruz. Amacımız bu kez Recep İvedik’i uluslararası bir komedi filmi haline getirmek. Borat’ta yakalanan başarı gibi.

“Eyvah” diyorum! Nasıl ki “Borat”ı Kazaklar hiç sevmedi, global Recep İvedik’ten de Türkler nefret edebilir. “Biz böyle değiliz” diye...
- Aslında Borat’taki Kazakistan daha çok masalsı bir yer gibiydi. Amerikalılar bu yüzden sevdi. Biz böyle bir şey yaparsak, olayın temelini daha çok kültürel farklılık üzerine kurarız. Onun komedisi olur.

Biz anlarız o esprileri ama yabancılara komik gelir mi?
- Yapmak, denemek lazım. Rahatım o konularda. Yapmadan sonucunu göremezsin. İniş çıkışlara hazırlıklıyım.

Ama artık belli bir konumdasın, risk almak istemeyebilir insan. “Umurumda değil” mi diyorsun?
- Hayır, o kadar şımarık yaklaşmıyorum. Ama bu kadar şey elde ettim, bunun bir amacı olması lazım. Kafamda kurduğum şeylere cesurca yönlenmeliyim.

Haberin Devamı

Nuri Bilge ya da Fatih Akın filminde oynayabilirim

İleride dramatik bir rolde görür müyüz seni?
- İsterim. Ama şu ana kadar genelde komedi filmlerinden teklif geldi. Başka birinin yazdığı komedide oynamak da istemem. Ama Nuri Bilge’nin, Fatih Akın’ın filminde dramatik bir rol olur, neden olmasın?

Altın Portakal ismini duymadığımız filmlerin festivali

Hülya Avşar’ın Altın Portakal jüri başkanlığını nasıl buldun?
- Popüler kültür isimlerinin jüri olmasını doğru buluyorum.

Bir filmi psikologlara izlettirmesine ne diyorsun?
- Kendi takdiri. Nasıl uygun gördüyse... Ama onun başkan olma fikrini doğru buldum. Keşke bu festivaller ismini hiç duymadığımız yönetmenler ve filmlerinin alkışlandığı, yine hiç tanımadığımız oyuncuların sahneye çıkıp sosyal mesajlar verdiği yerler olmaktan çıksa!

Altın Portakal nasıl olsun istersin?
- Daha çok paranın aktığı, daha büyük, daha prestijli bir festival olsun. Altın Portakal böyle bir şekil alırsa sektördeki insanların karnını acıktırır. Sinemaya yatırım yapacaklara gaz verir, vites büyütür. Ama şu an hep mevcutla yetinmek ve mevcudu çok abartmak durumu var.

Bahsettiğin şey şu mu: Gişe filmlerine daha çok yönelsin festival.
- Evet, aynen öle. Aslında sanat filmi dediğimiz, azınlığın izlediği filmlerin de bir festivali olmalı. O festivalin de büyük çaplı olması lazım. Cannes gibi mesela.

Cannes o kadar da sanat filmi festivali değil.
- Neden? İki sene önce bir Japon filmi kazanmıştı. Filmi izle, 10 dakika sonra “Off ya!” filan dersin. Popüler olarak o festivali kazanan bir tek Tarantino.

Nuri Bilge Ceylan’ın filmlerini izlerken de sıkılıyorsundur.
- Evet, seyirci olarak uzun planlar, yavaş akan filmler beni sıkıyor. Sırf onun filmleri değil yani. Aslında Nuri Bilge’nin tüm dünyada filmlerinin satılması da önemli. Bunun Türkiye’de ayrımına varılamıyor. Sanki bizde Fransız sineması ekolü varmış da, Ata-Şahan-Cem gelmiş ve bunun seviyesi düşmüş gibi bir şey yaratılıyor. Halbuki öyle bir şey yok. Türk sinemasını biz bozmadık.

Haberin Devamı

Berrak’la o olaydan sonra hiç görüşmedim

Berrak Tüzünataç’la terasta yakalanma olayından sonra bir teras fobisi oluştu mu? “Acaba izleniyor muyum?” paranoyası filan...
- Aslında izleniyor muyum endişesi sürekli var. Bu konuda çok dikkatliyimdir. Arkamızda bir gri araba var mı diye sürekli bakarım. Çünkü genelde gri Albea ya da Clio ile takip ediyorlar. Terastaki olay dikkatimin dağıldığı anlardan birine denk geldi.

Bir de sabahın körüymüş...
- Evet, sabahın 06.00’sıydı. O olayla ilgili çok karalar bağlamadım. Dediğim gibi dikkatimin kaybolduğu anlardan biri. “Ne gerek vardı” diyorum tabii.

Sonra konuştun mu Berrak’la?
- Yok sonra pek fazla görüşmedim. Konuşmadım.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!