Avusturya İmparatoru, Sultan Reşad’a 1916’da Mustafa Kemal’in portresini hediye etmişti

Güncelleme Tarihi:

Avusturya İmparatoru, Sultan Reşad’a 1916’da Mustafa Kemal’in portresini hediye etmişti
Oluşturulma Tarihi: Ekim 06, 2006 00:00

Birinci Dünya Savaşı yıllarında müttefik devletler arasında şık kitaplar bastırıp birbirlerine hediye gönderme ádeti vardı. Müttefikimiz olan Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph de Osmanlı hükümdarı Sultan Reşad için "Dünya Savaşında Türkiye" isimli bir "Osmanlı Devlet Büyükleri Albümü" yayınlatmıştı. Albümdeki ilginç portrelerden biri, askeri başarıları o günlerde dillerde dolaşan bir Türk subayına, "Anafartalar Grup Kumandanı Mustafa Kemal Bey"e aitti.

BİRİNCİ Dünya Savaşı’nda Almanya ile beraber Avusturya-Macaristan İmparatorluğu da müttefikimizdi.

O devirlerin müttefik devletleri arasında karşılıklı olarak yapılan nazik jestlerden biri de, son derece lüks ve şık ama az sayıda basılmış eserler yayınlama ádetiydi. Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph de bu ádete uymuş ve müttefiki olan Osmanlı hükümdarı Sultan Reşad için "Dünya Savaşında Türkiye" isimli bir "Osmanlı Devlet Büyükleri Albümü" yayınlatmıştı.

Albümde, imparatorluk ressamı Wilhelm Victor Krausz’un çizdiği portrelerle yine Osmanlı topraklarında yaptığı değişik manzara resimleri yeralıyordu. İlk tablo Sultan Reşad’a aitti, bunu Talát ve Enver Paşalar gibi devletin önde gelen idarecilerinin resimleri takip ediyordu ve imparatorluk ressamının yaptığı portreler arasında, askeri başarıları o günlerde dillerde olan bir Türk subayının resmi de vardı: Wilhelm Victor Krausz, "Anafartalar Grup Kumandanı Mustafa Kemal Bey"in portresini de yapmıştı. İyi kalitede büyük boy kartonların paspartu olarak kullanıldığı eserin her sayfasında, Avusturya Savaş Bakanlığı’nın mührü vardı.

İmparator Franz Joseph’in hazırlattığı albüm, kısaca işte böyle. Yine aynı yıllarda Alman İmparatoru İkinci Wilhelm’in emriyle yine son derece lüks bir şekilde ve çok az sayıda bastırılıp Türkiye’nin en önde gelen devlet adamlarına dağıtılan bir kitap daha var: "Yavuz Sultan Selim Divanı"... Bu eserin özelliklerini de artık bir başka yazıda anlatırım.

Acem pilávı

İyi cins kıvırcık eti, ufak şekilde doğranıp tencereye atılır. Yağlı değilse bir-iki kaşık sade yağ iláve edilip kavrulur ve kevgirle süzülüp alınır. Kalan yağa üç-dört baş soğan doğranır, kavrulur ve üzerine önceden hazırlanmış olan et yerleştirilir. Etin üzerine bol fıstık, üzüm, tarçın, karanfil ve kakule konur. Yıkanmış bir ölçü Mısır pirinciyle iki ölçü soğuk su ve tuz iláve edilir. Tencerenin kapağı kapatılır, kor üzerinde yavaş yavaş suyunu çekene kadar pişirilir ve bir kadayıf tepsisine başaşağı edilir.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!