Toplantı başı ücret 5 bin Euro’ya çıktı, ‘bağımsız üyelik’ için kuyruk oluştu

Güncelleme Tarihi:

Toplantı başı ücret 5 bin Euro’ya çıktı, ‘bağımsız üyelik’ için kuyruk oluştu
Oluşturulma Tarihi: Mart 25, 2012 00:00

Temmuz ayında yürürlüğe girecek TTK’nın bağımsız yönetim kurulu üyeliğini teşvik etmesi ve SPK’nın bankalar hariç halka açık şirketlere zorunlu kılması, deneyimini paylaşmak isteyen genç emekli CEO’ları harekete geçirdi. My Executive kurucu ortağı Müge Yalçın, “Bağımsız üyelik öne çıkıyor. Toplantı başına ücretin 5 bin Euro’yu bulması üyeliği cazip hale getirdi” dedi.

Haberin Devamı

TEMMUZ 2012’de yürürlüğe girecek Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) getireceği yeniliklerden dolayı şirketler yoğun bir uyum çabası içine girerken, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) tebliği ile bankalar hariç halka açık şirketlerde zorunlu hale gelen bağımsız yönetim kurulu üyeliğine talip profesyonelleri heyecan sardı. Şirketlere sadece üst düzey yönetici ve bağımsız yönetim kurulu üyesi temin eden insan kaynakları danışmanlık şirketi My Executive Kurucu Ortağı Müge Yalçın, “Şirketlerin yönetim kurulu yapısında büyük bir değişimin yaşandığı bir süreçteyiz. Ancak şu ana kadar şirketlerden çok, bağımsız yönetim kurulu olmak isteyen adayların harekete geçtiğini söyleyebiliriz. Şirketler, temmuza kadar beklemeyi tercih ediyor. Oysa bağımsız yönetim kurulu üyesi olmaya adayların yarattığı bir arz daha şimdiden oluştu. Bu arzın talebi de, TTK’nın yürürlüğe girişi yaklaştıkça kendini gösterir diye düşünüyorum” dedi.

Haberin Devamı

Ücret 1500-5 bin Euro arası

Çok özellikli ve farklı uzmanlıklar isteyen bir pozisyon değilse bağımsız yönetim kurulu üyeleri için piyasada oluşan ortlama ücretin toplantı başına 1500-5000 Euro arasında değiştiğini kaydeden Müge Yalçın şu bilgileri verdi: “Fakat bunun yanında full-time (tam zamanlı) bir çalışma yapmayıp, sahada terlemeden, yıllarca erteledikleri uğraşlara, hobilerine, ailelerine ve çocuklarına zaman ayırma fırsatı da bulmuş oluyorlar. Primler ve sosyal hakları da mevcut ancak bunu her şirket kendi ödeme, sosyal haklar ve primlendirme politikasına göre düzenleyebiliyor. Kanunlarda yönetim kurulu toplantılarının ne zaman ve hangi sıklıkta yapılacağına ilişkin bir hüküm yok. Burada şirketler bunu kendi ana sözleşmeleriyle belirliyor. Genelde her şirket ayda bir kez yönetim kurulunu topluyor. Ancak gerek görüldüğü her an yönetim kurulu toplanabiliyor. Ücretler de bu kadar cazip olunca bağımsız yönetim kurulu üyeliği deneyimli profesyoneller için alternatif bir gelir kapısı olarak görülmeye başladı.”

Eski CEO’lar ilk sırada

Türkiye’de son düzenlemelere rağmen Avrupa’ya göre nispeten daha erken emekli olunduğunu kaydeden Yalçın, şöyle konuştu: “Dolayısıyla birçok üst düzey yönetici iş hayatında hala çok yararlı olabilecekken emekli oluyor. Oysa bu kişilerin paylaşacakları deneyimler çok önemli. O nedenle eski CEO’lar bağımsız yönetim kurulu üyeliği söz konusu olduğunda akla gelen ilk isimler. Uzun yıllara dayanan tecrübeleriyle yönetim kurullarına bağımsız üye olarak kendilerinden beklenen katkıyı en üst seviyede gerçekleştirebilecek donanıma sahipler. Ayrıca emekli olmasalar bile bazen CEO’lar belli yaşlardan itibaren kariyerlerinde yeni fırsatlar aramaya başlıyorlar. Bağımsız yönetim kurulu üyeliği de onların bu arayışlarını karşılayan en uygun pozisyonlardan biri. Birikimli ve hala enerjisi yerinde olan, yurt içi ve yurt dışında önemli ilişkileri bulunan tecrübeli CEO’lar, bu iş için biçilmiş kaftan.”

Haberin Devamı

Bağımsız üye oranı şu anda yüzde 35

BAĞIMSIZ üye talebinde sektör konusunda belirgin bir ayrışma olmadığını belirten Müge Yalçın şunları söyledi: “Her söktörden talep geliyor. İzlediğim kadarıyla şirket yönetiminde bağımsız üye bulundu-rulması sektör ya da büyüklük ayırımından çok ana hissedarın anlayış ve ileri görüşlülüğüyle ilgili. MY Executive olarak bağımsız yönetim kurulu üyeliği konusunda geçtiğimiz yıl bir araştırmaya imza attık. Türkiye’nin önemli markalarının da bulunduğu 49 şirketin yönetim kurulu yapılarını inceledik. Şirketlerin yalnızca yüzde 35’inin yönetim kurullarında bağımsız üye bulunduğu
ortaya çıktı.”

Birden fazla şirketin yönetimine girmek mümkün

Haberin Devamı

AYNI kişinin birden çok şirketin yönetim kurulunda görev almasını kısıtlayan bağlayıcı bir hüküm bulunmadığını belirten Müge Yalçın şöyle konuştu: “Bir bağımsız yönetim kurulu üyesi kurumsal yönetim ilkelerini ve kendi verimli çalışma temposu açısından performans dengelerini gözeterek birkaç şirkette görev alabilir. Her ne kadar tam zamanlı icracı bir pozisyonda bulunmuyor olsa da olağan toplantılar, yönetim stratejilerinin belirlenmesi ve karar süreçleri için ciddi hazırlıklar yaparak bir mesai harcaması gerekiyor. Çok fazla kurumda bağımsız üye olarak çalışması  verimliliğini etkileyebilir. Birden çok şirketin yönetiminde olmak farklı sektörlerin dinamiklerini bilmek açısından önemli.”

Haberin Devamı

Şirketler için yeni bir  kavram üyeler bağımsız ama ‘sorumsuz’ değil

HER şirketin ilgili yasal düzenlemeler ve zorunlu hükümleri de dikkate alarak bağımsız üyelerin yetki ve sorumluluk alanlarını kendi ana sözleşmesinde özel şartlara bağlı olarak düzenleyebileceğini söyleyen Müge Yalçın şunları anlattı: “Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 360’ıncı maddesinde, yönetim dünyamıza yerleşen bu yeni kavram için ‘Bağımsız yönetim kurulu üyelerine ilişkin hükümler saklıdır’ ifadesi var. Üyeler bağımsız ama sorumsuz değil. Bağımsız üyeler, kendilerine kurumsal yönetim ilkeleriyle getirilen yetki ve görevler haricinde atama, azil ve sorumlulukları açısından diğer yönetim kurulu üyeleri ile aynı kurallara tabiler. Şirketlerin kurumsal yapılarının güçlendirilmesi ve özellikle aile şirketlerinin daha kurumsal bir yapıya geçmeleri bağımsız yönetim kurulu üyelerinden beklenen temel görevler. Bu nedenle bağımsız üyeleri ayrıştırmak doğru olmaz.”

Haberin Devamı

Yönetim kurulunun körleşmemesine dikkat edilmeli

MÜGE Yalçın, şirketlerin bağımsız yönetim kurulu üyesi seçerken dikkat etmeleri gereken özellikleri şöyle sıraladı:

Liderlik yetkinlikleri dikkate alınmalı.
Yurtdışı deneyimi gibi önemli özelliklerin yanı sıra adayın sektör bilgisi ve yeni ilişkiler ağı geliştirmesine sağlayacağı katkı göz önünde bulundurulmalı.
Üyenin o şirketi iyi tanıması, kültürüyle uyumlu olup olmadığı gibi özellikleri de göz ardı etmemek gerekiyor.
Yeniden yapılanma döneminde olan bir şirketle büyüme aşamasında olan şirket farklı tecrübe ve özelliklerde üyenin katılımına ihtiyaç duyar. *Şirket yeni iş alanlarına girme kararı almıştır ve yeni sektör ve stratejilerle desteğe ihtiyaç duyuyor olabilir ya da uzun yıllar aynı yönetim kurulunun körleştiği, motivasyonunu kaybettiği durumlar söz konusu olabilir. Yeni bir bakış açısı getirebilecek yönetim tercih edilmelidir.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!