Kamptaki hayalet

Güncelleme Tarihi:

Kamptaki hayalet
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 26, 2005 02:01

Kaptan Ümit Özat, çarşafa büründü, elindeki iskelet ile arkadaşlarına tatlı bir şaka hazırladı. Tüm odaları dolaştı, Alex ile Tuncay'a takıldı. Meğer arkadaşları bu iki futbolcuyu telefon ile uyarmış...

ANLATACAĞIMIZ bu hikaye Fenerbahçe'yi şampiyonluğa taşıyan maratonun son metrelerinde yaşandı.

Samandıra'daki arkadaşlığın, dostluğun, hoşgörünün, sevginin ne denli yüksek boyutta olduğunu bu öykü açıkça ortaya koyuyor.

Galatasaray maçına 24 saat kala son antrenman tamamlanmıştı. Doktor Ethem Kavukçu yönetimindeki sağlık ekibi oyuncuların son kontrollerini yapıyor. Kimisi masaj yaptırıyor, kimisi şakalaşıyordu. Artık dinlenme zamanı gelmiş ve herkes yemeğini yedikten sonra birer birer odasına çekilmişti.

Futbolcular derbiye hazırdı. İnanılmaz bir rahatlık vardı. Bu gözlerinden okunuyordu.

Daum ve yardımcıları da odasına kapanmıştı. Koridorlar bomboştu. Samandıra çalışanları da kafeterya bölümünde sohbet ediyordu.

Kaptanın cinliği

Saatler 10.00 civarıydı. İşte bu sırada ortaya hayalet çıktı. Kaptan Ümit Özat arkadaşlarını motive etmek için bir cinlik düşünmüştü. Sakin ve sade kişiliğiyle bilinen Ümit, çarşafa bürünmüş ve eline aldığı iskelet ile arkadaşlarına sürpriz hazırlamıştı.

Tek tek kapıları çalıyor ve karşısına çıkan kişiyi korkutuyordu. Hemen hemen bütün odaların kapısını çalan Ümit Özat "Amacıma ulaştım" diye düşünürken, Alex ile Tuncay'ın hışmına uğradı.

Büyücü Alex, bu şakayı yememişti. Kapıyı çalan Ümit Özat'ı kıskıvrak yakalayıp, odasına çekmiş ve yatağın üzerine fırlatmıştı. Ardından Tuncay kaptanına sarılarak, "Ben hayalet filan tanımam" dercesine şakayı yutmadığını göstermişti.

Neşeli geçen dakikalar sonrasında Alex ile Tuncay'ın neden şakayı anladığı ortaya çıktı.

Meğer, diğer odalarda yaşanan olaylar telefon trafiği ile iki futbolcuya bildirilmiş.

Alex'ten garanti

F.BAHÇE, Denizli deplasmanından 2-0'lık yenilgiyle ayrılınca takipçisi G.Saray arasındaki puan farkı ikiye inmişti.

Şampiyonluk yolunda bu kayıp herkesi korkutmuştu.

Asbaşkan Hakan Bilal Kutlualp de oldukça üzülmüştü. Maçtan sonra Alex ile biraraya gelen Kutluap, transferi döneminde yakın dostluk kurduğu Brezilyalı futbolcuya moral vermek isterken şaşkına döndü.

Alex, Kutlualp'e döndü... "Kesin olarak şampiyonuz. Hiçbir endişeniz olmasın..."

Kutlualp
rahatlamıştı. Haftalar birbirini kovaladı ve Alex'in dediği çıkınca, Kutlualp perde arkasında yaşanan bu diyaloğu dostlarına anlattı.

HERKESE 5 BİN DOLAR CEZA

ALMAN disiplini F.Bahçe'nin ruhuna işlemişti. Yemek saatlerinde kimin cep telefonu çalarsa, 100 dolar ceza ödeyecekti.

Yine bir yemek saati cep telefonu çaldı. Herkes "Kim acaba" diye birbirine baktı.

Odadan çıt çıkmıyordu. Daum’un yardımcısı İmmel, "Kimin çaldı? 100 dolar ceza alacak, sorun bitecek..." diye seslendi.

Yine çık yoktu. İmmel bu kez, "Kimse çıkmazsa, Daum dahil herkese 5'er bin dolar ceza" diye haykırdı.

Ardından telefon bir kez daha çaldı. Yine herkes birbirinin yüzüne baktı ve gülüşmeler başladı.

Meğer yemek salonundaki müzik sisteminde çalan parça, son dönemlerdeki "Islık" melodisiymiş...

Tuncay camı parçaladı

YILLARCA
gönüllü olarak Fenerbahçe'nin yabancı oyuncularıyla ilgilenen ve onların Türkiye'ye uyum sağlaması için büyük çaba harcayan Volkan Ballı, Oğuz Çetin döneminde İdari Menajerliğe getirildi.

Son iki yılda 2 şampiyonluk yaşayan Ballı, perde arkasında güzel işler yaptı.

Ballı'nın en önemli görevlerinden birisi soyunma odasında yaşanan olayların basına sızmasını engellemekti.

Bunda da büyük oranda başarılı olmuştu. Bazen gülen, bazen üzülen futbolcular, yaşadıklarını kesinlikle dışardaki dost ve arkadaşlarına yansıtmıyordu.

Bu tablo içinde gelip geçen sezonun şampiyonlukla noktalanması, bazı gerçekleri de su yüzüne çıkardı.

Tuncay’ın hırsı ve kazanma arzusunu bilmeyen yok.

Akıl almaz goller de kaçırsa onun saha içindeki temposu herkesin takdirini topluyor..

Meğer Tuncay soyunma odasında camı parçalamış.

Durun, durun... Üzüntüden değil...

Sevinçten...

Hangi maç mı?

Tabii ki son oynanan Galatasaray derbisi...

45 saniyede bitti

Daum, antrenörlük kariyerindeki en kısa maç konuşmasını G.Saray derbisinde yaptı: Sizlere inanıyorum. Maçın önemini biliyorsunuz. Çıkın oynayın.

SEZON içinde biri kupa olmak üzere 4 derbiden boynu bükük ayrılan Daum, Galatasaray maçı öncesinde gecesini gündüzüne kattı.

Alman teknik adam hafta boyunca Samandıra'nın kapılarını dış dünyaya kapattı ve maçı kazanabilmek için futbolcularını alışılmışın dışında hazırladı.

Herkes galibiyet ile gelecek şampiyonluğun hayali içindeydi. Daum da futbolcularını bu yorumlarla motive ediyordu. Ancak antrenmanlardaki taktiği kontrollü oyun, ayağa pas ve savunma ağırlıklıydı.

5-1'lik kupa hezimeti sonrasında rakibin silahlarına gerekli önlemi almak istiyordu. Özellikle Ribery ve Necati Ateş'e adım attırmak istemiyordu.

Maç sabahı bütün gazeteler Daum'un açık futbol oynatacağını ve Galatasaray karşısında 5-1'in intikamını almak için farklı galibiyet planıyla sahaya çıkacağını yazıyordu. Alman hoca amacına ulaşmış ve Galatasaray cephesine oyun planını böyle anlatmıştı.

Saatler birbirini kovaladı ve futbolcular, maç konuşmasını dinlemek için salona geçtiler. Herkes telefonunu kapattı ve gözler Daum'a çevrildi.

Normal şartlarda en az yarım saat konuşan Daum bu kez 45 saniyede işini bitirdi.

- Bu maçın önemini hepiniz biliyorsunuz. Kazanacağınızdan eminim. Ne yapacağınızı biliyorsunuz. Sizlere inanıyorum.

İşte bu konuşma sonrasında otobüse bindiler ve sahaya geldiler.

Nobre'nin attığı gol ile şampiyonluk gelmişti.

Daum ise belki de kariyerindeki en kısa konuşmasını yaparak derbi kazanmıştı.

Daum'a terapi

LE Guen
söylentileri almış başını gidiyordu. Fenerbahçe yönetimi bu dedikoduların Galatasaray maçı öncesinde bilinçli olarak çıkarıldığını düşünüyordu. Daum'un kafası oldukça karışıktı.

Başkan Aziz Yıldırım beraberindeki yönetici arkadaşlarıyla hafta başında Samandıra'ya gelerek, Alman hocaya bu olayın doğru olmadığını ve Galatasaray cephesinden çıktığını anlatmaya çalıştı.

Ardından Asbaşkan Ali Yıldırım işini gücünü bırakıp, Samandıra ile ofisi arasında mekik dokudu. Yıldırım, Daum'a ve futbolculara olayın doğruluğunu anlatmak için büyük çaba harcadı. Sonuçta amacına ulaştı ve takım da maça huzur içinde çıktı.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!