Ailemin pek anlamadığı farklı zevklerim var

Güncelleme Tarihi:

Ailemin pek anlamadığı farklı zevklerim var
Oluşturulma Tarihi: Mart 16, 2011 00:00

Ekranların güzel spor spikeri Sine Büyüka; aynı zamanda DJ, müzisyen, yazar, muhabir ve bir blogger. Medyanın her alanında bir şekilde var. Fazla korunarak büyüdüğü için hayatı yeni yeni keşfetmeye başladığını söyleyen Büyüka, Elele dergisinin sorularını yanıtladı.

Haberin Devamı

SİNE BÜYÜKA FOTOĞRAFLARI

Sine Büyüka, “Şansal Büyüka’nın spor spikeri kızı” tamlamasının dışına çıkıldığında nasıl biridir aslında?

- Ailesinin verdiği değerlerle, terbiyeyle büyümüş ama ailesinden biraz daha farklı yaşayan biriyim. Mesela, ailem Beyoğlu’nda hiç vakit geçirmezken, ben Beyoğlu dışında pek vakit geçirmem. Ailem Türk sanat müziği dinlerken, ben rock dinlerim. Onların zaman zaman çok da anlayamadığı, farklı zevklerim var. Büyüdüğüm aile ortamına göre benim durduğum nokta, çok daha alternatif. Aile dostlarımızın kızlarıyla bile gittiğim yerler, yaptıklarım, yaşantım hep farklı.

Nasıl bir çocukluktu peki sizinki?  

- Aslında, cam fanusta geçen bir çocukluktu. Ailem çok korumacıydı. Pamuklara sararak büyüttüler beni. Bunun güzel yanı, kötülüklerden korunarak büyüdüm. Kötü yanıysa, insanları hiç tanıyamadım. Bu yaşıma kadar “Herkes çok iyi, bana kimseden zarar gelmez” diye düşünüyordum. Medya camiasına girince gözüm açıldı. Ben her şeyin pespembe olmadığını yeni yeni anlıyorum. ınsanları ve hayatı çok geç tanıdım.

ERKEK FATMA GİBİ BÜYÜDÜM

Sporu, hayatınıza bilinçli bir tercih olarak mı aldınız, yoksa babanızdan torpilli olarak, biraz mecburiyetten mi?

- Henüz ilkokuldayken, babam beni ve kardeşimi ellerimizden tutup maça götürürdü. ılk gittiğim maçı hatırlamıyorum bile, o kadar küçüktüm. Benden bir yaş küçük erkek kardeşim var, onunla birlikte erkek gibi büyüdüm zaten. Kızlar bir tarafta seksek ya da voleybol oynarken, ben kardeşimin arkadaşlarıyla futbol oynardım. Dolayısıyla, erkek Fatma gibiydim. Sporla çok iç içe büyüdüm ama üniversite yıllarında uzaklaştım biraz. Müziğe, edebiyata, sanata vakit ayırmaya başladım.

Çocukken hayalinizde ne olmak vardı? Doktor, avukat, astronot...

- Çocukken “şu olayım” diye çok net bir hayalim yoktu. Bir ara moda tasarımcısı olmayı hayal ettim. Ama sonra sadece moda tasarımcısı olma fikri yetmedi, daha başka bir şeyler yapmam gerekiyordu.

İlk para kazandığınız iş neydi?

- Digitürk’te dizi ve film alımları yapıyordum. Bir süre sonra, kadın dergilerinde çalışmaya başladım, stil editörlüğü yaptım. Fakat sonra sadece moda değil kültür-sanatla da ilgilenmek istediğimi fark ettim. NTV’nin kültür-sanat bölümüne geçtim. Hayatımın en keyifli dönemiydi “Gece-Gündüz” programı.

İNSANLARIN ÖNÜNDE KONUŞMA FOBİM VARDI

Peki, spor spikerliğine nasıl geçiş yaptınız?

- NTV Spor kanalı kurulurken, yöneticiler oraya geçmem için çok ısrarcı davrandı. ışimi çok seviyordum ve ayrılmak istemedim. Bir de tabii kendime güvenemedim, sonuçta spikerlik deneyimim yoktu. Fakat çok ısrar ettiler. Sonunda, “Bu işten çok iyi anlayan insanlar bu kadar ısrar ediyorsa, bir bildikleri vardır” dedim, denedim.

Sonra? “Ne yaptım ben?” mi, yoksa “Ekrana çok yakıştım” mı dediniz?

- Sonrası çok zor oldu. Çünkü insanların önünde konuşma fobim vardı benim. Göz önünde olmaktan da hoşlanmıyordum. O zamanlar bu durum beni biraz kısıtladı.

Çok sakin bir yapınız var. Günümüzün “yırtık” tabir ettiğimiz kızlarından değilsiniz. Ama hiçbir şey göründüğü gibi değildir derler. Hırs, zamanını kollayıp arada bir ortaya çıkıyor mu?

- Aşırı hırslanıp bir kariyer planı çizmedim hiç. Belki biraz ukalalık olacak ama bu kapılar benim önüme 17 yaşındayken açıldı. Çok ciddi oyunculuk ve spikerlik teklifleri aldım. ıçinde bulunduğum çevreyi kullanıp bir şeyler yapmak istesem, zaten 10 yıl önce yapardım. 27 yaşındayım, medyada birtakım şeyleri yapmaya başlamak için çok geç bir yaş aslında. Ama şöyle bir şey var; aşırı çalışkan bir insanım. şirkette sandalyelerin üzerinde sabahladığım çok oldu.

ÖZEL HAYATIMDA UZUN SÜREDİR HAREKET YOK

İnternette videosu dönen “Oyuncak Adam” diye bir parçanız var. Evinizde de stüdyonuz varmış...

- Bir tane şarkım var evet ama bu şarkıyı tamamen hobi olarak, keyfim için yaptım. Müzisyen ya da şarkıcı olmak gibi bir hedefim yok, iddiam da yok. Müzik benim için asla profesyonel bir kariyer olmayacak ama vaktim olursa devam edeceğim.

Yaptığınız müziğin tarzını siz nasıl ifade ediyorsunuz?

- Aslında benim sevdiğim müzik tarzı Interpol, Joy Division gibi depresif ve karanlık müzikler ama ortaya böyle bir şey çıktı işte. Arkadaşlarım da şaşırdı.

En çok medyanın hangi alanından keyif alıyorsunuz?

- Radyo Eksen’deki “Untitled” isimli programımdan. Benim hayatım radyo ile çok şekillendi. Örneğin, Hakan Tamar beni Interpol grubu ile tanıştırdı, resmen peşlerinden dünyayı gezdim. Gerçekten onun sayesinde hayatım değişti.

Tüm bunlara nasıl yetişiyorsunuz?

- Çok kolay değil. Kendime ayırabildiğim vakit çok az. Sosyal hayatım sıfır. Özel hayatım sıfır. Zaten özel hayatımda uzun süredir hiçbir hareket yok.

Haberin Devamı

SOYADIM YÜZÜNDEN ÇOK AĞLADIM

Babanızdan öğrendiğiniz en güzel hayat dersi ne?

- “Büyüdükçe küçülmesini bileceksin!” der. Babam hiçbir zaman “tamam” dememiştir, ben de demeyeceğim. Güzel eleştiriye kendini kaptırmamak gerekiyor.

Şansal Büyüka’nın kızı olmanın en zor yanı ne?

- Birinin kızı, yakını olmak insanlarda inanılmaz bir antipati yaratıyor. Başkaları bir çalışırken, sen 10 çalışmak durumunda kalıyorsun. Hakkın da yense ses çıkaramıyorsun. Yaşadım bunları ben de; kenarda köşede ağladığım çok olmuştur. ınsanlara kendini kanıtlamak çok zor oluyor. Sırf Sine diye bir insan olsam, çok daha az insan önyargıyla yaklaşırdı bana. Bu durumun faydası bir ise, zararı 101. O kadar uçurum yani. Ben hep zararını gördüm.

Haberin Devamı

GÜZEL BULUNMAMAK İŞİME GELİR

Üstelik, kadın spikerler arasında bir güzellik kıyaslaması illa ki yapılıyor. Bu da can sıkıcı olmalı!

- Kadın içgüdüsü; başlangıçta güzel giyinmek, güzel görünmek istiyorsunuz. Ama ben sonradan güzel görünmek istemedim. “Güzel olduğu için orada, ne anlar ki spordan” deniyor çünkü. Ben güzellik yarıştırmanın abesle iştigal olduğunu düşünüyorum. ısteyen istediği gibi yarıştırabilir. Zaten, diğer spor spikerlerine göre az güzelim bana göre. Çok güzel bulunmamak, işime gelir. Ağzımdan çıkanın, konuştuklarımın daha önemli olmasını tercih ederim. ‘Acaba bu hafta ne konuşacaklar?’ denmesini, bu yüzden programın heyecanla beklenmesini isterim. 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!