GeriKelebek Babam hayattayken müze kuracağız
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Babam hayattayken müze kuracağız

Babam hayattayken müze kuracağız
refid:21144939 ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

Özgörkey ailesinin muazzam bir klasik otomobil koleksiyonu olduğunu öğrenince aklıma hemen 1960’lı yıllar ve Türk filmlerinde Belgin Doruk’ların bindiği Chevrolet’ler geldi.

Koleksiyonun bulunduğu İzmir’deki KEY Garage’a gidip onları görmek istedim. Murat Özgörkey, en sonunda “Tamam” deyince kendimi hemen modacı dostum Ertan Kayıtken’e teslim ettim. Çünkü otomobillerin 2000’lerden gelen birine kucak açmayacağını biliyordum. Ertan, 24 saat içinde benden bir Belgin Doruk yarattı

Sizi bu sohbet için çok zor ikna ettim. Neden kaçtınız benden?
- (Gülüyor) Gizli ya da gizemli kalmak için özel bir çabam olmadı şimdiye kadar. Sadece koleksiyonu geniş kitlelerle paylaşmanın uygun zamanını bekledim diyelim.

Koleksiyonerlik için zengin mi olmak lazım?
- Yok öyle bir kaidesi kuralı. Herkes koleksiyoner olabilir. Kibrit kutusu, mendil, küçük bebek toplamak için paraya ihtiyaç yok. Mesela Guinness Rekorlar Kitabı’nda okumuştum: Çok seyahat eden bir adam her bindiği uçaktan çöp torbası toplamış. Bunun sonu yok.

Dünyaca ünlü otomobil koleksiyoneri olarak Amerikalı stand-up’çı Jay Leno’yu biliyorum. Başka kimler var?
- Jay Leno tanınmış olduğu için akla geliyor. Ama onun dışında Peterson ailesi var. Onların koleksiyonları hep müzede. Yine Amerikalı Lemay ailesi var. Şimdi ABD’de onlar için bir müze açılıyor.

Peki Türkiye’de en büyük kim?
- Bizimki hatırı sayılır bir koleksiyon. Bizim dışımızda İstanbul’da üç-dört büyük koleksiyoner daha var. Bazıları koleksiyonlarını müzede sergiliyor.

Otomobilden başka koleksiyonlarınız da var mı?
- Bunun dışında minyatür araba, ahşap gemi, dolmakalem, satranç seti ve maskot koleksiyonum var. Ama maskot derken; 2. Dünya Savaşı yıllarındaki otomobillerin kaputlarında duran, diğer bir deyişle kaput amblemi heykelciklerinden bahsediyorum.

Anlaşılan hayatınız hep obje toplamakla geçmiş…
- Okul yıllarında koleksiyonerlikle pek ilgilenmedim. Sonra kardeşim Selim’le birlikte başladık toplamaya. Selim 1977 model bir cip aldı. “Bunun parçalarını toplayıp yapacağım” dedi. Otomobil bitince çok hoşuma gitti. Ama koleksiyonumuzun temelleri asıl olarak, 2002’de Borusan’ın bayiliğini almamızla başladı. O yıllarda birkaç tane eski model BMW aldık. Sonra iş büyüdü.

Koleksiyonunuzda hangi yıllara ait ve kaç otomobil var?
- İlk otomobilin yapıldığı 1886’dan bugüne 200’ün üzerinde otomobil ve motosikletimiz var.

İLK MERCEDES DE BİZDE

Yani sizin koleksiyonda ilk üretilen otomobil de var, öyle mi?
- İlk otomobil 1886’da üretilen Benz Patent Motorwagen’di. Mercedes-Benz’in kurucusu olan Karl Benz tarafından yapılmıştı. Bire bir aynısı Mercedes tarafından Mercedes Müzesi açılırken yaptırıldı. Ve bildiğim kadarıyla dünyada sadece 25-50 numunesi var. Her klasik otomobil koleksiyonerinde de mutlaka bir tane vardır. Tabii bizde de...

Bu kadar çok arabayla Guinness rekoru kırmak gibi bir hedefiniz var mı?
- Yok, hayır. Ama girmeye kalkarsam herhalde birkaç tane rekoru özellikle de model araba ve satranç rekorunu kırarım gibi geliyor.

Koleksiyonunuzun gözbebeği hangisi?
- Hepsi. Her biri kendi evladım gibi. Buradakilerin çoğu bakmaya, seyretmeye doyamadığım otomobiller.

Bu tutkunuza aileniz ne diyor?
- Çocuklar ilgili. Özellikle büyük oğlum. Ancak eşim için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. (Gülüyor)

Koleksiyona otomobil alırken neye dikkat ediyorsunuz? Yılı mı, hikâyesi mi, fiyatı mı?
- Çok geziyorum, klasiklerle ilgili çok okuyorum, müzayedelere katılıyorum, yurtdışından getirtiyorum. Evet, her otomobilin de bir hikâyesi var. Mesela 1954 model Corvette’le aktris Rita Hayworth Coca-Cola için bir reklam filmi çekmiş. Ücretinin karşılığı olarak otomobil kendisine hediye edilmiş. O otomobil şu anda burada ancak hikâyenin doğruluğunu araştırıyorum. Dünyadaki iyi koleksiyonerler de hikâyesi olan otomobillere daha çok önem verir. Biz hep değeri olan otomobilleri almak istedik, farklı yıllardan olmalarına özen gösterdik. Ağırlıkla İtalyan, İngiliz, Alman ve bir miktar da Amerikan otomobilimiz var.

VERGİLER ÇOK YÜKSEK

Almak istediğiniz ama alamadığınız bir model var mı?
- Olmaz mı! Türkiye’deki gümrük ve vergi sistemi sebebiyle almak istediğim otomobillere ulaşamıyorum. Türkiye’de klasikler bile yeni bir otomobilmiş gibi değerlendiriliyor. Ve vergiler de böyle düzenleniyor. Bu nedenle çok değerli modelleri Türkiye’ye getirmek mantıklı olmuyor.

Koleksiyonunuzdaki otomobillere bir fiyat biçmek mümkün mü?
- Tabii, hepsinin bir fiyatı var. 20 bin dolara da var, 40 milyona da. Hatta 10 bin dolarlık bile klasik olabilir. Önemli olan parçalarının düzgünlüğü ve
ne kadar eski ya da yeni olduğu.

Peki parçaları orijinal mi?
- Bazı parçaları orijinal bulabiliyorsunuz. Ama bazıları dünyada çok az üretildiğinden bulamıyorsunuz. Bu halde parçaların bire bir aynılarını burada Türk ustalarla ürettiriyoruz.

En zahmetlisi hangisiydi?
- Bir modeli yenileme sürecimiz normalde altı ay ila bir yıl. Ancak bu sürenin iki buçuk yıla çıktığı da oldu.

Bu otomobillerle trafiğe çıkabilir miyiz?
- Evet, tabii ki plakası olanlarla...

Birini istesem, İzmir Kordon’da bir tur atayım desem verir misiniz? Bugüne kadar isteyen çıkmadı mı?
- Sizden başka çıkmadı. Ancak dönem filmlerinde, dizilerinde kullanılmak üzere istendi. Ama onlar gözbebeğimiz. Arada sırada kendimiz kullanıyoruz. Tabii sizi kırmayız. Bir gün birlikte turlarız…

DONDURULMUŞ GIDAYI SEVDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ

Özgörkey ailesi olarak; otomotiv, turizm-otelcilik, çamaşırhane ve gıda sektörlerinde faaliz. Ben gıda ve tarım bölümünün, Feast markasının başındayım. Dondurulmuş gıdayı Türkiye’ye sevdirmeye çalışıyoruz. Gıda sektöründe dondurulmuş tazeden daha iyidir. Çünkü tarladan mutfağa gelinceye bir sürü el değiştiriyor. Dondurulmuştaysa tarladan direkt pakete…

 


 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle