GeriSpor Amerika
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Amerika

Yavuz GÖKMEN

Ben Amerika'ya Cristoph Colomb'tan tam dört yüz doksan sekiz yıl sonra, 1990 Eylül'ünde ayak bastım. Benim hayatımda önemli bir gündü. Ancak Amerikalılar'ın benim gelişime aldırdıklarını da pek söyleyemem.

Washington D.C Havalimanı'nda, eski püskü bavulumu alarak beni karşılayan arkadaşlarımın arabasına kuruldum. Saatte 45 mili asla aşmadan (Çünkü yollarda sürat tahdidi vardı. 45 mil aşılırsa polis ensenize hemen yapışıyordu.) Washington D.C'ye doğru yola koyulduk.

Sağıma soluma baktığımda gördüğüm manzara hayretten gözlerimi dışarı uğrattı; Amerikan futbolu, beyzbol, basketbol, atletizm ve boks ülkesinde, yolun iki yanında karşınıza adım başı pırıl pırıl çim futbol sahaları çıkıyordu. Bu sahalarda tertemiz formalı 3 hakem, yaşları en fazla 11-12 civarında olan miniklerin futbol maçlarını büyük bir ciddiyetle yönetiyorlardı. Tribün yoktu, tribün yerine daha çok saha yapılması düşünülmüş olmalıydı. Bunlar alt yapı eğitim sahalarıydı. Ve D.C'ye varıncaya kadar, en az 20 tane saha gördüğümü söyleyebilirim.

Ankara'da spor yaptığım parkurun yanında iki tane futbol sahası var. Bunlar zımpara gibi taş ve toprakla kaplı. Türkiye sanıyorum ki alt yapı eğitim sahası olarak hemen hiç bir yatırıma gitmemiş. Ama sonuçta toz toprak içinden yetişenler, şu anda Amerika'nın en iyi takımlarını sürklase ederek yenebiliyorlar. Ancak bu bizi aldatmamalı.

Eğer böyle giderse, 10 yıl içinde bu kez Amerika takımları bizi yenecek ve Dünya futbolunda söz sahibi olacaklar. Biz yerimizde sayacak ve 3-5 yıldızımızı trilyonlarla ölçerek kendi aramızda kavga konusu yapmaya devam edeceğiz.

Oysa çok önceden alt yapıya eğilsek ve onlarca, yüzlerce pırıl pırıl çim sahaya kavuşsak, şimdi Dünya Kupası Elemeleri'ni rahatça geçmiş olabilirdik.

Ama biz akıl değil, duygu adamlarıyız.

Sorunlara geniş perspektiften değil, at gözlüğünden bakıyoruz.

NOT: Dünkü yazı telefonla yazdırıldığı için, ‘‘Jet Lag’’ deyimi ‘‘Jet Lock’’ şeklinde çıkmıştır. Aynı şey dünkü siyasi yazımda da oldu. ‘‘Fecaat’’ kelmimesi ‘‘Şecaat’’ şeklinde çıktı. Nedir bu telefonlardan çektiğim.

False