Türkiye'de metaverse arsalarına hücum! Risk mi, fırsat mı, balon mu?

Güncelleme Tarihi:

Türkiyede metaverse arsalarına hücum Risk mi, fırsat mı, balon mu
Oluşturulma Tarihi: Ocak 24, 2022 14:25

Metaverse adı verilen dijital evren, son zamanlarda en çok konuşulan ve merak edilen konular arasında. Henüz adapte olmaya çalıştığımız bu evren, pek çok fırsatı da beraberinde getiriyor. Ancak uzmanlar 'Bu evrende ne yapacağınızı bilmiyorsanız, henüz uzak durmalısınız' uyarılarını sık sık yapıyor. Biz de bu evrendeki riskleri uzmanlarla konuştuk. Detaylar haberimizde...

Haberin Devamı

Hafızası kuvvetli okurlarımız hatırlayacaktır: Dijital dünyanın son trendi olan metaverse'te arazi alımını yaklaşık bir ay kadar önce yaptığımız bir haberle Türkiye'nin gündemine taşımıştık.

Metaverse kavramına yabancı olanlar için temel bilgileri de içeren haberimizde Türkiye'den ve dünyadan uzmanların metaverse'te arazi alımının avantajları ve risklerine dair verdiği detaylı bilgiler de yer alıyordu.

Örneğin ABD'li bir metaverse yatırımcısı ve Morgan Stanley eski analisti olan Logan Welbaum bu alandaki fırsatları sıraladıktan sonra "Metaverse yatırımları oldukça riskli, zira insanlar bu parselleri kullanmazsa ya da alana daha iyi rakipler girerse, yatırımın batma ihtimali çok yüksek" uyarısında bulunuyordu.

Pennsylvania Üniversitesi'ne bağlı Wharton İşletme Okulu'nda blok zinciri ve dijital varlıklar üzerine dersler veren Prof. Kevin Werbach Welbaum'a kıyasla çok daha sert bir yorum yapıyor ve metaverse heyecanının gerçekçi olmadığını, şu anki durumu bir "balon" olduğunu söylüyordu.

Haberin Devamı

TİM Danışmanlık Kurucu Ortağı Dr. Vedat Güven ise "Bilmeden ve araştırmadan metaverse dünyasına girmek bir kumar olur. Nerelere yatırım yapmanız gerektiği konusunda metaverse arsa danışmanları yardımcı olabilir. Burada fırsatlar var ancak körlemesine girilirse sonu hüsran olabilir" sözleriyle tehlikenin altını çiziyordu.

TÜRKİYE ALIMLARDA İLK SIRAYA YERLEŞTİ

Aradan geçen sürede, metaverse'te arsa alımı ülkemizde de oldukça yaygın hale geldi. Özellikle gerçek coğrafyaların sanal parsellere bölünerek satıldığı OVR, Türkiye'deki kullanıcıların akınına uğradı.

Geçtiğimiz hafta sosyal medyada paylaşılan verilere göre, OVR'da arazi alımı yapan kullanıcıların geldikleri ülkelere baktığımızda Türkiye'nin ezici bir üstünlüğü olduğunu görüyoruz. Bu kişilerin yarısından fazlasının bu alımı Ocak ayının ikinci haftasında gerçekleştirmiş olması da bir başka dikkat çekici detay.

Özetle şu an dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ciddi bir "metaverse'e hücum" dalgası yaşanıyor.

"BU KADAR İNSAN ALIYORSA BİR BİLDİKLERİ VARDIR" DEMEK DOĞRU MU?

Haberin Devamı

Diğer yandan son günlerde dış basında çıkan endişe verici haberlerin sayısında da bir artış yaşandı. Örneğin WIRED'da yayımlanan ve Eric Ravenscraft'in imzasını taşıyan "Metaverse Arazi Akını Bir Yanılsama" başlıklı yazı oldukça önemli detaylar içeriyor.

Özellikle Facebook'un Meta olarak yeniden lanse edilmesinin ardından dijital arazi akınının başladığını belirten Ravenscraft, "Bu kadar çok parası olan insan buraya akın ediyorsa, bir kâr edecekleri içindir, değil mi?" mantığıyla hareket etmenin hatalarını sıralıyor.

Kullanılan jargon nedeniyle, sınırlı alana sahip tek bir metaverse varmış gibi bir izlenim yaratıldığını da belirten Ravenscraft, metaverse ortamlarını video oyunlarının "erken erişim" versiyonlarıyla ve son dönemde çeşitli kripto paralar bağlamında şahit olduğumuz "pump-and-dump" (fiyat şişirme manipülasyonu) dolandırıcılığıyla kıyaslıyor.

Haberin Devamı

METAVERSE TEK DEĞİL SINIRSIZ SAYIDA METAVERSE'LER VAR

Öncelikle kullanılan dille ilgili sorunlara bir bakalım. "Metaverse'e girdim", "metaverse'ten arsa aldım", "gelecek metaverse'te" gibi ifadeler hep, tek bir metaverse olduğuna ve bu alemde her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğuna dair bir izlenim yaratıyor. Halbuki durum bunun tam tersi, halihazırda aktif olan birden fazla metaverse mevcut. Üstelik bu işe ayıracak kaynak ve bilgi sahibi olan herkes de kendi metaverse'ünü yaratıp burayı dilediği şekilde kullanmakta, parsellemekte ve/ya satmakta özgür.

En büyüklere bakarsak, bugün Facebook'un yani Meta'nın Horizon Worlds isimli metaverse'ünün yanında Microsoft'un Mesh isimli metaverse'ü de mevcut. Üstelik bu metaverse'ler birbirleriyle etkileşim halinde de değiller.

Haberin Devamı

Bunu telefondaki iki ayrı haberleşme uygulaması gibi düşünmek mümkün. WhatsApp üzerinden diğer WhatsApp kullanıcıları ile Telegram üzerinden ise diğer Telegram kullanıcıları ile yazışıp konuşabiliyoruz. Ancak karşımızdaki kişi Telegram kullanıcısı ise WhatsApp uygulamamız üzerinden ona mesaj gönderemiyoruz. Horizon Worlds ve Mesh de özünde iki ayrı VR uygulaması.

Türkiyede metaverse arsalarına hücum Risk mi, fırsat mı, balon mu

DECENTRALAND'DE ALINAN ARAZİNİN SANDBOX'TA KARŞILIĞI YOK

Aynı şey arazi alımı denince akla ilk gelen platformlar olan Decentraland ve Sandbox için de geçerli. Bu platformlar üzerinden satın alınan NFT'ler yine bu sanal dünyaların haritaları üzerinde belli noktalara tekabül ediyor ancak bu haritalar örtüşmediğinden, satın alınan araziler sadece Decentraland ya da Sandbox metaverse'ünde bir anlam ifade ediyor. WIRED'a konuşan analist Dan Olson, "Size kendi alanları içinde inşaat yapmanıza izin veren token'lar satıyorlar. Yani sonuç olarak onların hizmetini satın alıyorsunuz" diyor.

Haberin Devamı

Biraz daha net anlatmak gerekirse; Decentraland'den bir parsel almakla, İstanbul'da Bebek'ten bir arazi almak arasında fark yok gibi görünüyor. Ancak önemli bir fark var: Gerçekte Bebek bir tane. Ancak söz konusu metaverse olduğunda sınırsız sayıda Bebek yaratılabilir ve bunların hepsi de farklı kişilere satılabilir. Peki bu metaverse Bebek'lerinden hangisi daha kıymetli yani hangisi daha doğru bir yatırım? Kullanıcılarına en iyi hizmeti sunanı...

"SATIN ALDIĞINIZ ŞEY BİR BİLGİSAYARDAKİ SAYILAR"

Ravenscraft'in dikkat çektiği bir diğer nokta da metaverse arazilerinden bahsedilirken kullanılan dilin, gerçek hayattaki emlâk ve arazi jargonundan ödünç alınmış olması. Bunun da gerçek alanlar veya gerçek binalar alınıp satıldığına, gerçekten temeller atıldığına, inşaatlar yapıldığına dair yanlış bir izlenim oluşturduğunu ifade eden Ravenscraft, yazılım mühendisi Stephen Diehl'in şu sözlerine yer veriyor:

"Bu dilin kullanılmasının nedeni teknik süreci açıklamaktan ziyade bir hikâye inşa etmek. İnsanların arka planda bir anlatıya ihtiyacı var. Çünkü en nihayetinde satın aldığınız şey bir bilgisayardaki sayılar. Yeni bir gökdelenin ya da binanın bir parçasını alıyor olduğunuza dair hikâye saçmalıktan başka bir şey değil."

Ravenscraft yazısının geri kalanında kendi Decentraland tecrübelerini paylaşıyor. Decentraland evrenini bir hayalet şehre benzeten Ravenscraft, 22 Kasım 2021 tarihinde yaklaşık 2,5 milyon dolara satılan 116 parsellik alan dahil her yerin neredeyse bomboş olduğunu anlatıyor. Decentraland'deki mağazalara da değinen yazıda, Sotheby's gibi bazı galerilerin alanlarında NFT sanat eserlerinin sergilenmekte olduğu, ancak buralarda alışveriş yapmak isteyenlerin Decentraland dışındaki OpenSea, Rarible gibi sitelere yönlendirildiği bunun da önemli bir eksik olduğu belirtiliyor.

MANA'NIN BU KADAR DEĞERLENMESİ NORMAL Mİ?

Ravenscraft'in altını çizdiği bir diğer nokta da Decentraland'de arazi alımları için kullanılan MANA isimli kripto paranın değerindeki astronomik yükseliş.

MANA'nın değeri 7-17 Ocak arasında 3,19 dolardan 5,90 dolara yükseldi. Yine o tarihte 5,45 milyar dolarlık piyasa değeriyle en büyük 32'nci kripto ve en büyük metaverse kriptosu kabul edilen MANA'nın önümüzdeki yıllarda daha da yükseleceği tahmin ediliyor. Wallet Investor'a göre MANA'nın bir yıllık ortalaması 5,55 dolar, beş yıl sonraki değeri ise 15,6 dolar olacak. DigitalCoin'in öngörüleri ise 2022'de ortalama 4,13 dolar, 2023'te 4,89 dolar, 2025'te 6,2, 2020'da ise 12,5 dolar şeklinde. Price Prediction ise 2022 ortalamasını 4,45, 2023'ü 6,66, 2025'i ise 14 dolar olarak belirlemiş. Bu sitenin 2030 beklentisi ise 92 dolar gibi inanılmaz bir seviye.

"Hızlı fiyat artışları illa bir yolsuzluk olduğunu göstermese de kriptolardaki pump-and-dump yolsuzluklarının artması şüphe uyandırmalı" diyen Ravencraft şöyle devam ediyor:

"Decentraland ve onun gibi diğer sanal dünyalar internetin geleceği olabilir. Ama eğer olmazlarsa ve buralara şimdiden çok büyük para yatıranlar olduğunu düşünürsek, birileri sorumluluğu üstlenmek zorunda kalacak. Ve bu metaverse projelerini çevreleyen söylemler düşünüldüğünde, sorumluluğu üstlenenler anlatılan güzel hikayelere kanan sıradan insanlar olabilir."

CRYPTOLANDER PROJESİ GERÇEK Mİ DOLANDIRICILIK MI?

Bunlar Decentraland gibi sanal dünyada sanal parseller satan plaftormlara dair soru işaretlerinden bir kısmı. İşin bir de diğer boyutu var: Gerçek dünyayı parselleyip sanalda satanlar.

Geçtiğimiz günlerde bu bağlamda oldukça ilginç bir projeyle ilgili yoğun tartışmalar yaşandı. Söz konusu projenin adı Cryptoland. Daily Dot'ta yayımlanan "Cryptoland bir NFT cenneti olmak istiyor ama dijital bir FyreFest'e benziyor" başlıklı habere göre, "kripto meraklıları için bir Disneyland" olarak lanse edilen Cryptoland, Max Oliver ve Helena Lopez tarafından hayata geçirilmiş bir girişim.

Fiji'nin 1 kilometre uzağındaki Nananu-I-Cake adası üzerinde kurulacağı söylenen Cryptoland 10000 NFT'den oluşuyor. İkinci el değeri 350 dolar olan bu NFT'lere "Cryptolander" adı veriliyor. Cryptolander'lar el değiştirdiği takdirde, şirket satıştan yüzde 5'lik pay alıyor. (Kurucuların şu ana kadar bu süreçten 6000 dolar kazandıkları tahmin ediliyor.)

Cryptolander'ların 60 tanesi diğerlerinden farklı. "Kral Cryptolander"adı verilen ve 319 Ethereum'a yani 1 milyon dolardan fazlaya satışa sunulan bu özel Cryptolander'ları satın alan kişilerin Fiji'deki adadaki bir parseli de fiziksel olarak satın almış olacağı söyleniyor.

Yani bir Kral Cryptolander için NFT formunda satılan bir tapu demek mümkün. Ancak bu tapu devrinin nasıl gerçekleşeceğine dair yasal çerçeve oldukça muğlak çizildiğinden sürecin nasıl işleyeceği oldukça şüpheli. Cryptoland'in kamuoyuyla paylaşılan belgelerindeki yazım hataları ve benzeri ayrıntılar da şüpheleri artırıyor.

MAX OLIVER'IN DEFTERİ KABARIK

Diğer yandan projenin kurucuları Oliver ve Lopez'in sicilleri de biraz karanlık. Haklarında Cryptoland'le alakalı paylaşımları dışında neredeyse hiç bilgi bulunmayan ikilinin bu durumu da şüphe uyandırıcı.

Ancak Oliver'ın tam adı olan "Maxim Oliver Jubin Coll" hakkında ilginç bilgiler bulmak mümkün. Wikipedia sayfasına göre geçmişte aktörlük ve profesyonel patencilik yapmış olan Oliver, Lopez ile de 2015'te yönettiği "Stones from the Desert" filmi aracılığı ile tanışmış. İkili o dönemde yeni yeni gelişmekte olan YouTuber piyasasında söz sahibi olmak için bir şirket kurmuş ve Play Awards isimli bir ödülü hayata geçirmiş. İlk sene fena bir başarı getirmeyen Play Awards'un ikinci senesi skandallara batımış ve itap edilmiş.

Oliver'ın bir diğer projesi de YouTuber dünyasının magazinini yapmayı amaçlayan YouMag isimli dergi. Bu dergide İspanyol-Norveçli YouTuber El Rubius'un ve gizli sevgilisinin fotoğraflarının yayınlanmasıyla başlayan skandal, derginin birinci sayısının ardından kapanmasıyla sonuçlanmış. El Rubius, bu nedenle Play Awards'u da boykot etmiş.

Ancak ilerleyen süreçte Oliver ve Lopez'in çeşitli şirket ve marka devirleriyle bu batık projelerde oynadıkları rolleri görünmez hale getirmiş. Hatta Olver ile YouMag arasındaki bağlantıyı anlatan bir YouTube videosunun yayıncısına "Lütfen bu videoyu kaldırın" diye bir e-posta gönderdikleri de Daily Dot'un araştırma haberinde yer alıyor.

Üstelik Twitter'da Cryptoland'in şüpheli yanlarını ortaya koyan bir tweet zinciri yayımlayan yazılım mühendisi Molly White'a da "Cryptoland ve kurucularını karaladığı" gerekçesiyle bir ihtarname gönderilmiş.

BÖYLE BİR ADA VAR AMA GERİSİ ŞÜPHELİ

Adanın kendisiyle ilgili de soru işaretleri mevcut:

Cryptoland'den yapılan açıklamada Nananu-I-Cake'nin satışı için prensipte anlaşıldığı belirtildi. Ancak ada halen üzerindeki 12 milyon dolarlık fiyat etiketiyle satılık görünüyor. Yani Fiji yetkilileri ile Cryptoland arasındaki satış işlemleri onaylandı mı belli değil. Dahası Cryptoland'in Discord kanalında bu konuda yapılan paylaşımlar da otomatik olarak engelleniyor. Projeye yakın bir kaynak Daily Dot'a sürecin şu an askıya alındığını söyledi.

Tuhaflıklar bununla sınırlı da değil. ABD vatandaşlarına Kral Cryptolander satışı yok. Siteden alım yapabilmek için önce "Ben ABD vatandaşı değilim" kutusunu işaretlemek gerekiyor Ama şu ana kadar bilinen ilk ve tek Kral Cryptolander sahibi Kyle Chasse Amerikalı. Chasse bu NFT'yi bir Twitter kampanyası sonucu yüzde 50 indirimli aldı ve ETH'nin o günkü değeriyle 750.000 dolar gibi bir bedel ödedi.

Sözün kısası tuhaflıklarla ve soru işaretleriyle dolu bir proje Cryptoland ancak NFT'leri piyasa oldukça popüler. Ancak bu iş batar da ada hayata geçmezse bu NFT'lere para yatıranların akıbeti ne olur, onun cevabını şu an kimse veremiyor.

Türkiyede metaverse arsalarına hücum Risk mi, fırsat mı, balon mu

Biz de bu yeni ve sınırsız evrendeki riskleri Tim Danışmanlık Kurucusu Dr. Vedat Güven ve İstanbul Blokzincir Kadınları Derneği Kurucu Ortağı Ebru Güven ile konuştuk.

‘PROJE ÇÖP OLURSA PARANIZ SIFIRLANIR’

Metaverse evrenine yaptığımız hızlı geçişten sonra ‘proje çöp oldu’ tabirini de sık sık duyar olduk. Biz de Vedat Güven’e bunun ne anlama geldiğini sorduk.

Vedat Güven, “Projenin çöp olması, yatırdığınız bütün paranın sıfırlanması anlamına gelir. Bunu gerçek hayata benzetmek isterseniz, bir projeden ev aldığınızı düşünün. Fiziken evin varlığı olmasına rağmen projeye bankalar tarafından el koyulduğundan parasını ödediğiniz evi alamıyorsunuz. Gerçek hayatta da projeler bu şekilde çöp oluyor. Sonuç almak kolay olmasa da bir hukuki süreç var ama eğer proje boş çıkarsa bir muhatabınız yok.” açıklamalarında bulundu.

İŞ GELİŞTİRME SEÇENEĞİ VARSA ALIN

Sanal arsa satan projeleri doğru anlamak için ikiye ayıran Vedat Güven, “Bunlardan bazıları gerçek dünyadaki yerlerin sanal karşılığını satıyor. ABD’den, Türkiye’den farklı yerleri sanal alemde satın alabiliyorsunuz. Mesela Levent’ten arsa aldım duygusu oluyor ama bunun içi ne kadar dolu bilemiyoruz. Gelecekte eğer rağbet devam ederse yatırımcıyı mutlu edebilir.” dedi ve devam etti:

“Bir de sanal bir evrenin sanal arsalarını satan projeler var. Burada ise oldukça popüler olanlar Decentraland ve The Sandbox. Öyle ki buralardaki en ufak ve çok ücra yerlerde kalan arsalar 4 bin dolardan, merkezi yerlerdeki arsalar ise 30 bin dolardan başlıyor. Bu tür projelere daha sıcak bakıyoruz. Çünkü bu tür projeler aldığınız yerde bir iş geliştirme olanağı sunuyor. Mesela oraya bir eğlence merkezi veya müze açabilirsiniz. Aynı zamanda burada bitmiş projeler de var ve sanatçılar orada konserler veriyor. Ünlü rapçi Travis Scott bir sene boyunca turnelerde 58 milyon kazanırken, metaverse evreninde verdiği bir konserden sadece 20 milyona yakın gelir elde etti. Eğer satın aldığını arsada bir iş geliştirme seçeneğiniz varsa buradan arsa alınır. Sadece alım satım yaparak gelir elde etmeye çalışıyorsa daha riskli.”

Türkiyede metaverse arsalarına hücum Risk mi, fırsat mı, balon mu

Ebru Güven ise gerçek arsaların sanal karşılıklarını satın almak bence bir yanılsama ifadelerini kullanarak “Evet, burada da bir sanal dünya yaratılıyor ama buna metaverse demek doğru değil, sadece sanal bir dünya. Metaverse evreninde ise yepyeni bir kainat yaratmaktan bahsediyoruz. Yani bizim hayal ettiğimiz, hatta hayallerimizin dışında da bir evren olduğunu söyleyebilirim. Bu bir geçiş dönemi ve insanlar burayı öğrendikçe zaten hangisinin metaverse olduğunu anlayacak.”

‘AVATARININ OLMASI META EVRENDE OLDUĞUN ANLAMINA GELMİYOR’

Metaverse kavramının içinin biraz boşaltıldığını vurgulayan Ebru Güven, “VR gözlük takıp sanal bir ortamda toplantı yapıldığında, ‘meta evrende toplantı yaptım’ deniliyor. Çevrimiçi diğer uygulamalarda da bir nevi sanal toplantılar yapabiliyoruz. Bir avatarının olması bile meta evrende olduğun anlamına gelmiyor. Burada farklı deneyimler yaşamak önemli. Bu platformların yaşatacağı deneyimlere topluluk tarafından ne kadar değer atfedileceği önemli.” dedi.

“Şu anda bize öğretilmiş kalıplarla düşünüyoruz ve projeler de böyle gelişiyor. Meta evreni üzerinde yaşadığımız dünyaya benzeterek, arsalar satıp cazip hale getirmeye çalışıyorlar. Ancak gerçek metaverse böyle olmamalı, gerçekten hayal edilmiş bir dünya olmalı. Diğer türlüsü sadece spekülasyon yaratıp para kazanma evreni yaratma çabası. Aslında gerçek bir değeri bence yok ama önemli olan benim düşüncem değil, bir topluluğun ona değer atfetmesi.”

BÜYÜK ŞİRKETLER ARSA DEĞERİNİZİ YÜKSELTİR

Bu dünyaya henüz girmemiş olan ve büyük ses getirecek iki büyük şirkete dikkat çeken ve bunların da Apple ve Google olduğunu vurgulayan Vedat Güven, “Bu şirketler gelecek günlerde muhtemelen kendi meta evrenlerini kuracaklar. Ancak ufak bir ihtimal olarak kendileri kurmak yerine hazır projelerden arsa da alabilirler. Yer kalmadığı için tesadüfen sizin kıyıda köşede kalan arsanızın yakınlarında bir arsa bile kapatabilirler. İşte o zaman sizin de arsanızın değeri kat be kat artar.” ifadelerini kullandı.

ZAYIF HALKALAR ELENECEK

Blokzincir projelerinin devamlılığını sağlayan şeyin yarattıkları ekosistem ve bu ekosistemin de kullanıcılarla yaratıldığına dikkat çeken Ebru Güven, “Projeler bir şey vadetmiyor olsa bile onu ayakta tutabilecek ve değerlendirebilecek de içerisindeki kullanıcılar. Tıpkı 2000’lerin başındaki internet sitesi furyası gibi düşünülebilir. O zamanlar herkes bir internet sitesi, satış sitesi kuruyordu. Bunların birçoğu gitti ama bazı önemli markalar da bu furyadan çıkarak yükseldi. Tıpkı bu şekilde meta evrende de zayıf halkalar elenecek.”

EVREN 3 TEŞVİĞE DAYANIYOR

Ebru Güven metaverse evreninin arkasındaki teşviklerin 3 şeye dayandığını söyledi. Bunlar; sosyal etkileşim, finans ve eğlence…

“Halihazırda deneyim şansı sunmayan evrenler de gelecek günlerde projelerine yenilikler katarsa onlar da değer kazanacak. Kısacası bu projeleri ayakta tutanlar topluluklar olacak. Projeler ise bu topluluğu tutmak için teşvik modelleri sunacak. İşte bu teşvik modellerinin ne kadar inandırıcı olduğu da önemli.”

HALA ÇOK FAZLA SORU İŞARETİ VAR

Farklı evrenlerde aynı parsellerinin satışının olduğuna tanıklık ediyoruz. Peki bu nasıl mümkün oluyor? sorusunu Ebru Güven’e yönelttik.

“Aynı gerçek arsayı binlerce kişi farklı platformlardan alabiliyor. ‘Peki şimdi ne olacak?’ soruları ise şimdiden gelmeye başladı. Zaten bir tane metaverse olmayacak. Etiler’den bir parseli farklı platformlarda farklı fiyatlara almak mümkün. Sizin aldığınız projenin değerlenip değerlenmeyeceği asıl önemli konu. Her platform, aynı yerler için farklı deneyimler sunacak. Birinde şarkıcılar konserler düzenlerken, diğerimde sadece iş insanları yer alabilir. Hatta tüm projeleri tek platformda toplama fikri bile ortaya çıkabilir.” dedi ve ekledi:

“Hala çok fazla soru işareti var. Evrenler arası geçiş köprüleri oldukça önemli olacak. Mesela bir evrende kullandığımız avatarı diğer evrende kullanabilecek miyiz? Deneme yanılma ile zamanla öğrenilecek şeyler. İnsanlar ‘ya tutarsa’ mantığıyla yatırımlarını yapıyor. Farkındalık arttıkça ve kitlesel adaptasyon arttıkça, insanlar da seçici olmaya başlayacak ve projeler de kendilerini göstermeye başlayacak.

KAYBEDERSENİZ ÜZÜLMEYECEĞİNİZ MİKTARDA YATIRIM YAPIN

Vedat Güven metaverse evrenine girmek isteyenler için önerilerde bulunarak, “Bu evrende ne yapacağınızı bilmiyorsanız henüz uzak kalmak ve okuyup, araştırmak lazım. En önemlisi de kaybedince üzülmeyeceğiniz kadar para yatırın. İlla batan projeler olacak ama kalanlar sadece sahiplerine para kazandırmayacak, bize de yeni evrenler açacak, yeni iş kollarını ortaya çıkaracak.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!