GeriKelebek Benim de kuralım var Pink mink tanımam
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Benim de kuralım var Pink mink tanımam

Geçtiğimiz cumartesi Solar Beach’te gerçekleşen rock festivalinde Pink’in alt grubu olarak sahneye çıkan Teoman, yaşanan tartışmalara son noktayı koydu: ‘Tamam gecenin assolisti Pink’ti. Benim onun altında çıkmam normal. Ama altında çıkıyorum diye yerlerde sürünemem. Pink mink tanımam ben. Onlar işlerine ne kadar özen gösteriyorsa biz de o kadar gösteriyoruz...’

Herkes Pink’le yaşadığın tartışmaları konuşuyor. Sahneden geç inmen konusunda neler söyleyeceksin?

Benim sözleşmemde saat kaçta çıkacağım yazıyor. Yaz dönemindeki açık hava konserlerine normalde 21.15’ten önce çıkmam. Fakat insanlar sözleşme okumayı fazla sevmediklerinden altlarına imza atıyorlar ve daha sonra sözleşmeyi unutup kendi kafalarına göre zaman dilimleri belirliyorlar. Daha evvelden 21.15’te çıkacağım yazıyordu. Konser alanına geldiğimde Pink’in 22.30’da çıkması için benim sahneye çıkış saatimin 20.45’e alındığını gördüm. Ama benim de prensiplerim var.

- Sonuçta albümü 12 milyon satan bir megastar sahneye 40 dakika geç çıktı.

Sözleşmemde ne yazıyorsa o geçerlidir. İnsanların artık bilmesi gerekiyor, Teoman altı senedir yaz konserlerine 21.15’te çıkar. Çünkü her şeyi özenerek yapıyorum. Özel ışık sistemi ayarlıyorum ve etkili olması için hava kararmadan sahneye çıkmıyorum.

- Peki 20.45’te çıkacağını oraya gidince mi öğrendin?

Pink daha önceden bir prova yapmak istediği için bütün alt grupların yarım saat evvelden sahneye çıkmasını istemiş. Ama ben Pink, mink dinlemem. Sözleşmede ne yazıyorsa, maddeler neyi içeriyorsa onu uyguladım. Ayrıca sözleşmemde benim şöyle bir maddem vardır: ‘Teoman sahnede istediği kadar kalır. Eğer mekanla ya da organizasyonla ilgili problem yaşanırsa birinci şarkıdan sonra da sahneyi terk ederim. Hatta daha evvelden böyle sorunlar yaşandığı için ikinci şarkıda sahneyi terk ettiğim oldu. Bazen tam tersi olup konseri uzattığım da oluyor. Ben normal süremi kullandım, hatta misafirimizdir deyip Pink’in keyfi kaçmasın diye, bir şarkıyı da es geçtim.

- Konser öncesinde de sorunlar yaşanmış...

Gündüz kulisten sahne provasına kadar birçok yerde sorun yaşanmış. Pink provada istediği kadar sahneye yayılmış. Bizimkilere koskoca sahnede 3-4 metrekarelik bir prova alanı bırakmış. Benim menajerim de bütün aletleri sahneden kaldırtıp benim normal standart sahnemi ayarlamış. Kuliste de sorun yaşanmış. Pink’in kulisini o kadar büyük yapmışlar ve onlara o kadar özenilmiş ki. Bize küçücük, sığıntı bir yer bırakmışlar. Ama benim kulis standartlarım da sözleşmemde bellidir. O standartlara ulaşmak için de bizimkiler kuliste çalışma yapmışlar. İşte benle ilgili olan bütün bu çalışmalar Pink ekibini strese sokmuş.

Ayrıca ben sahnedeyken Pink bornozlu bir halde, elinde çay, yanındaki korumalarıyla beni arkadan izliyormuş. Açıkçası bu durum benim için sorun yaratmazdı ama şımarık davranışlarda bulunmuşlar. Menajerim de performansımın etkileneceğini düşünüp Pink’in kalabileceğini ama diğerlerinin inmesi gerektiğini söylemiş. Bir de kavga çıkmış, bodyguard’lar beni indirmiş diye yazıldı. Böyle şeyler olmadı. Sadece onlar işlerine ne kadar özen gösteriyorsa biz de o kadar gösteriyoruz. Yani Amerikalılar kendilerini dünyanın kralları ve kraliçeleri zannettikleri için bizim sürünmemiz gerekmiyor. Herhalde bizi üçüncü dünya ülkeleriyle karıştırdılar. Ya da bu tip tavizlere alıştırıldıkları için bizi hiçe saymaya çalıştılar. Ama bizim de prensiplerimiz var...

- Senin bu tavrını ego savaşı olarak değerlendirenler çıkabilir...

Benim sorunum sadece standart ve prensip meselesi. Ben sadece sözleşmede geçen, daha önce uyguladığım standartların aynısını istedim. Bizim 11 sayfalık sözleşmemiz var ve bu standartları uygulayan insanlarla çalışıyoruz. Aslında ben bu konseri bin tane işimin arasında kabul ettim. Tuborg’la anlaşmam olduğu için geldim. Normalde bu konser teklifi başka bir yerden gelmiş olsaydı İstanbul’a gelip çalmazdık. Genelde Teoman’ın konseri 1 saat 15 dakikadır. Tabii bu sürenin belli kısalma ve uzama opsiyonu var. Sonuçta ben de dört saat konser vermeye bayılmıyorum. Yani çıkıp da bana bir saat ayrılmışken iki saat konser vererek kimseye terbiyesizlik yapmam... Ben, bana ayrılan süreyi kullandım.

- Şu saat meselesini netleştirelim...

Aslında Pink 23.00’te sahneye çıkacaktı, sonradan 22.30’a çevrilmiş ve bizden de 22.00’de sahneden ayrılmamız istendi. Biz de kibarlık yaptık kabul ettik. Ama bu kibarlıklar da sonsuz değil. Çünkü bu bize yapılmış bir haksızlık olacaktı. Sonuçta arada 20 dakika oynadı. Ayrıca konserde herkesin keyfi yerindeydi.

- Senin gibi hayran kitlesi geniş bir yıldızın, alt solist olarak çıkması problemi doğurmuş olabilir mi?

Alt ya da üst fark etmez, benim için önemli olan süre. Konser saat 19.00’da olsaydı çıkmazdım. 21.15’de çıktıktan sonra benim için hiçbir şey fark etmez. Tamam assolistimiz Pink’tir, kabul ediyoruz. Sonuçta dünya çapında bir sanatçı. Yani burada kendi kendinize ego savaşı yapmanıza gerek yok. Benim onun altında çıkmam çok normal. Ama Pink’in altında çıkıyorum diye yerlerde sürünmek, ezilmek ve ekipler arası teröre uğramak falan istemiyorum. Dediğim gibi standartlarım var, kendimi ezdirmem, ben onurlu biriyim.

- ‘Teoman’ın müthiş performansından sonra Pink’e enerjimiz kalmadı’ sözlerine ne diyeceksin?

Açıkçası izleyicilerin tam anlamıyla ne hissettiğini bilmiyorum ama gerçekten güzel bir konserdi. Bizden önce çıkanların da performansları iyidi. Galiba Pink’e pek bir şey bırakmadık.

- Pink’i nasıl buldun? Kliplerde erotizmi yüceltilen Pink’ten eser yoktu.

Dışarda durum çok farklı. O kadar büyük prodüksiyonlar söz konusu ki, 12 milyon rakamına ulaşmak için kendilerini en cilalı haliyle sunmaları gerekiyor. Ama normalde Pink, sokakta çok sık rastlayacağınız, hafif kilolu sempatik bir kızcağız.

- Pink’i süründürmüş(!) birisi olarak artık dışarıya açılmanın zamanı gelmedi mi? İngilizcen çok iyi. Millet dışarı açılmak için yıllardır İngilizce kursuna gidiyor.

İngilizcem o kadar mükemmel değil ama şarkı söylerken sorun çıkarmayacağını düşünüyorum. Daha önceden dışarı açılma diye bir düşüncem yoktu. Ama artık yavaş yavaş prodüktörlerle dışarı açılma konusunda minik hayaller kurmaya başladık. Gerçi illa ki İngilizce bir albüm çıkartacağım diye de bir derdim yok. Sonuçta ben Türküm ve kendimi en iyi Türkçe parçalarla ifade ediyorum.

Filarmonik albüm eylülde

- Biraz da yeni projelerinizden konuşalım.

‘Duş’ şarkısını sekiz ayrı DJ’e verdim. Mercan Dede, Kıvanç K, Murat Uncuoğlu, DJ Muzo&DJ Fuchs, Hökenek, DJ Ulash, DJ Cervus ve Spacecake’e bu parçayı istediğiniz gibi yorumlayın, kafanıza göre çalışın dedim. Bence ortaya iyi bir proje çıktı. Bu sekiz farklı remix ‘En Güzel Hikayem’ albümüyle birlikte hediye CD olarak ağustosun ikinci haftasında piyasaya sürülecek. Filarmonik çalışmama gelince... 50 parçalık bir çalışma olacak. 16 parçanın düzenlemeleri bitti. Cemal Reşit Rey Orkestrası ile konserler vereceğiz. Konser kayıtları ise CD olarak eylülde piyasaya sürülecek. Proje demişken Bülent Ortaçgil ile yaptığımız konserlerin kayıtları da aralıkta albüm olarak çıkacak...

Eleştiriler bence mantıklı değil

‘Teoman çok sık albüm yapıyor’ eleştirisine de yanıt verir misin...

Ben bu eleştiriyi mantıklı bulmuyorum. Yani ben şimdi sevdiğim bir müzisyenin her yıl kaset çıkarmasından mutlu olurum. Şarkı yapmadığım, konser vermediğim zaman canım çok sıkılıyor. Biraz piyasayı Teoman albümüne boğmuş olabilir ama bunun benden başka kimseye zararı yok. Hatta ticari anlamda bana zararı var.

-Hadi ‘Teoman eskisi gibi marjinal değil, o da piyasa oldu’ eleştirisine de son darbeyi indir.

Bu konuda bir açıdan haklılar aslında. Çünkü daha alternatif olarak çıkıyorsunuz ve bir takım şeylere hayır dediğiniz için de insanlar sizi seviyor. Aslında ben de televizyon programlarına çıkmaya bayılmıyorum. Ama bu programlar sayesinde normalde sizi dinlemeyecek insanlara ulaşabiliyorsunuz. Artık türbanlı bayanlar konserlerime geliyor.

- ‘Teoman, sosyal yaralara parmak basmıyor. O daha çok aşk, seks ve bireysel dertlere takılıyor’ eleştirisine ne diyeceksin?

Tabii ki savaşlar, kıtlıklar, insanların acı hissettiği her şey beni de üzüyor. Beni bireysel olmakla suçladıkları zaman ben de onlara diyorum ki ‘Kendinize karşı dürüst olun bireysel problemlerimiz dünyanın problemlerinden daha önce gelmiyor mu?’ Öncelikle bunu kabul etmemiz lazım. Ben savaş karşıtı gösterilerde en önde bayrak taşıyabilirdim hatta bu eylemim bana ticari açıdan da faydası olabilirdi. Bense riskli bir yönü seçip bunun tam tersini savundum. Açıkçası benim derdim bu konularda daha dürüst olmak. Yani kimse beni duyarsızlıkla suçlayamaz.

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

False