Ajda’yı tablo gibi yaptım

Güncelleme Tarihi:

Ajda’yı tablo gibi yaptım
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 16, 2000 00:00

Yener SÜSOY
Haberin Devamı

Dünyaca ünlü plastik cerrah Prof.Dr.Onur Erol ilk kez HÜRRİYET 'e konuştu:

Eğer annesi Refika hanım diretmemiş olsaydı Prof.Dr.Onur Erol bugün Söke'de babası Hakkı Erol gibi helvacı olacaktı. İzmirli bir burjuva ailenin kızı olan annesi Fransız terbiyesini sevdiği için büyük oğlunu önce St.Joseph'e, sonra da İstanbul Tıp'a verdi. Refika hanım Onur'u estetik doktoru yapmayı kafasına koymuştu bir kere.

Onur annesinin çizdiği bu yolda öylesine yol aldı ki, annesinin bile hayal edemeyeceği yerlere geldi. Prof. Dr. Onur Erol Türkiye'nin yetiştirdiği dünya çapında bir Plastik Cerrah.

Yeni buluşlar içeren doçentlik tezi bile uluslarası şeref ödülüne layık bulunmuş. 1973 yılından beri geliştirdiği 18 yeni metod var. En önemlisi 1989'da ‘‘Turkish Delight - Türk Lokumu’’ adıyla onun adına tescil edilen burun estetik ameliyatı tüm dünyada kullanılıyor.

Prof.Dr.Onur Erol'la sohbet maratonumuza Levent'teki modern kliniğinde başladık, Büyükdere tepelerindeki muhteşem villasında devam ettik. Bu kadar da yetmedi daha sonra ameliyat aralarında, hatta geceyarıları bile sürdürdük konuşmamızı. Meğer neler olup bitiyormuş da haberimiz yokmuş.

Benim kırk yıllık arkadaşımla başlayalım... ‘‘Yüzüm Onur beyin eseri’’ diye övünür hep Ajda Pekkan.

‘‘Ajda hanım gerçekten çok saygı duyduğum bir sanatçı ve de bir hastamdır. Kendisine gerçekten olumlu katkılarım olmuştur. Gerçekten yüzü çok nefis oldu. Öyle dedikoduları yapıldığı gibi Ajda'nın yüzü çok gerilmedi, iki kere filan. Yüzü epey bir dokuyla doldurunca bayağı forma girdi. Ajda Pekkan yüzünde doku kokteyli kullandığım ilk kişilerden biridir. Cildi çok incedir ama, çok da güzeldir. İz bırakmayan, hoş iyileşelen, cerrahiye çok güzel cevap veren bir cilt. Ajda hanımın en büyük özelliği bu konuyu çok iyi bilmesidir. Ne yapılması gerektiğini iyi bilir, istekleri söyler, estetikte müthiş bilgisi vardır. Ayrıca yüz gerdirme ameliyatları beş kere bile yaptırılabilir. Ben her ameliyatımdan aynı şekilde etkileniyorum, hepsinde tablo yaparmış gibi zevkleniyorum. Ajda da bunlardan biri.’’

Kendimi ameliyatla 10 yaş gençleştirdim

‘‘Göz kapağım sarkıktı, kaşım düşüyordu, bunları yaptırdım. Ameliyatımı yanımızda yetişen değerli cerrah Hıfzı Velidedeoğlu yaptı. Dikişle kaşım asıldı, üst göz kapağım alındı, gıdımdan yağ alındı. Vallahi daha hoş bir hale geldim, en az 10 yaş gençleştim. Hıfzı'ya biraz ayıp oldu ama, ameliyatımın planlamasında ona karıştım. Eşim Sevinç'in de yüzüne iğneyle yağ verdim, çok önce de karın germe yaptım. Yakınıma yapmayacağım hirbir şeyi hastama uygulamam.’’

Her mevsimin ameliyatı ayrı

Bu konuda çok cahil kalmışız. Meğer her mevsimin ayrı bir estetik ameliyatı varmış.

‘‘Yener beyciğim, yazın, kışın, üniversite açılma aylarının bile ameliyatları ayrıdır. Mesela genç çocuk üniversite imtihanını kazanmış, yeni okulunda yeni burunla dolaşmak ister. Kimileri daha üniversite kurslarındayken gelir. O devre öyle bir hücum olur ki, burun yapmaktan başımızı alamayız. Yaz mevsimi yaklaşırken çoğu kişi yağlarını aldırtır. Kimisi de mayo alırken aynaya bakıp koşup gelir. Kimisi de bakar ki sutyende memeleri durmuyor, gelip memelerini büyütür. Çünkü sarkık ya da büyük meme mayo içinde idare eder ama, memesiz olunca durum farklı. Kışın ise bahara tatlı görünme havası başlıyor. Burun ameliyatlarıyla birlikte kırışıklık, gençlik ameliyatları. Kimileri kaşlarını kaldırtıyor, kimileri yüzünü hafif tazelendiyor, kimileri lazer tedavisi yaptırıyor, cildini sıkılaştırıyor. Kışın ortalarında en çok karın germe, yağ aldırma, yüz gerdirme ameliyatları artış gösterir. Genç erkekler burun ve liposuction, genç ve orta yaştaki iş adamları meme, karın ve bel liposuction'ları istiyor. Çünkü buralardaki fazlalıklar zayıflamayla verilemeyen yağlardır. 40 yaşın üstündeki iş adamı grubu ise şu anda en çok dikişle kaş atma, göz kapağı ve gıdık alma ameliyatı yaptırıyor.’’

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!