Dünya yıldızları ukalalık yapmıyor bizde yaşlılar gençleri çekemez

Güncelleme Tarihi:

Dünya yıldızları ukalalık yapmıyor bizde yaşlılar gençleri çekemez
Oluşturulma Tarihi: Ekim 01, 2006 00:00

Dünyanın en zorlu ralli parkurlarında bu yıl bir Türk pilotu da yarışıyor. Geçen yıl Türkiye Şampiyonası’daki başarılı performansı sayesinde Renault takımıyla anlaşan İstanbullu rallici Fatih Kara (25). Kara, nisan ayından beri Dünya Gençler Ralli Şampiyonası’nda 23 rakibiyle mücadele ediyor.

Bu sezonki ilk dört yarışında yedi puan topladı ve şampiyonada 15. sırada yer aldı. Ancak, sezon başından beri başı dertten kurtulmadı. Daha ilk yarışında, iki kez lastik patlatıp 5 dakika zaman kaybetti. 13-15 Ekim’de Antalya ve Kemer’de yapılacak Türkiye Rallisi’nde bu kez evsahibi olarak yarışacak. Yetenekli pilot 2006 sezonundaki dört yarışta gösterdiği performansı ve ilk sezonla ilgili izlenimlerini anlattı.

ZAMAN İYİ, PUAN DÜŞÜK

Her ülkedeki yarışın ayrı bir tadı var. Çok keyfili bir organizasyon. Puan olarak hedefimin çok altındayım. Etap zamanları açısından da hedefimin çok üstündeyim. Bu ikisin ortasını bulursam daha iyi bir seviyeye geleceğim. Bu ilk sezonda benim için otomobil yeni, çalıştığım insanlar yeni, co-pilotum yeni, şampiyona yeniydi. Şimdi hangi yarışta neyi yapıp yapmayacağımı daha iyi biliyorum.

FRANSIZ EKİBİMİZ KUSURSUZ

Arabam Renault Clio Süper 1600 geçen yıl kategorisinde Türkiye şampiyonuydu. Bunun yanı sıra birçok Avrupa ülkesinde şampiyonluğa ulaşarak başarısını kanıtlamıştı. Bize servis veren Fransız Barroso Sport çok başarılı bir takım. Otomobili sıfırdan yaptılar. Takım direktörümüz Gilles Vandecaveye de başarılı bir mühendis. Takım koordinatörümüz Toni Sanchez bize çok yardımcı oldu. Tüm programımız bile detaylı şekilde belirlendi.

ETAPLAR O KADAR UZUN Kİ!

Türkiye’deki rallilerde özel etapların toplam uzunluğu 150 kilometreyken dünya şampiyonasında bu 350 kilometreye çıkıyor. Türkiye’de bir buçuk gün yarışırdık burada üç gün sabah altıdan akşam yediye kadar yarış devam ediyor. Ayrıca özel etapların her biri çok uzun. 28-30 kilometre uzunluğunda özel etaplar var. Halbuki Türkiye’deki özel etapların uzunluğu 5 ile 15 kilomere arasında değişiyor. Kısacası kondisyon açısından çok farklı, çünkü çok efor sarf ediyorsunuz.

KONDİSYON ŞART

Türkiye Şampiyonası öncesi de kış sezonunda iki ay salonda çalışırdım. Yaklaşık iki aydan beri spor salonuna gidiyorum, kondisyon çalışması yapıyorum. Bu çalışmayı yarış arasındaki dönemde de sürdürüyorum. Arabanın içinde zorlanmadan dolayı boyun ağrılarım oluyor, boyun fıtığı başlangıcı var. Bunu gidermek için yüzüyorum. Özel bir ağırlık çalışması yapmıyorum. Bu çalışmayı yapmasam herhalde ciddi sorun yaşar, belki de birkaç yarışı bitiremezdim.

SEYİRCİNİN BÜYÜK İLGİSİ

Hayatımda hiçbir yarışta İspanya’daki kadar seyirci görmemiştim. Hakikaten inanılmaz bir seyirci vardı. Seyirci arabada ne kadar zorlandığınızı, ne kadar ter döktüğünüzü biliyor. Özel etabın içinde seyirci görmekse insana mutluluk veriyor. Ama bazen dikkatiniz de dağılıyor. Örneğin İspanya Rallisi’nde bir viraja fazla hızlı girmişim. Araba virajın dışına doğru kaymaya başladı. Oradaki birkaç seyirci kendilerini korumak için kaçışınca ben de içimden gülmeye başladım. Çünkü komik bir görüntüydü. Bir anda sağa sola dağıldılar. Buna karşılık virajın karşısına geçip tehlikeye aldırmadan fotoğraf çekenler vardı.

AİLE GİBİYİZ

Dünya şampiyonasında adeta bir aileyiz. Dünya şampiyonu Sebastien Loeb olsun, Peter Solberg olsun, Marcus Grönholm olsun tüm WRC pilotları çok mütevazı ve sıcakkanlı. Asla "şampiyonum" diye ukalalık yapmıyorlar. Yaşlılar gençleri çekemez. Halbuki Grönholm’a parkurla ilgili bir soru sorduğunuzda size o kadar detaylı açıklıyor.

İSPANYA (24-26 Mart)

Bu ilk yarışımda antrenman sırasında yol notu çıkarırken burada kaya var, burada taş var, diye not etmemişim. Halbuki dünya şampiyonası sürücüleri virajları o keskin alıyor ki, neredeyse yol kenarındaki kayanın on santim dibinden geçiyorlar. Dolayısıyla siz de onların geçtiği noktadan geçmek zorundasınız yoksa ya yolun dışına çıkarsınız ya da çok yavaş dönersiniz virajı. Bunun yüzünden ilk iki özel etapta iki kez lastik patlattık. Toplam 5 dakika kaybettik. Tabii dersimizi aldık, rallinin sonuna kadar bir daha lastik patlatmadık. İşin güzel tarafı ise sonraki beş etabı en iyi ikinci zamanla bitirdik. Co-pilotum Cem Bakançocukları ile ilk defa yarıştım ama aramızdaki uyum artınca her gün daha hızlı gittik.

KORSİKA (7-9 Nisan)

Bu ralli öncesi Fransa ve İspanya arasındaki Andorra’da asfaltta test sürüşü yaptık, bunun çok büyük katkısını gördüm. Korsika’da etap zamanlarım çok iyiydi. Ama yine taşa çarptım ve lastik patlattım. Bunu şanssızlıktan sonra tecrübesizliğe bağlamak istiyorum. Korsika’da mevsim yüzünden olsa gerek çok az seyirci vardı. Son etabı kolay kolay unutmayacaım. 33 kilometrelik bu etabın 18-19 kilometresi düzdü, rahat rahat gittik. Etabın tamamen virajlı son bölümünü ise dur kalkla bitirdik. İlk kez bu kadar yorulduk.

İTALYA (18-21 Mayıs)

Sardunya Adası’ndaki ralli bu sezon topraktaki ilk yarışımdı. Bu yarıştan önce İspanya’da bir test sürüş yaptım. Ancak, test için biraz hatalı bir şekilde kumlu bir parkur seçtik. Otomobildeki bazı ayarları tekrar yapmak gerekti. Etaplar da çok zordu. Toprak ayarlarını ancak son gün oturtabildik. Zaten yarış bitmişti. Bir de yarışın bitimine iki etap kala antrenör kayışı kopunca yolda kaldık. Süper rallide bitirdik. Mekanik bir spor bu. Her rallicinin başına bu tür arızalar gelir.

ALMANYA (11-13 Ağustos)

Almanya’daki virajlar diğer ülkelerdekine benzemiyor. Uzun bir düzlüğün ardından sert bir viraj dönüyorsunuz. Bir de etabın başında yerler ıslak, ortasında kuruydu. Sonunda ise balçık derecesinde çamurdu. Buranın hava karakterini bilenler Polonya’da test sürüşü yaptıktan sonra Almanya’ya geldi. Bense Sardunya’dan üç ay sonra ilk kez direksiyona oturdum. Asfalt parkurda birinci gün arabanın benzin pompası bozuldu. Buna karşın yedinci bitirmeyi başardık. Üstelik müthiş bir seyirci ilgisi vardı. 50 bin kişi yol kenarında bizi destekledi
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!