« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Nazım Hikmet Fenerli midir?

Aykut Kocaman, Moskova’ya gitmişken, Nazım Hikmet’in mezarını ziyaret etti... Ve, “kanım Fenerlilere kaynıyor” diyen Nazım Hikmet’in, Fenerbahçe taraftarı olduğu iddia edildi.

Yılmaz ÖZDİL
SON GÜNCELLEME

Halbuki…
O lafın devamı var.

*

Şöyle demişti 1931’de.

*

“Fenerli misin kardeşim?
Eyvallah Fener’deniz.
Galatasaraylı mısın monşer?
Naturelman!

Ben iki gözüm, ne eyvallah Fener’denim, ne de naturelman Galatasaray’dan… Ne yalan söyleyeyim kardeşim, Taksim Stadyumu’nun eşiğini geçmemişim hani! Kumar oynamam, at yarışına meraklı değilim, horoz dövüşünden anlamam, ister sinema olsun, ister atletizm, yıldızların tercüme-i halini ezbere bilmem anacığım… Bütün bu işlerin cahiliyim ama, son günlerde kanım biraz Fenerlilere kaynıyor gibi… Galatasaray’ı alt etmişler diye değil alimallah! Bilakis be iki gözüm… Bu işe biraz kızıyorum bile! Demokrasiya devrinde, her sene Fener’in şampiyon olması doğru mu ya? Hem sonra efendim, mağluba yardım şanımızdandır. Fener’e kanımın kaynamaya başlaması başka sebepten… Son yaptığım felsefi tahkikat neticesinde anladım ki, Fener, İstanbul, Kadıköy filan semtlerinin mümessilidir. Galatasaray ise, Beyoğlu, Şişli semtlerinde taraftar sahibidir. Fener’in kaptanı Sirkeci’de dükkan açmış, Galatasaray’ınki Beyoğlu’nda… Ben iki gözüm, spordan anlamam ama, şimdi neden Fener’in taraftarı, Galatasaray’ın balosu çoktur, bunu anladım işte… Sporda da olsa, halka dayanalım vatandaşlar… Halka kapılarımızı geniş açalım iki gözüm!”

*

Açıkça görüldüğü gibi… Halk’a dayalı çıkarım yaparken, Beşiktaş’ı ıskalayıp, Fener’den Galatasaray’dan bahseden Nazım Hikmet, kendisinin de söylediği gibi, futboldan anlamıyor.

*

Bugün…
Nazım Hikmet’e en çok sahip çıkan, hatta “inanın çocuklar, güzel günler göreceğiz, güneşli günler” dizelerini tribün marşı haline getiren, Çarşı’dır... Nazım Hikmet’in 110’uncu doğum yıldönümünü unutmayıp, etkinliklerle kutlayan da, Beşiktaş Belediyesi’dir.

*

Dolayısıyla…
Kızmaca darılmaca yok.
“Sporda halka dayanalım arkadaşlar, kapılarımızı halka açalım” felsefesi itibariyle… Vatandaş’la sermaye arasındaki mücadele itibariyle… Nazım, olsa olsa, Beşiktaş’lıdır.

 

Metin Kurt 

Metin Kurt vefat etti.
Arkasından ağıtlar yakıldı.
Ne kadar saygın bi mücadele verdiği, sendikalaşma için nasıl çabalar harcadığı anlatıldı.

*

Böylece, basınımızın ne kadar “ikiyüzlü” olduğu, bir kez daha kanıtlandı!

*

Çünkü, senelerce yalnız bıraktılar onu… Futbolcuların köle olmadığını anlatmaya çalışırken, gülüp geçtiler. Tek sütun haber bile yapmadılar. NBA’deki basketbolcuların, özlük hakları için grev yapmasını gümbür gümbür manşetlere taşırken, Metin Kurt’a sırt çevirdiler.

*

İki sene önce, Fanatik’teki köşemde, Metin Kurt’u yılın spor adamı-yılın sendikacısı ilan ettiğimde, bana bile, komünist dediler… Sporcuların, her çalışan gibi sosyal haklara sahip olduğunu anlatabilmemiz için, Amerikalı basketbolcu olmamız gerekiyordu sanırım!

*

Ve, şimdi…
Metin Kurt gitti.
Mücadele bitti mi?

*

Asla.
Tek örnek vereyim…
Eser Özaltındere.

*

O da, Metin Kurt gibi…
Galatasaray efsanelerinden.
Milli kaleci.
Teknik direktör.

*

Benim bildiğim, iki üniversite mezunu olan, tarihimizde tek futbolcu… Ankara Üniversitesi İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ni bitirdi, sonra, İstanbul Üniversitesi’nden felsefe diploması aldı. Sadece futbola ve spora değil… Köşe yazılarıyla, memleketin gidişine, AKP’ye CHP’ye MHP’ye, Kürt meselesinden Ermeni meselesine, ekonomiye diplomasiye, kafa yoran bir aydın… İlgiyle takip ettiğim, varlığından onur duyduğum bir yurtsever.

*

Türkiye sadece porşe’ye binen, otoriteye yalakalık yapan, iktidarların dümen suyunda kulaç atan, okumayan, düşünmeyen futbolculardan ibaret değil… Metin’ler var, Eser’ler var.

*

Daha iyi bi gelecek için… Basınımızın da, birazcık okumasına, düşünmesine ihtiyaç var.
 

Giyilir mi lan? 

Seneler evvel…
Galatasaray, hiç kimsenin beklemediği bi anda, sürpriz şekilde Milan’ı elediğinde, inanılmaz hadisenin şaşkınlığını ifade ederek, şu başlığı atmıştım:
“Yendik mi lan?”

*

Seneler sonra…
Engin Baytar, trafik kazası geçirdi. Abdürrahim Albayrak’la Hasan Şaş hastaneye koştu, kıyafetleri kan içinde kalmıştı, Hasan Şaş’ın getirdiği eşofmanı giyerek taburcu oldu.

*

Eşofman, ne eşofmanı?
Milan eşofmanı!

*

E insan merak ediyor tabii…
Galatasaray, hangi yüzle, taraftarına Galatasaray forması satmaya çalışıyor ki?


Sakar’ya…


Hürriyet gazetesi, tüm zamanların en iyi 11’ini seçti.

*

Metin Oktay, İzmir doğumlu.
Turgay Şeren, Ankaralı.
Basri Dirimlili, Bulgaristanlı.
Popescu, Romanyalı.
Bülent Korkmaz, Malatyalı.
Ergün Penbe, Zonguldaklı.
Hagi, Romanyalı.
Can Bartu, İstanbullu.
Lefter, İstanbullu.
Oğuz Çetin, Sakaryalı.
Hakan Şükür, Sakaryalı.

*

Bu isimleri seçen jüri?

*

Erman Toroğlu, Mersinli.
Hakan Ünsal, Sinoplu.
Hıncal Uluç, Kilisli.
Rıdvan Dilmen, Aydınlı.
Şenes Erzik, Giresunlu.
Cüneyt Tanman, İstanbullu.
Ziya Şengül, İstanbullu.
Hakan Şükür, Sakaryalı.
Oğuz Çetin, Sakaryalı.
Yılmaz Vural, Sakaryalı.
Şansal Büyüka, Sakaryalı.

*

Yani?

*

Türk futbolunun kalbi güya İstanbul’da atıyor ama, Türk futbolunun gelmiş geçmiş en iyi 11’nde sadece 2 İstanbullu var, son jenerasyona damgasını vuran şehir, Sakarya.

*

Jüri’ye, otoritelere bakarsak…
11 kişinin 4’ü Sakaryalı.

*

Hal böyleyken…
Sakarya nerede?
PTT Birinci Lig’de bile değil…
Spor Toto ikinci ligde!

*

Ya Sakarya’nın durumunda bi anormallik var kardeşim…
Ya da jüri’nin seçiminde bi sakar’lık!

NOT: Bu yazı Hürriyet-Fanatik ortak yazısıdır.

 


Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler