GeriEkonomi Vahap Munyar: Niyet Mektubu o kadar basit mi?
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Vahap Munyar: Niyet Mektubu o kadar basit mi?

Vahap MUNYAR

SERDAR Turgut, tartışmayı Dünya Bankası eski Başkan Yardımcısı Joseph Stiglitz'in yazısından alıntılarla açtı...

Turgut, Stiglitz'in yazdıklarından yola çıkarak, ‘‘Kapitalist uzmanlar bile IMF'nin standart reçetelerine isyan etmek zorunda kalıyor’’ dedi.

Turgut, IMF'nin kalitesiz uzmanlarla dolu olduğunu, uyguladığı reçetelerin, birçok ülkede krizleri derinleştirdiğini vurguladı.

Akşam Gazetesi yazarı Deniz Gökçe de, Serdar Turgut'un Stiglitz'den alıntılarını, ‘‘Kovulan adamın hezeyanları’’ diye yorumladı.

Gökçe, konuyu Türkiye'nin sorunlarına taşıyarak şu yorumu getirdi:

‘‘İnsanları 40 yaşında emekli eden, tarım ürünlerine dünya fiyatının üç mislini ödeyen, eşe dosta banka lisansı veren, faizleri ve enflasyonu göğe yükselten IMF değil, biziz.’’

IMF İTİBAR KAZANACAK

Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası sık sık tartışma gündemine oturuyor.

Ayrıca, Asya krizinde IMF'nin epey itibar yitirdiği de biliniyor.

Hatta, IMF'nin Asya krizi döneminde yitirdiği itibarını, Türkiye'nin uygulamaya başladığı programla yeniden kazanabileceği söyleniyor.

Nitekim, IMF'nin Avrupa Başkanı Deppler, kısa bir süre önce verdiği demeçte, bu durumu şöyle özetledi:

‘‘Türkiye'nin uyguladığı üç yıllık ekonomi programının başarısı, aynı zamanda IMF'nin de başarısı olacak.’’

Bir yandan IMF böylesine tartışılıyor, diğer taraftan Türkiye, onun da itibarını kurtarabileceğinden söz edilen programı uyguluyor.

Peki, politik pencerede IMF'yle ilişkileri yürüten Hükümet yetkilileri bu programa ve verdikleri Niyet Mektubu'na nasıl bakıyor?

MEKTUP KLASİK BELGE

Türkiye, IMF'ye üç yıllık programı içeren asıl Niyet Mektubu'nu 9 Aralık 1999'da verdi. 10 Mart 2000'de de Ek Niyet Mektubu IMF'ye sunuldu.

Her iki mektubun altında Hazine'den sorumlu Devlet Bakanı Recep Önal ile Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel'in imzası var.

Mektupların altında imzası olan Recep Önal, geçen hafta İstanbul'da FİDYAK'ın konuğu oldu.

Orada kendisine yöneltilen sorulardan biri şöyleydi:

‘‘Ek Niyet Mektubu'nda, enflasyonun yüzde 25'e indirilmesinde zorlanma olursa, yeni önlemlerden söz ediyorsunuz. Bu önlemler neler olabilir?’’

Önal'ın yanıtı çok ilginçti:

‘‘Niyet mektupları, Amerika'da hukuk bürolarının hazırladığı klasik belgeler. Biz orada kararlılığımızı gösteriyoruz. Somut önlem yok.’’

Ortada bütün toplumu sıkıntıya sokan, ancak şimdiye kadar iyi giden bir program var.

IMF'ye verdiğiniz mektuplar da programın önemli parçası.

IMF'nin hazır reçetelerinin olduğunu ekonomiyle ilgilenen herkes biliyor.

Ama, kendi verdiğiniz mektubu ‘‘Hukuk bürosunun hazırladığı belge’’ düzeyinde tanımlamak, inandırıcılığı zedelemez mi?

İş bu kadar basitse, bırakalım ucunu gitsin...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle