Ambalaj deyip geçme

Güncelleme Tarihi:

Ambalaj deyip geçme
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 14, 2004 00:28

Kozmetik ürünleri sunuldukları şık ambalajları dışında, şişeleri ya da kutularıyla da dikkat çekiyor, ürünlerin içeriklerini de koruyucu bir görev üstleniyor. Yaşasın fonksiyonel tasarımlar...

Ambalajların, tüketim dünyasında sadece gereksiz abartılar ve çevre için fazladan yükler olduğunu düşünenlerdenseniz, o zaman sizi bu yazıyı mutlaka okmaya davet ediyoruz. Çünkü bir muhafazanın bugün kozmetik dünyasında katettiği yolun ardında aslında bambaşka bir hikaye gizli...

Bir ambalaj ilk bakışta ürünün tüm felsefesi hakkında bilgilendirici olmalı. Müşteri, satın aldığı ürünle arasında o anda bir ilişki geliştirmeli. Müşteri üründen beklediklerini daha ürünü eline alır almaz ambalajından anlayabilmeli diyor kozmetikçiler. Peki, ya ‘ambalaja kanmak, benim için önemli olan öncelikle ürünün içeriğidir’ diyen müşterilere ne demeli? İşte, işin püf noktası da burada zaten. Dünyaca ünlü kozmetik markaları kutularda ya da şişelerde bizlere sundukları ‘fantastik içerik’lerini her anlamda ambalajlarına yansıtma çabası içindeler son yıllarda. Çünkü müşteri için önemli olan içeriğin iştah açıcılığı ve sunduğu bilgiler dışında ürünün içeriğinden de izler taşıyor olması. Yani kozmetikçiler ürünlerinin içeriğini korurken aynı zamanda son damlasına kadar müşteriye teslim etmek durumundalar.

Ambalaj deyip geçmeyin

Belirgin cilt tiplerine hitap eden yüksek teknoloji eseri kozmetik ürünleri seçici etkinlikliklerinin yanı sıra hassas özellikleriyle de öne çıkıyor artık. Vitamin, bitki ekstreli ya da özel içerikli... Ürünlerin herbiri sadece zarar vermeye kodlanmış bir dış dünyaya karşı savaşmak zorunda. Birçoğunun bileşiminde koruyucu madde bulunsa da, kremler ışık, hava ve başka ciltlerle temas gibi dış etkenlere karşı savunmalara sahip değiller. Bunu sağlayacak tek şey, mükemmel teknikli ambalajlar... Juvena ve Yves Saint Laurent, bitakım ürünlerinde kullandıkları aluminyum laminat torbalarıyla ürünün ışık ve havayla temasını önleyerek hem ömrünü uzatıyor hem ciltteki etkisini artırıyor, hem de son damlaya kadar... Prada ise ürünlerinde kullandığı tekli ambalajlar sayesinde minimal korumayla maksimum etkiyi artırma yoluna gidiyor. Bu arada, dünyaca ünlü kozmetik devlerinin bir ürünün geliştirilmesi için zamanlarının yüzde 70’ini harcadıklarını belirtmekte fayda var. Kazandıklarının yüzde 45’ini ise ambalajlar için harcadıklarını da unutmamalı.

Ambalaj endüstrisi gelişen teknolojiyle birlikte yaratıcılığa ve yeniliklere son derece açık. Çünkü hergün binlerce ürün vitrinlere çıkıyor dolayısıyla insanların seçiliği artıyor. Ürün yaratma ve geliştirme süreleri ise giderek düşüyor. Tasarım, geliştirme ve hatta konsept oluşturma son yıllarda öne çıkmış durumda. Dolayısıyla ambalajın sadece üretilmesinin dışında içinin doldurulması ve hemen müşteriye sunulması gerekiyor.

Kozmetikleri mikroptan korumak için

Üretilen ürünlerin bileşimlerindeki koruyucu maddeler, ürünü üretim aşamasından depolama ve kullanım aşamasına kadar mikroorganizmaların olumsuz etkenlerinden korumak için geliştirilmiştir.

Bakteriler ve mantarlar uygun ortamlarda oldukça hızlı ürerler. Kozmetik ürünleri de onlar için ideal ortamlar sunar. Her kullanımda mikrop ürünün içine yerleşir. Özellikle bir ürünün birden fazla kişi tarafından ve çok uzun süre kullanıldığı düşünülürse mikropların hızla çoğalması ve o kozmetik ürününde kendileri için ideal ortamlar yaratması hiç de zor olmaz.

Sıcak mekanlar, nemli banyolarda saklanan kozmetik ürünleri mikroorganizmalar için ideal birer ortamdır.

Doğal içerikli ürünler özellikle dikkat çekicidir. Bitki ekstreli ürünler mikroskobik mikropların hızla üremesi için ideal ortamlar yaratır.

Kozmetik ürünlerinin birçoğunun içeriğinde önemli bir yere sahip olan su bu kirliliğin en büyük sebepleri arasında yer alır.

Kozmetik her zaman taze kalması için

Vücudunuz için kullandığınız her ürünü kuru, havadar ve soğuk yerlerde saklayın.

Kozmetik ürünlerini asla buzdolabında saklamayın çünkü burası aynı zamanda nem deposudur. Nem de ürünün içeriğini olumsuz yönde değiştirme etkisine sahiptir.

Sünger, fırça ya da köpük aplikatörlerini düzenli olarak haftada en az bir kez yüz temizleme ürünleriyle ya da şampuanla yıkayın.

Kompak ürünlerin makyaj süngerlerini asla doğrudan rengin üzerinde bırakmayın. Cildin nem ve yağı ürünün dayanıklılığını azaltır.

Yağlı ciltler için kullandığınız kompakt pudraları uygularken en iyisi makyaj pamuğu kullanmak ve hergün yenilemek.

ÜRÜN MARKET

Baştan çıkaran cazibe

Yumuşak, belli belirsiz, Asya nefesi ile hayat bulan taze, parlak bir koku. ‘Gucci Eau de Parfum II’, kadın şıklığının seksi ve ışık saçan bir yorumu olarak karşımıza çıkıyor. Ruhu tamamen kendine özgü, çiçeksi-meyveli koku tabanında kolayca fark edilen misk var. Ayrıca güçlü bir duygusallığa sahip, tamamiyle baştan çıkarıcı. Parfümün ruhundaki dişilik tende büyüleyici bir havaya dönüşüyor. Mandarin, acı portakal ve kuşüzümü ise doğal bir ışığın gizli aktörleri. Zambak ve böğürtlenin karışımı ise kompozisyona duygusallık katıyor. Misk, taze yasemin ve sedir ağacı ‘Gucci Eau de Parfum II’ye saflık ve sofistike bir anlam katıyor.

Erkeklere özel

Avon’un erkeklerin günlük bakım ihtiyaçlarını karşılayan ürünü ‘Avon for Men’ yoğun nemlendirici krem, derin temizleme için yüz jeli, tıraş jeli ve tıraş sonrası balsamdan oluşuyor. Seriye ait ürünlerin herbiri cildi pürüzsüzleştirme ve arındırma özelliğiyle bilinen çay ağacı özü içeriyor. Nemlendirici krem cildin elastikiyetini ve sıkılığını korurken, yüz jeli hafif ve nazik formülüyle cildi etkili bir şekilde koruyor. Hızlı köpüren jel ise pürüzsüz bir tıraşa cildi hazırlıyor. Tıraş sonrası balsama gelince; yğ ve alkol içermediği için nemlendirici formülüyle kolayca emiliyor, cildi rahatlatıp ferahlatılyor.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!