Ä°ki haftada 40 basamak yükseldi, 117 sıra daha atlarsa Wimbledon'da oynayacak

Güncelleme Tarihi:

İki haftada 40 basamak yükseldi, 117 sıra daha atlarsa Wimbledonda oynayacak
OluÅŸturulma Tarihi: AÄŸustos 30, 2003 00:00

Ä°pek ÅženoÄŸlu (24), dört yaşından itibaren sporun her dalıyla yakından ilgilenir, 12 yaşında da tenisle tanışır. 14 yaşında Ä°stanbul TED Kulübü'ne giren genç kızdaki yeteneÄŸi fark eden antrenör Engin Kratzer, hemen yoÄŸun bir program hazırlayarak genç kızı çalıştırmaya baÅŸlar. O dönemlerde basketbolda Yıldızlar Takımı'na da çaÄŸrılan Ä°pek tercihini tenisten yana kullanır. Türkiye'de her yaÅŸ grubunda ÅŸampiyonluÄŸu bulunan Ä°pek, bir buçuk yıldır profesyonel olarak tenis oynuyor. Türkiye'de birçok ÅŸampiyonluk kazanan tenis kortlarının baÅŸarılı ismi Ä°pek ÅženoÄŸlu, dünya sıralamasında da bir buçuk yıl içinde 1200. sıradan 367. sıraya yükseldi. AÄŸustos ayında Londra ve Belçika'daki turnuvalarda ÅŸampiyon olan ÅženoÄŸlu'nun hedefi, Wimbledon, US Open gibi bir grand slam turnuvasında oynamak ve olimpiyatlarda kortlara çıkmak. ''Dünya sıralamasında ilk 250 tenisçi arasına girdiÄŸimde Amerika, Fransa, Avustralya Açık ve Wimbledon'da eleme turu oynayacağım ve bu da Türkiye için bir ilk olacak'' diyor.Bireysel sporları daha çok sevdiÄŸimi fark ettim. Teniste ÅŸampiyonluk daha kolaydır. Yenilsen de kazansan da hakimiyet sendedir. 16-18 yaÅŸ grubunda da Türkiye ÅŸampiyonu olunca, tenise daha çok yöneldim. Bugün 10 yaşındaki gençler profesyonelliÄŸe adım atıyor. Benimki biraz daha geç oldu: 22 yaşında profesyonel oldum. Çünkü üniversiteye gittim. Türkiye'de 16-17 yaşına geldiÄŸiniz zaman sorunlar baÅŸlıyor. Ya okulu ya da sporu seçmek zorundasınız. Ä°kisi arasında seçim yapamadığım için tenis bursuyla Amerika'ya gitmek istedim. Ä°nternette araÅŸtırma yaptım ve birçok okula müracaat ettim. Bunun için iki ÅŸey gerekli: Ä°ngilizce bilmek ve tenisteki dereceleriniz. Los Angeles'ta Pepperdine Ãœniversitesi'ne kayıt oldum. Ä°yi derecelerim sayesinde hiçbir sorun yaÅŸamadım. Yılda 40 bin dolarlık bir burstu. Hem uluslararası iÅŸletme okudum hem de tenise devam ettim. Ä°nÅŸallah benden sonra gelecekler için bu konuda bir kapı açmış olurum.ANTRENÖRÃœM BÄ°LE YOKÄ°lk önce 2004'ün Eylül ayındaki Amerika Açık Tenis Turnuvası'nda oynamak istiyorum. EÄŸer bu yıl 250'ye girersem turnuvaya otomatikman çaÄŸrılacağım. Ama bir antrenörüm bile yok. TED Kulübü sporcusu olduÄŸum için kulubün ‘Bayan A Takımı’ antrenörü Duygu AkÅŸit'le çalışıyorum. Ama profesyonel bir tenisçinin bireysel antrenörü olması gerek. Dünya sıralamasındaki tenisçilerin hemen hepsinin bireysel antrenörü var. Bir antrenörün Türkiye'de yaÅŸaması için bütün masraflarını karşılamanız ve maaÅŸ vermeniz gerek. Sponsorum Genel Sigorta'dan aldığım para sadece yurtdışındaki turnuvalara katılmaya yetiyor. ‘Türkiye’de antrenör yok' diyerek, bu iÅŸe gönül verenlere saygısızlık etmek istemem. Ama, antrenörlüğümü yapacak kiÅŸinin, hayatındaki her ÅŸeyi bırakıp benimle dolaÅŸması gerek. Buradaki bütün antrenörler evli ve çocukları var. Ancak tenisi hayat tarzı olarak seçmiÅŸ birisiyle çalışabilirim. Åžu anda burada böyle bir antrenör yok.VÄ°ZE KUYRUÄžUNDAYIMHer konuda yalnızım. Mesela benden daha iyi rakiplerle antrenman yapmak istiyorum. En çok yorulduÄŸum konu, hálá sabah altıda kalkıp konsoloslukların önünde vize kuyruÄŸunda beklemek. Yılda 30 hafta yurtdışına çıkıyorum. Bu çok komik bir olay. Kimseyi suçlamak istemiyorum. Ama bir ÅŸeylerin deÄŸiÅŸmesi gerek. Vize kuyruklarında beklemekten antrenman yapmaya halim kalmıyor. Ayrıca, her çıkışta gideceÄŸim ülkeye yerleÅŸmeyeceÄŸim anlaşılsın diye banka hesabı açmak zorundayım. Uçak ve otel rezervasyonlarını bile kendim yapıyorum. Dünyada benim gibi oyuncuların antrenörü ya da çalıştıkları menajerlik ajansları var. Bütün bu iÅŸlerle onlar ilgileniyor. Daha neler neler... Ä°YÄ° DERECELER ALACAÄžIMBir tenisçinin en büyük masrafı uçak biletleri. Birkaç kez onlara ulaÅŸmaya çalıştık ama kötü günler geçirdiklerini söyleyip yanıtsız bıraktılar. Halbuki THY harcama yapmayacak, sadece bana bir yer verecek, o kadar. Ä°lla ki 30 AÄŸustos'ta gideyim demiyorum. Bir gün önce ya da sonra da giderim. Türkiye'de sistem doÄŸru olsaydı bugün dünyada ilk 50 tenisçi arasında olabilirdim. Amerika'da okurken Amerikan vatandaşı olup tenis hayatıma orada devam etmemi teklif ettiler. Ama istemedim. Burada mücadele edeceÄŸim ki diÄŸer yetenekli sporcuların da önü açılsın. Göreceksiniz dünyada çok iyi dereceler alacağım.TED ANTRENÖRÃœ ENGÄ°N KRATZERÃœrünümüz hazırGenelde ÅŸirketler veya kurumlar imajlarıyla baÄŸdaÅŸan bir spor dalı seçerler. Yani pazarlayacakları ‘ürünü’ seçerler. Sponsorlukta genelde iki alternatif vardır. Birincisinde ÅŸirketlerin seçtiÄŸi ‘sporcu-ürün’ uluslararası alanda zaten zirvededir: Büyük paralar verip hazıra konarlar. Ä°kincisinde ise sponsorluk yapacak kurum, sporcuyu keÅŸfedip, bir süre sabrederek onunla beraber büyür. Her zaman ikinci alternatifin doÄŸruluÄŸuna inanırım. Çünkü sponsorluk uzun vadeli sürmesi gereken bir iÅŸbirliÄŸidir. Türkiye'de ne yazık ki birinci alternatife daha çok raÄŸbet ediliyor. Åžimdi elimizde zor ÅŸartlar altında büyük yol kat etmiÅŸ Ä°pek ÅženoÄŸlu var. Destek verildiÄŸi takdirde Wimbledon, Amerika Açık gibi grand slam turnuvalarına girecek. Çünkü kapasitesini biliyorum ve azmine inanıyorum. Ancak, destek bu boyutlarda kalırsa çok yakın bir zamanda kaybolup gider. Ãœmit ediyorum ki baÅŸta Tenis Federasyonu ve Türk Tenis GeliÅŸtirme ve EÄŸitim Vakfı Ä°pek konusunda duyarsız kalmayacaktır.Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!