GeriEkonomi Demirel 'Verdimse ben verdim' dedi, aramıza soğukluk girdi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Demirel 'Verdimse ben verdim' dedi, aramıza soğukluk girdi

AKP Bartın Milletvekili Köksal Toptan, Süleyman Demirel'in Başbakanlığı döneminde "Verdiysem ben verdim" diyerek kestirip attığı İLKSAN skandalı yüzünden aralarına soğukluk girdiğini vurguladı. Toptan yeni çıkan kitabında, "Ben İLKSAN'ın Ilıcak'ın arsasını almasına muhalefet etmiştim" dedi.

AKP Bartın Milletvekili Köksal Toptan, hayatını anlattığı kitabında, yakın tarihimizin bilinmeyen olaylarına ışık tutuyor. Toptan'ın, Hasan Yılmaz tarafından kaleme alınan kitabının geliri özürlülerin eğitimine harcanacak. Kitapta Toptan'ın Milli Eğitim Bakanlığı sırasında kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve kendisini istifanın eşiğine getiren İLKSAN skandalıyla ilgili bazı gerçekler ilk kez dile getiriliyor.

ILICAK'IN KURTULUŞ FORMÜLÜ

Olay şöyle anlatılıyor:

Tercüman Gazetesi'nin patronu Kemal Ilıcak mali sorunlarla boğuşuyordu. Ilıcak'ın İstanbul'da Ömerli Barajı yakınında büyük bir arsası vardı ve bir türlü müşteri bulamamıştı. Yakın dostu Süleyman Demirel'in Başbakan olması, onun için umut kapısı oldu. İlkokul Öğretmenleri Yardımlaşma Sandığı olarak kurulan İLKSAN arsayı satın alırsa, Kemal Ilıcak büyük ölçüde maddi sıkıntıdan kurtulacaktı, konuyu Demirel'e açtı, o da dönemin Milli Eğitim Bakanı Köksal Toptan'a iletti. Toptan, İLKSAN'ın kendine doğrudan bağlı bir kurum olmaması, talimat verme yetkisi bulunmaması, kurumun bu arsayı alacak parasının da olmaması nedeniyle konunun üzerinde durmak istemedi.

İLKSAN yönetimi, Ilıcak'a ait arsayı satın almak için Bakan Toptan'dan para istemeye geldi. Ilıcak bu ziyaret sırasında Toptan'ı arayarak yardımcı olmasını istedi. Toptan, "Rahmetli Kemal Ilıcak'a, bu Fon'un kanununu da göstererek, bundan para aktarmanın imkansız olduğunu söyledim. Konuya Demirel müdahil oldu. Ona da aynı şeyleri söyledim." diyor kitapta.

Bu süreç, kitapta şöyle anlatıldı: "1992 sonlarında 1993 bütçesi için Plan Bütçe Komisyonu'nda Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin görüşüldüğü gün, o zamanki Maliye Müsteşarı bana gelerek, 'Sizin bütçeye İLKSAN'a yardım olarak bir miktar para kayacağız' dedi. Ben de kesinlikle böyle bir şeye izin vermeyeceğimi, buna muhalefet edeceğimi söyledim. Bütçe Kanunu çıktı. 1993 Ocak ayı sonu veya Şubat ayının başlarıydı, önüme bir yazı geldi. Yazıda bütçede İLKSAN'a ayrılan 50 milyar lira paranın, kullandırılmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı'na ayrıldığı yazıyordu. Şaşırdım. Araştırdım. Maliye Bakanı ile konuştum. Meğer bizim bütçeye konulmayan para, Maliye Bakanlığı'nın bütçesine konulmuş. 'Ben parayı ödemem' dedim. Çünkü, bu biçimi doğru bulmadım. İçime sindiremedim. Belki de yolsuzluk kuşkusu vardı."

Ilıcak'a verdiği sözü tutan Demirel'in, o günlerde "Verdiysem ben verdim" resti kitapta şöyle anlatılıyor: "Bir gece vakti Meclis'den Cavit Çağlar ile çıkıyoruz. 'ANAP'lılar fıs fıs bir şey konuşuyorlar. Arsa mı almışsınız, bir şey yapmışsınız. Onu Meclis'e getireceklermiş' dedi. Bakanlığa geldim. Arkadaşlara soruyorum, onlar da bilmiyor. Aklıma İLKSAN hiç gelmiyor. Ertesi gün Hürriyet Gazetesi'nde 'İLKSAN Skandalı' diye boydan boya haber yayınlandı. Olayın ne olduğunu öğrendim. Sanırım Sayın Demirel açısından o olaydan sonra aramızda soğukluk ortaya çıktı. Demirel'in 'Verdiysem ben verdim' sözünün yorumu, 'Kimseye hesap vermeye mecbur değilim' gibi yapıldı. Oysa tüm sorumluluğu kendi üzerine alma düşüncesi vardı."

Yurtdışı harcırahıyla servet edinen varmış

AKP Milletvekili Köksal Toptan, hayatını anlattığı kitabında, başından geçen harcıray olayını şöyle anlatıyor: "OECD'nin Paris'te yapılan toplantısında Türkiye'yi temsilen ilk defa yurtdışına gittim. Bana harcırah verdiler. 5 günlük gezi karşılığında sanıyorum 900 dolar kadar bir para idi. Gittik geldik ve o paranın 230 doları arttı. Ben o parayı devlete iade etmeye kalktım. Böyle lazım geldiğini düşündüm. Fakat parayı kimse almadı benden. Bu böyle olurmuş. Daha sonraları gördüm ve anladım ki, sık sık yurtdışına giden bürokratlar veya milletvekilleri bu paralarla epey servet edinmişler. DYP Grup Başkanvekilliği yaptığım bir dönemde, gelen bir ihbar üzerine yurtdına giden bazı arkadaşlarımızın az döviz harcama uğruna neler yaptıklarını üzüntü ile izledim."
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle