22 saat uyanık kalmaya hazır mısınız?

Güncelleme Tarihi:

22 saat uyanık kalmaya hazır mısınız
Oluşturulma Tarihi: Mart 05, 2006 00:00

Bir yandan uykuya dalabilmek için sürekli olarak uyku ilacı kullanan bir toplum, öte yandan yoğun çalışma temposu içinde uykuya mümkün olduğunca az zaman ayırma zorunluluğu ve bu yüzden tüketilen kahve, amfetamin gibi uyarıcılar... Bu gelgitler arasında oyunun kurallarını değiştirmeye aday bir ilaç ortaya çıkıyor. Peki ya bu değişimin toplumlar üzerindeki sonuçları? 22 saat uyanık bir yaşama hazır mısınız?

Yapacak öyle çok işi ve öyle az zamanı var ki... Vahşi rekabet toplumu günümüzde özellikle önemli koltukları işgal eden yöneticilerin pozisyonlarını tehdit ediyor, sürekli olarak... İşlerine daha çok zaman ayırmak ve daha çok uyanık kalmak zorundalar. En azından ülkemizde ne kadar geçerli bilmiyoruz, ama örneğin rekabetin keskin sürdüğü ABD’de bu böyle...

Mesela Seattle’da yazılım geliştiricisi olarak çalışan Yves’in yoğun çalışma temposu yüzünden sosyal yaşamı da tehdit altında. Peki ya çaresi? Ağzına bir hap atmak. "Yatağa girmeden hemen önce bir tek hap yutarsam, 4-5 saat sonra dipdiri ayaktayım" diyor.

Sözünü ettiği ilaç, 7 yıl önce piyasaya sürülen, Modafinil. Modafinil bir uyarıcı, ancak kafein ve amfetaminlerin aksine yeni hap sinir sistemini etkilemiyor ve ’uyku borcunu’ da geri ödettirmiyor. Yves, 3 yıldan beri bu hapı kullanıyor ve son derece yararlı bulduğunu söylüyor. "Her şeyden önce iş yaşamında daha verimliyim. Daha organize ve daha motive edilmiş haldeyim. Cuma akşamı geç saatlere kadar partide eğlenip cumartesi sabah erkenden işimin başında zinde bir şekilde olabiliyorum’’ diyor.

UYKUYU YOK ETME MÜMKÜN OLACAK

Viagra’nın cinsellik üzerinde yaptığı etki gibi, Modafinil de uyku konusunda yaşam stilini değiştirebilen mucizevi bir ilaç mı? Bugüne kadar insanoğlu yaşamını uyku saatlerine göre ayarladı ancak yakın bir gelecekte ilk kez uykuya ayırdığımız süreyi kendi yaşam tarzımıza uydurmak için kendimiz belirleyebileceğiz.

Londra Imperial College’dan Russel Foster’e göre, "Vücudun 24 saatlik ritmini ne kadar çok anlarsak, bu ritmi o kadar çok değiştirebiliriz."

Önümüzdeki 10-20 yıl arasında, uykuyu farmakolojik olarak yok etmek mümkün. Uykuyu taklit etmek ise biraz daha zaman alacak.

Ancak günde 22 saat faal olma fikri herkesin hoşuna gitmiyor.

Surrey Üniversitesi Uyku Araştırmaları Kürsüsü Başkanı Neil Stanley’e göre, 22 saat faal olmak bir toplumun başına gelebilecek en kötü şey.

Şu meşhur "Tarihin Sonu" kitabından tanıdığımız Johns Hopkins Üniversitesi’nden Francis Fukuyama son yayınladığı "İnsanlık sonrası geleceğimiz: Biyoteknoloji Devriminin Sonuçları’’ adlı kitabında insan doğasının bütünüyle değişeceğini anlatıyordu. Fukuyama’ya, Modafinil ilk piyasaya çıktığı zaman ilaç hakkındaki düşünceleri sorulduğunda, yanıtı "Benim için sürpiz olmadı’’ idi.

Ancak belli ki, eninde sonunda uykusuz yaşam kaçınılmaz olacak.

DOĞAL UYKUNUNONARICI ÖZELLİĞİ VAR

Günümüzün o stresli koşuşturmacası içinde uyku gerçekten önemli bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Daha iyi bir uyku uyuyabilmek ve uykusuzluk sorununu çözümleyebilmek için insanlar farklı mekanizmaları harekete geçiriyorlar. En yaygın olanı ise uyku ilaçları. Ancak "hipnotik" diye tanımlanan bu ilaçlar insanı belki uyku halinin içine sokuyor ama gerçek uykunun tüm onarıcı yapıcı özelliklerini sağlayamıyor.

Bağımlılığa yol açan özellikleri ile bizi uyutmaması, uykumuzu açması için kullandığımız kahve ya da amfetamin gibi maddeler daha da kötü.

İlaç ya da uyarıcı bağımlılığı ile sürdürdüğümüz günlük uyku ve uyanıklıklar ise insanı giderek daha yıpratıyor.

İşte tam bu noktada devreye giren Modafinil, oyunun kuralllarını değiştirecek gibi gözüküyor. Çünkü doğal bir uyanıklık ve uykusuzluk hali veriyor ve insanı zinde tutmayı başarıyor.

1998’DEN BERİ SATIŞLARI ARTIYOR

1998 yılından beri piyasada olan Modafinil’in satışları her geçen yıl daha da artış gösterdi. 1999’da 25 milyon dolarlık satış 2005 yılında 575 milyon dolara ulaştı.

Üretici firma Cephalon ise, hálá bu ilacın uyku apnesi ve narcolepsi gibi hastalıkların tedavisi amaçlı olduğunu ileri sürmekte ısrarlı. Ancak Cephalon’un söylemine karşın ilaç neredeyse yok satıyor. Bugüne kadar herhangi bir yan etkisine rastlanmış değil. Ancak bu kadar yaygın kullanımın ardında, görülmeyen bir sorunun bulunma olasılığı da yok değil.

Foster’a göre uzun süreli kullanım bu ilaca karşı bağımlılık yaratma riskini taşıyor olabilir. Ancak üretici firma, Modafinil’den aldığı sonuçtan o kadar memnun ki, Armodafinil adını verdiği bir ikinci ilacı daha geliştirmek üzere.

RAKİP İLAÇ, PENTAGON TARAFINDAN TEST EDİLDİ

Modafinil’in elde ettiği başarı o kadar çok konuşuldu ki, benzer ürünler çıkarılmaya başlandı. Geçtiğimiz yıl Kuzey Carolina’da Wake Forest Üniversitesi’nden Sam Deadwyler, CX717 adını verdiği deneysel bir ilaç geliştirdi. Bugüne kadar yapılan çalışmalar Modafinil’in tahtının da yakında sallanacağını gösteriyor. Deadwyler, 11 maymunu 36 saat uyanık tutmayı başardı. Deeadwyler’in bulguları, CX717’nin insanı zinde tutmada daha etkin olduğu ve daha yapıcı fonksiyonları olduğu şeklinde.

İlacın tatbik edildiği maymunların, 36 saat uykusuzluğun ardından hiç ilaç verilmeyen ve normal uykularını alan maymunlara kıyasla günlük aktivitelerinde daha başarılı oldukları tespit edildi. Deadwyler, bu maymunların beyin MR’larını da çekti ve ciddi biçimde uykusuz kalmış olanların bile ilaç sayesinde beyinsel aktivitelerinin düzgün sürdüğünü gözledi.

İlaç, çok küçük ölçekli bir deneyde insanlar üzerinde de uygulandı. 16 erkek üzerinde yapılan denemede, CX717’nin 24 saat uykusuzluğun ardından başgösteren bilinçsel düşüşleri büyük ölçüde tersine çevirmeyi başardığı anlaşıldı.

2005 yılının sonlarında ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) İleri Araştırma Projeleri Birimi, CX717’yi test etti. Test sırasında, ilacı kullanan 48 gönüllünün, 4 gece yoğun bir şekilde çalıştırılıp aralarda yalnızca 4 saatlik iyileştirici bir uykuya dalmalarına izin verildi. Sonuçta bu gönüllülerde uykusuzluktan çok yorgunluk izleri görüldü. Yine de, ilacın uykusuzluk hissini kaldırıp kaldırmadığı tam olarak tespit edilemedi.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!