Mısır ve İran’ı örnek aldı, ‘Kuba’ motosikletle 30 milyon lirayı buldu

Sadi ÖZDEMİR
04 Ocak 2011 - 00:00Son Güncelleme : 04 Ocak 2011 - 12:39

Gaziantep’te daha önce üretimine başladığı ‘Müjdeci Kamyonetleri’ ile gündeme gelen Bekir Müjdeci, şimdi de yıllık 150 bin adet kapasiteli motosiklet fabrikası kurdu. 250 cc’ye kadar motosiklet üreten Bekir Müjdeci, 2010’u 30 milyon lira ciroyla kapattı.

TÜRKİYE motosiklet pazarının yeniden hızlı büyüyeceğine inanan Siverekli Bekir Müjdeci Gaziantep’te kurduğu yıllık 150 bin adet kapasiteli fabrikada geçen yıl 30 bin adetlik üretim yaptı ve cirosunu 2009’a göre yüzde 50 artırarak 30 milyon liraya çıkardı. Ticarete küçük yaşta bakkal dükkanıyla başlayan Bekir Müjdeci, daha önce de yine Gaziantep’te üretimine başladığı 3.5-7.5 ton arası ticari araçlarla gündeme gelmişti. Bekir Müjdeci, İran ve Mısır’ın yıllık 1.5 milyon adetlik motosiklet pazarlarını örnek göstererek, “Türkiye’de de motosiklet pazarı hızlı büyüyecek. Kuba markasıyla 250 cc’ye kadar üretim yapıyoruz. Gaziantep 5’inci OSB’den 100 bin metrekarelik bir fabrika yeri daha istedik. Hedefimiz 2012’de Avrupa’ya ihracata başlamak” diyor. Müjdeci, öyküsünü anlatmaya şöyle başlıyor:
11 kardeşli Siverekli
“Şanlıurfa Siverek’te doğdum. 5 kız, 6 erkek kardeşiz. 7 yaşımdan itibaren defter, sakız, çikolata, ayran satmaya başladım. Boyacılık yaptım. Babamız çiftçiydi. 11 yaşımda rahmetli ağabeyim Selahattin’in de desteği ile 10 metrekarelik bir bakkal açtım. Ticareti de ondan öğrendim. 3 yıl bakkallık yaptım ama baktım ne ileri ne geri. Bir bakkal komşumuz vardı; Cihan abi. Kendisine ‘abi sen kaç yıldır bakkalsın’ diye sordum. ‘30 yıldır buradayım’ dedi. ‘Peki ne kadar mal mülk yaptın’ dedim. ‘Eh kimseye muhtaç olmadık çok şükür’ deyince, bakkallığı bıraktım. 2-3 gün sonra bayramdı ve ne kadar param varsa, Şanlıurfa’ya gidip oyuncak aldım. Bakkalın önünde sattım.”
Elektronikle işi büyüttüm
Bekir Müjdeci, ticarette farklı arayışlara girince Şanlıurfa’dan ışıldak, radyo, teyp gibi elektronik ürünler almaya başladığını belirtiyor ve “Baktım ki elektronik iyi satıyor kârı da iyi Suat Karataş Caddesi’nde 1993’de büyük dükkan tuttum ve elektronikçi oldum” diyor. 1995’ten itibaren de Çin ve Güney Kore’den doğrudan elektronik ithalatına  başladıklarını anlatan Müjdeci, şöyle devam ediyor: “Erdem Elektronik olarak büyüyorduk. Siverek’te 4, Şanlıurfa’da 1, İzmir’de 4 mağaza oldu. Uydu sistemlerinde çok iyi satışlar yakaladık. Tahtakale’ye bile mal verdik. 2005’e doğru elektronik de duruldu ve ben bir kez daha iş değiştirme kararı aldım.”
Motosiklete ithalatçı girdim
Bekir Müjdeci, şöyle konuşuyor: “İthal motosikletler çok iyi satıyordu ve pazar inanılmaz bir hızla büyüyordu. 2004 sonlarına doğru bir ithalatçıya gittim ve 3 konteyner motosiklet için anlaştım. Biz ürünü beklerken Sanayi ve Ticaret Bakanlığı 1 Ocak 2005’te kalite standartlarıyla ilgili zorunluluk çıkardı. İthalatçı, Çin’den bu standartta mal bulamayınca paramızı aldık ve ‘kendimiz getirelim’ dedik. Ankara’ya bakanlığa ilgili bölüme gittim. ‘Abi motosiklet getireceğiz nasıl getirelim’ diye sordum. Bir de mevzuat için iyi bir müşavir (Osman Er) buldum. İthalat için tüm belgeleri ve ürün kalitesiyle ilgili standartları hazırladık. Çin’de standartlara uygun bir scooter buldum ve 3 konteyner getirdim. Birkaç da bayilik verdim. Çok çabuk sattık ve bu yolda karar aldık.”

Peygamber mescidinin adını marka yaptım

BEKİR Müjdeci, üretime başladıktan sonra yaşadıklarını da şöyle özetliyor: “2007’de 8 bin 500 adet sattık. Kapasiteyi 2008’de 15 bine, 2009’da 43 bine çıkardık. 2009’da 20 bin adet sattık. 2010’da 30 bin adet üretim yaptık. 25 bin metrekare kapalı alana sahip 150 bin adet kapasiteli yeni fabrikamıza taşındık. 2009’da 20, 2010’da 30 milyon lira ciro yaptık. 180 kişilik istihdamımız var. Kuba, Peygamberimizin hicreti sırasında inşa edilen ilk mescidin adı. Hicret yıllarında Kuba küçük bir köyden ibaretti, sonra çok gelişti. Biz de işlerimizde bereket olur diye Kuba’yı benimsedik. Hindistan’da Bajaj ile ortak üretim yapan ABD’li şirket Um ile Çin’in güçlü ATV üreticilerinden Linhai ile anlaşmalar yaptık. 2012’de Avrupa pazarına gireceğiz.”

Fon gelince ‘Ben üretime geçiyorum’ dedim güldüler

BEKİR Müjdeci, şunları anlatıyor: “Motosiklette işler iyi görünüyordu ama 2006’da da ek mali yükümlülük (fon) geldi ve kimse motor getiremez oldu. Bütün motosikletçiler bakanlıkta toplanmışız. ‘Bizim bin tane malımız yolda, fonunu yatırırız, çekeriz ama sonra üretime başlarız’ dedim. Toplantıdaki arkadaşlar bana güldüler. Hindistanlı bir arkadaşım vardı adı Kumar ki, 8 yıl İran’da çalışmış ve İran motosiklet pazarını çok iyi biliyor. Aradım, bana, İran’da bir üretim bandını söyledi ve ‘al, getir, kur’ dedi. Bakanlığa gittim bu defa da üretim için gereken mevzuatı tamamladım. 2007 Mart ayında da üretici firma olarak işe koyulduk.”

Çağlayan, Tahsin Abi’yi gösterdi, tasarımlara üretim şansı doğdu

İSTANBUL Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri’nin (İMMİB) 6’ncı kez düzenlediği ‘Endüstriyel Tasarım Yarışmaları’nda dereceye giren tüm tasarımlara sanayicilerden üretim sözü gitti. Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın ödül töreninde “Tasarımlar hayalde kalmamalı, Tahsin Bey’e gidin, o gençlere hep destek olur” sözleri üzerine Tahsin Öztiryaki, çok sayıda yeni tasarımın üretimi için gençlere kapılarını açtı. İstanbul Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı da olan Tahsin Öztiryaki, “Yarışmada tasarımla ilgili ön adımları attık. Made in Turkey’i artık aştık. Bundan sonra Türk markalarının nereye gideceğine bakacağız” dedi. Ödül verdiği Metalden Mamul Ürünler kategorisi birincisi Sedef Ala Gümüş’ün ‘In Itshelf’ isimli projesi ile aynı kategorinin öğrenciler ayağındaki yarışma birincisi Yıldırım Yazganarıkan’ın ‘Damacana Taşıyıcısı’ projesini üretme sözü veren Öztiryaki, kendisi gibi diğer sanayicilerin de başarılı tasarımlara sahip çıkması gerektiğini söyledi ve Hisar, Arçelik gibi marka yöneticilerinden de ayrıca söz aldı. Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ise tasarım yarışmalarında başarılı projelerin genelde hayalde kaldığına dikkat çekerek bu defa da böyle olmamasının çok sevindirici olacağını söyledi.

Maktum’un lüks otelinde 20 milyon dolarlık iş yaptı

DUBAİ Emiri Şeyh Maktum’un sahibi olduğu Zabeel İnvestments tarafından Fettah Tamince’ye ait Rixos’a yatırılan  lüks otel Zabeel Saray by Rixos, 4 Ocak’ta Şeyh Maktum’un emir ilan edildiği günün yıldönümünde açılıyor. Palm Jumeirah üzerinde inşa edilen otelin; elektrik, elektronik ve otomasyon işlerini, Ae Arma-Elektropanç A.Ş. yaptı. Firma, teknik müteahhitlik kapsamında, 20 milyon doları aşan işi tamamladı. Ae Arma-Elektropanç A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kızılhan, “Dubai için çok prestijli bu proje, aynı zamanda Osmanlı Sarayları’ndan esinlenerek yapıldı. Böyle bir projeyi; istenilen kalitede ve sürede teslim etmenin onurunu yaşıyoruz” dedi. Zabeel Saray açılmadan, Tom Cruise’a da ev sahipliği yaptı. Bir bölümü Dubai’de geçen, “Görevimiz Tehlike” serisinin 4’üncü filminin bazı sahneleri otelde çekilirken, Cruise, Dubai’de Zabeel Saray’da ağırlandı.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı