Salih Uçan: Fenerbahçe dışında Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor beni istedi - Transfer Haberleri

Güncelleme Tarihi:

Salih Uçan: Fenerbahçe dışında Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor beni istedi - Transfer Haberleri
Oluşturulma Tarihi: Haziran 29, 2021 08:24

Beşiktaş’la prensip anlaşmasına varan Salih Uçan transferiyle ilgili merak edilenleri Tivibu Spor’dan Çiğdem Günal’a anlattı.

Haberin Devamı

-Dört büyük kulüpten Fenerbahçe dışında üçü beni istedi, çok gururluyum. Hem Beşiktaş’ın, hem Galatasaray’ın, hem Trabzonspor’un benimle ilgilenmesinden dolayı mutluyum. Beşiktaş ile prensip anlaşmasına vardık. Süreci menajerim Ömer Uzun yönetiyor. Transferim yüzde yüz bitti diyemiyorum ama son birkaç detay kaldı artık.
-Transfer sürecimde beni en çok isteyen kulüp Beşiktaş oldu. Bana ihtiyaç duyduklarını en çok Beşiktaş hissettirdi. Ve transfer sürecini de çok güzel yürüttüler. Hem Sergen Hoca’yla çalışmak, hem de seneye Şampiyonlar Ligi’nde oynayacak olmak çok büyük etkenler.
- A Milli Takım daveti bekliyordum, çağırılmayınca çok üzüldüm. Alt yaş gruplarında her kategoride oynadım. Sonuçta A milli takımın önemini, değerini de bilen, Avrupa Şampiyonası – Dünya Kupası oynamış bir oyuncuyum. Aklımdan geçenle kalbimden geçen farklı olabilir. Ben Euro 2020’de olup orada oynamayı çok istiyordum. Hâlâ çok üzgünüm bu konuda.
-Yabancı oyuncu sayısının azaltılmasının kulüpleri ekonomik olarak rahatlatacağını düşünüyorum.

Haberin Devamı

 - Alanyaspor'da özellikle bu sezon müthiş bir performansın var. Bu performansının da senin İstanbul büyüklerinin radarına girmende etkisi oldu. Bu yükselişini neye bağlıyorsun? Teknik direktör faktörü mü, Alanya farkı mı ya da kendine iyi bakman mı?
Alanyaspor tercihimin ne kadar iyi bir tercih olduğu aradan iki sene geçtikten sonra ortaya çıkmış oldu. Menajerimle birlikte karar verdik buraya. Sonuçta yurtiçi ve yurtdışı olmak üzere birçok tecrübem oldu. Teknik direktör, yönetim, takım arkadaşlarım, kendi çalışmalarım hepsinin etkisi var. Herkesin bana katkısı oldu. Bu süreçte ben de kendime çok iyi baktım. Fizyoterapistimle birlikte yaşıyorum. Her maç öncesi ve sonrası sıkı bir şekilde çalışıyoruz. Yaş ve tecrübem başarımdaki en büyük etken. Keşke 18-19 yaşlarında başlasaydım bunları tamamen yapmaya.

-Alanyaspor'u da konuşalım öyleyse. Son dönemde Caulker gibi, Ozan Tufan gibi senin gibi birçok önemli oyuncu buradan yenilenerek çıktı. Hatta Alanya genç teknik direktörlerin de bir çıkış noktası oldu. Alanyaspor'u özel kılan şey ne?
Baktığımızda birçok önemli isim sayabiliriz. Merih Demiral, Vagner Love, Ozan Tufan, Emre Akbaba, Cisse, bu sezon ben. Daha arkadan gelen oyuncular var. Alanya’da şehri, iklimi, yönetimiyle çok güzel bir ortam oluşmuş. Ben 2 senede bunu çok iyi gördüm. Alanya’da güzel vakit geçirebiliyorsun, bu da futbolcunun oynamadığı dönemlerde de stresini atmasına yardımcı oluyor. Gelen oyuncular başarılı oldu. Burada da en önemli pay sahibi yönetimdir. Transfer döneminde oyuncu grubunu çok iyi seçiyorlar. En büyük sebebi bu.

Haberin Devamı

-2012/13 sezonunda Fenerbahçe, Avrupa Ligi’nde yarı finale giderken sen de 2 gollü bir katkı yapmıştın. O günden sonra bir daha bir Türk takımı yarı final göremedi. Bu gerilemeyi neye bağlıyorsun?
Bu dönemsel bir durum aslında. Geriye doğru baktığımızda Galatasaray’ın 20 sene önce güzel bir performansı vardı. 4-5 öncesinde Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi performansı vardı. Fenerbahçe’nin 8-9 sene öncesinde. İyi kadrolar oluşturuluyor. O dönemleri arttırmamız lazım. Türkiye 3-4 takımla daha fazla gruplara kalabilmeli. İnşallah Avrupa'da daha fazla boy gösteririz.

-Avrupa Ligi’ndeki parlaman sonrası Roma'daki döneminden de bahsedelim. Çünkü hep merak ediliyor, Totti ile De Rossi ile yarışmanın nasıl bir şey olduğu. O süperstarlardan formayı kapmak zordu değil mi?
Bayağı zordu. O dönemde benim dezavantajım çok genç yaşlarda olmamdı. Bu yaşımda orada olsaydım işler çok farklı olurdu. Oradayken Totti futbolculuğuna devam ediyordu. De Rossi vardı, Pjanic vardı, Muhammed Salah vardı, Dzeko vardı, Kevin Strootman vardı. Takım gerçekten yıldızlar topluluğu gibiydi. Ben de aralarında çok genç kaldım. Hoca çok fazla şans da vermedi. Maçın adamı seçildim, asist yaptım ama sonrasında hoca benimle devam etmedi. En büyük dezavantajım orada yaşımın çok genç olmasıydı.

-İtalya senin oynadığın dönemde çok daha defansif özellikleriyle tanınan bir milli takımdı ama bugün bambaşka bir noktada. Turnuvanın belki de en keyif veren takımı. Bu dönüşümü nasıl yorumluyorsun?
Kesinlikle öyle. Ben 1-2 maçlarını izledim, bayağı hırslı, önde basan, atak yapan bir takım. Bence İtalya'nın sert zamanları, Maradona’nın Serie A zamanlarıydı. Günümüz futbolunda o tarz bir sertlik mümkün değil. Zaten artık VAR da var. Öyle futbol çağdışı kaldı. Benim zamanımda da öyleydi. Bayağı hücum futboluna odaklıydık.

Haberin Devamı

-Peki turnuvadaki favorini de sorayım o zaman?
Başta Belçika ve Fransa idi. Ama artık Belçika devam ediyor tabii.

-Alt yaş milli takımlarında 70'i aşkın forma giydin. Ama A milli takımda 20 dakika süre alabildin. Euro 2020 kadrosuna davet edilmeyi bekliyor muydun?
- Milli takım daveti bekliyordum, çağırılmayınca çok üzüldüm. Alt yaş gruplarında her kategoride oynadım. Sonuçta A milli takımın önemini, değerini de bilen, Avrupa Şampiyonası – Dünya Kupası oynamış bir oyuncuyum.

-Sence A Milli takım Euro 2020'de neden başarısız oldu? Çok erken veda ettik ki, beklentimiz de yüksekti. Sence ne eksikti, enerjimiz mi sinerjimiz mi? Gerekeni hangi noktada yapamadık?
Aklımdan geçenle kalbimden geçen farklı olabilir. Ben Euro 2020’de olup orada oynamayı çok istiyordum. Hâlâ çok üzgünüm bu konuda.

Haberin Devamı

-2017/19 arası Sion ve Empoli dönemlerin var ki o dönemde daha fazla forma şansı buldun. İsviçre Ligi performansın da gayet iyiydi. Şimdiki futbolcular mesela İsviçre Ligi’ne gitmeyi çok tercih etmiyorlar. Sen önerir misin, sana neler kattı?
Ben gittikten sonra bayağı oynadım. Bir de sakatlık geçirdim ki, daha fazla da oynayabilirdim. Genç arkadaşlara verebileceğim tek tavsiye, oynayabilecekleri takıma gitmeleri olur. Bu her lig de olabilir. Yurt dışı da yurt içi de olabilir. Ben oynamamanın, kenarda oturmanın zararını çok gördüm. Tavsiyem oynayabilecekleri takımlara gidip dolu dolu vakit geçirsinler.

-Türk futbolunda bir de son dönemde yabancı oyuncu sınırı gündemi var. Bu konuda ne düşünüyorsun?
Ben Bucaspor'da oynadım, Fenerbahçe'de oynadım, Alanyaspor'da oynadım. Kaliteli yabancıların bu lige gelmesi beni mutlu ediyor. Mesela Alanya'daki Bakasetas arkadaşım olsun,Siopis olsun. İş bilinci yüksek arkadaşları çok beğeniyorum. Gençler bu oyuncuları izleyip örnek alabiliyorlar. Ama bu saydığım isimlerin dışında Anadolu kulüplerinde birçok yabancı oyuncu da var kazandığı parayı hak etmeyen ve ilk 11 oynamayı da hak etmeyen. Kulüplerin ekonomisini sarsan da bu yetersiz yabancı oyuncular. Bence yabancı oyuncu sayısının azaltılması, kulüpleri ekonomik bakımdan rahatlatacak. Bununla birlikte Türk oyuncuların da rekabeti artacak. Daha kuvvetli ve bilinçli Türk oyuncular gelecek.

Haberin Devamı

-Alanyaspor’daki başarının da tekrar altını çizerek biraz da senin gelecekte yapmak istediklerini konuşalım. Alanyaspor’daki performansın seni Beşiktaş'a taşıdı. Geçtiğimiz günlerde Beşiktaşlı yönetici Emre Kocadağ, seninle bir prensip anlaşmasına vardıklarını belirtmişti. Bize biraz o transfer sürecinden bahseder misin Salih? İlk ağızdan senden dinleyelim yaşananları.
Menajerim Ömer Uzun’la birlikte çok güzel bir planlama yaptık. Alanyaspor’la 2 senelik bir kontrat imzalamıştık. 2 senenin sonunda yaşım da hâlâ genç olacaktı. Tekrar yurt dışı ya da büyük takımlara dönebileceğimi ben ve arkadaşlarım hissediyorduk zaten. Sadece saha içi performansımı artırmalıydım ki son 2 sezonda gerçekten saha içi performansı olarak hem ben hem de takım çok önemli işler yaptık. Transfer sürecimde hem Beşiktaş’ın, hem Galatasaray’ın, hem Trabzonspor’un benimle ilgilenmesinden dolayı çok mutluyum.
Dört büyük kulüpten üçü beni istedi ve bununla gurur duyuyorum. Beşiktaş ile prensip anlaşmasına vardık. Süreci menajerim Ömer Uzun yönetiyor. Transferim yüzde yüz bitti diyemiyorum ama son birkaç detay kaldı artık.

-Bir çok büyük kulübün radarındayken senin Beşiktaş'ı tercih etmendeki en önemli etken ne oldu peki?
Transfer sürecimde beni en çok isteyen kulüp Beşiktaş oldu. Bana ihtiyaç duyduklarını en çok Beşiktaş hissettirdi. Ve transfer sürecini de çok güzel yürüttüler. Hem Sergen Hoca’yla çalışmak, hem de seneye Şampiyonlar Ligi’nde oynayacak olmak çok büyük etkenler.

-Öyleyse hayırlı olsun diyelim Beşiktaş... Beşiktaş'ın orta sahasına baktığımızda Josef ve Atiba’yla birlikte forma giyeceksin. Bu kurguda da senden çok daha fazla bir gol ve asist performansı beklenecektir. Nasıl bir Salih Uçan performansı izleyeceğiz bu sezon?
İnşallah Alanyaspor performansımın altında kalmayan bir Salih Uçan izleriz.

-Oldukça yaratıcı bir orta sahasın Salih, bunu da ekleyelim. Sergen Yalçın da senin mevkiine benzer bir mevkiide forma giymişti. Eğer her şey yolunda giderse, belki de Türkiye’nin en iyi 10 numarasının öğrencisi olacaksın. Bu konuda bir heyecan duyuyor musun?
Sergen Hoca’yla tabii ki çalışmayı çok isterim. Alanyaspor'da zaten Sergen Hoca çalışmıştı, ben de ondan 1 sene sonra geldim. Onunla çalışan arkadaşlarım da onu bayağı överler. Efecan Karaca olsun, Serkan Kırıntılı olsun, Ceyhun Gülselam olsun. Arkadaşlarım da Sergen hocayı çok beğenir ve hep onunla çalışmamı söylerlerdi. İnşallah fikirlerimiz uyuşur ve bana kendi tecrübelerini aktarır ve güzel bir birliktelik olur.

Misli.com'dan yeni üyelere özel kampanya! 100 TL oyna, 100 TL kazan, hemen katıl...

BAKMADAN GEÇME!