Afrodisias yeni bir ruh

Güncelleme Tarihi:

Afrodisias yeni bir ruh
Oluşturulma Tarihi: Haziran 08, 2008 00:00

Aydın’daki Afrodisias antik kenti Yunan ve Roma döneminin en iyi korunmuş örneklerinden biri. Ama bu sıralar onu daha çekici kılan bir özelliği var. 31 Mayıs’ta açılan sergi salonu.

Sevgi Gönül’ün sağlığında gerçekleşmesini çok istediği ancak göremediği salon, geçtiğimiz hafta sonu törenle açıldı. Sebasteion Sevgi Gönül Salonu’nda antik kentten çıkan rölyefler (kabartmalar) sergileniyor.

Adını güzellik tanrıçası Afrodit’ten alan Afrodisias Antik Kenti, bugün Aydın’ın Karacasu İlçesi’nin Geyre Beldesi’nde 520 hektarlık bir alanda yer alıyor. Adını bu beldeden alan Geyre Vakfı da 1987 yılından beri Afrodisias’a hizmet ediyor. Vakfın eski başkanı ve Koç Holding Yönetim Kurulu üyesi Sevgi Gönül’ün sağlığında en büyük hayallerinden biri, antik kentten çıkarılan eserlerin yerinde sergileneceği bir müze yapmaktı. Afrodisias’ta bulunan müze küçük geliyor, civar müzelerde de yer olmadığından eserler depoda tutuluyordu.

Sit alanında müze kurmanın yasal zorluğu özel bir proje ile aşıldı. Yer belirlendi ve Mimar Cengiz Bektaş alana zarar vermeyen bir yapı tasarladı. Bu bina mevcut müzeye bitişik ve içeriden bağlantılı şekilde yapıldı. Yapının zemininde, altındaki antik kentin yapısını gösterecek şekilde cam bir bölüm bırakıldı. Salon bittikten sonra, alandan çıkarılan rölyefler içine yerleştirildi. Her bir rölyefin yanına hikayeleri de asıldı ve bu tabelalara bugün bu çalışmada sponsor olanların isimleri de yazıldı.

BİR GÖZÜM GÜLÜYOR BİR GÖZÜM AĞLIYOR

Nihayet Sebasteion Sevgi Gönül Salonu’nun açılışı 31 Mayıs’ta yapılan bir törenle 2004 yılından bu yana Geyre Vakfı’nın tüm etkinliklerine destek veren Yapı Kredi Özel Bankacılık tarafından gerçekleştirildi. Açılışta 7’nci Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Aydın Valisi Mustafa Malay, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, Geyre Vakfı Afrodisias Kazıları Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel, Belma Simavi, Mehmet Ali Birand, İlber Ortaylı ve Geyre Vakfı yöneticileri de bulundu.

Açılışta konuşan Geyre Vakfı Başkanı Ömer Koç "Bu yörede yaygın olan özdeyişle, bir gözüm gülerken bir gözüm ağlıyor. Gülen gözüm bu projeyi alnımızın akıyla hayata geçirmiş olduğumuz içindir. Ağlayan gözüm ise çok arzu etmesine rağmen bu projenin gerçekleşmesini görememiş olan rahmetli halam Sevgi Gönül içindir. Ama eminim ki o da yüzünden hiç eksik olmayan tebessümüyle manen ve ruhen bizimle birlikte ve bizleri seyrediyor" dedi.

ROMALILAR VE YUNANLILAR BİR ARADA

Sevgi Gönül Salonu’nun önünde bulunan Sebasteion ismi, şehirdeki en önemli anıtsal komplekslerden biri olan İmparatorlar Tapınağı’ndan geliyor (M.S 1. yy). Sebasteion olarak anılan bu tapınak, Roma imparatorları ve Yunan kahramanlarını alışılmadık bir şekilde bir araya getiren, son derece gösterişli mermer kabartmalarla süslü. Geyre Vakfı’nın da katkılarıyla, Sebasteion Binası’nın bir bölümünün bire bir restorasyonu veya anastilosisi (sütunların yerlerine dikilmesi) yapıldı. Rölyeflerin asılları salonda sergileniyor ancak bu sayede ziyaretçiler onların orijinal hallerinin tapınakta nasıl yerleştirilmiş olduğunu hayal ederek değil, yaşayarak görebilecek.

1979 yılında ziyarete açılan ilk Afrodisias müzesinde de sadece Afrodisias kazılarında elde edilen eserler sergileniyor. Bu kentte M.Ö. 1’inci yüzyıl ile M.S. 5’inci yüzyıl arasında çok nitelikli bir heykeltıraşlık okulu vardı. Bu nedenle müzedeki eserlerin çoğu heykellerden oluşuyor. Müzede, M.Ö. 5800’den beri burada yaşandığını belgeleyen prehistorik eserler, sikkeler de sergileniyor. Müzenin yeni salona uygun bir şekilde renovasyondan geçirilmesi planlanıyor.

HEYKEL OKULUYLA MEŞHURDU

Afrodisias’ta ilk yerleşim, neolitik çağda oldu. Bunu kalkolitik, tunç çağı ve demir çağı izledi. Kentin içinde bu kültürlere ait iki höyük var. Doğudaki Höyük Pekmeztepe, batıdaki höyük ise üzerine kentin akropolü kurulduğu için Akropoltepe diye anılıyor. Afrodisias, M.S. 2’nci yüzyılda Roma İmparatorluğunun koruması altına girdikten sonra dini ve entelektüel bir merkez olarak ün saldı. Kalabalık bir sanat ve edebiyat zümresini ağırladı. Burada açılan heykeltıraşlık okulu 600 yıl boyunca nice sanatçılar yetiştirdi. Afrodisias M.S. 3’üncü yüzyılda Karya’nın başkenti oldu. 4’üncü yüzyılda piskoposluk merkezi haline geldiğinde, adı haç anlamına gelen Stavropolis’e dönüştürüldü. Ünlü Afrodit Tapınağı artık bir Hıristiyan bazilikası olmuştu. 11’inci ve 12’nci yüzyıllarda Selçuklu ve Osmanlı Türkleri’nin Anadolu’ya gelişleriyle pek çok kez el değiştirdi, sonra önemini yitirdi ve tekrar köyleşti. Kent, 14’üncü yüzyılda tamamen boşalmıştı.

İLK KAZILARI BAŞLATAN PROF. ERİM’İN MEZARI BURADA

Kazıların başlangıcı 1961 yılında henüz 60 yaşında hayata veda eden ve tüm kariyerini buraya adayan Prof. Dr. Kenan Erim’e dayanıyor. Erim’in mezarı da sessiz bir anıt gibi bu kentte yatıyor. Kazılar bugün Prof. Dr. Berth Smith’in başkanlığında sürüyor. Bugüne kadar kentin yalnız dörtte biri gün ışığına çıkarıldı. Afrodisias’ın 8 bin kişilik çok iyi korunmuş tiyatro binası (odeon) da görülmeye değer. Afrodit Tapınağı ve kolonların yükseldiği Tetrapilon da kentin bir dönem ne kadar muhteşem olduğunu gösteriyor.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!