’Tepeden geldim’ kompleksim yok

Güncelleme Tarihi:

’Tepeden geldim’ kompleksim yok
Oluşturulma Tarihi: Nisan 04, 2009 00:00

Star TV İcra Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, Tempo Dergisi’nin sorularını yanıtlarken, "Hengi okullarda eğitim almış olursam olayım, 32 yaşında Star TV’nin başına geçmişken, ’Aydın Doğan’ın kızı olmasaydım da buraya gelirdim’ demek inandırıcı değil. ’Tepeden geldim’ kompleksi de yaşamıyorum" dedi.

Haberin Devamı

GEÇEN şubat ayında Star TV İcra Kurulu Başkanlığı ve Star TV’den Sorumlu Doğan TV Holding Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Begümhan Doğan Faralyalı, "Ben her halükárda iyi bir iş yapacağıma inanıyorum Star’da. Onun için ’tepeden geldim’ kompleksi yapmıyorum" dedi. Tempo Dergisi nisan sayısında, Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan’ın en küçük kızı Begümhan Doğan Faralyalı ile bir söyleşi yaptı. Forbes’un en zenginler listesindeki ’En Genç Milyarderler’ bölümünün kapağında 1 milyar dolar serveti ile yer alan Begümhan Doğan Faralyalı, 2005 yılından bu yana Doğan Grubu’nda çalışıyor. "Sizi kabul etmekte zorlanan daha deneyimli büyükler oldu mu?" sorusuna, "Şirkette ne herkesin beni kucakladığını hissediyorum ne de kucaklamadığını. Yani ne ekstra bir destek, ne ekstra bir köstek var" yanıtını verdi. Begümhan Doğan Faralyalı, soruları şöyle yanıtladı:

Haberin Devamı

Savaşın içinde olmalıyım

 Kendinize "tepeden geldi" dedirtmemek için birşey yaptınız mı?

- Ne yaparsam yapayım, hangi okullarda eğitim almış olursam olayım, 32 yaşında Star TV’nin başına gelmiş bir insan olarak, Aydın Doğan’ın kızı olmasaydım da buraya gelirdim demek inandırıcı olmaz. Kendimi ve hayatımı gerçeğe göre konumlandırmayı seviyorum. Zaten hayatta her alanda o kadar çok savaş veriyoruz ki, bu konuda bir savaşın içinde olmam gerektiğini düşünmüyorum. Bana verilen şansları hiçbir zaman ’nasıl olsa belli param var, hadi keyfime bakayım’ diye değerlendirmedim. Öğrencilik yıllarımda tam anlamıyla o işin hakkını verdim. İş hayatına başladığımdan bu yana da, hem kendime hem gruba katkı sağlamak için çabalıyorum. Tabiki insanların aklında ’Aydın Doğan’ın kızı nasıl olsa’ diye bir şey vardır. Ama ben her halükárda iyi bir iş yapacağıma inanıyorum Star’da. Onun için ’tepeden geldim’ kompleksi yapmıyorum.

Küçükler fark ararmış

Şubat 2007’de Kanal D Romanya’yı kurdunuz. Doğan Holding’in neden yurt dışına odaklandı?

- Dört kızın en küçüğüyüm. Bir kitapta okumuştum. En küçük kardeşler, kendilerini büyüklerinden farklılaştırmanın yollarını ararmış. Bizim ailede hiçbirimiz için işin dışına çıkarak kendini farklılaştırmak pek mümkün olmadı. Hiçbirimiz kendimizi işten ayrı düşünemedik. Ama hep işi nasıl farklılaştırırızı sorguladık. Ben daha önce yaptığımız birşeyi yaparak gruba katkı sağlamak istedim. Romanya işi de öyle. Elimde bavul iki sene seyahat ettim; Bulgaristan, Rusya, Romanya, Ukrayna... Bu ülkelerdeki medya kuruluşlarıyla, bankacılarla ve reklam ajanslarıyla görüştüm. Uygun fırsatlar var mı diye araştırdım ve Romanya’nın yatırım için uygun bir ülke olduğuna karar verdik. Sıfırdan bir televizyon kurduk. En iyi kanallar arasına da girdik. Bu yılın sonunda kurum masraflarını çıkarmaya başlayacağız.

Haberin Devamı

Patronun kızı muamelesi görmeden staj yaptım

"Aydın Doğan’ın kızı olduğum bilinmesin" diye rica ettiğiniz anlar oldu mu?

- 20 yaşında bir üniversite öğrencisi olarak staj yapmak; o tecrübeyi edinmek istiyordum. Bizim grubu tanıyayım, tecrübe edineyim ama ’patronun kızı muamelesi’ görmeyeyim.  Kanal D’de değişik bölümlerde  staj yapmıştım. En çok haber merkezindeyken eğlendim, mutlu oldum. Kimse kim olduğumu bilmiyordu.  ’Çağatay Yolda’ ekibinde habere de gittim.  Bana kasetleri taşır mısın falan diyorlar. Severek koşturuyorum. İnsanlar gerçeği öğrenince ilişki değişti. Sanırım biri sızdırdı. Zaten sonra stajım da bitti.

Basket oynadım, tüm Türkiye’yi dolaştım

Haberin Devamı

Üniversitedeyken sevgilinizle tatile çıkmak, kız kıza felekten bir gece çalabilmek için kimliğinizi ’sümenaltı’ yaptığınız oldu mu?

- Büyürken, her zaman Aydın Doğan’ın kızı olmanın verdiği bir sorumluluk var. Olman gereken, yapman gerekenler var. Zaten bunlar öyle bir kalıp ve kısıtlamalar getiriyor ki, onun dışına çıkamıyorsunuz. Bu hep böyleydi.

Babanızla mücadeleleriniz oldu mu hiç?

- Çok ciddi mücadelelerimiz olmadı. Çünkü benim için yollar hep açılmıştı. Yurt dışına gitmek istediğimde cevap "A tabii" oldu. Benden önce o savaşlar verilmişti. O anlamda hayatım rahat oldu. Bir şey hariç: Basketbol oynamak. 18 yaşına kadar, Beşiktaş’ta basket oynadım. Tüm Türkiye’yi dolaştım. Babam kesinlikle istemiyordu. En büyük mücadelem, ’deplasmanlara gideceğim, hayır gidemezsin’ kavgasıydı.

Haberin Devamı

Ahmet’le birbirimizi bulduğumuz için şanslıyız

EŞİ Ahmet Faralyalı’nın babasıyla tanıştırdığı ilk erkek olduğunu söyleyen Begümhan Doğan Faralyalı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ahmet’le New York’ta tanıştık. Beş yıldır evli olacağız. 9 aylık bir kızımız var. Ahmet’le (Faralyalı) biz birbirimizi bulduğumuz için şanslıyız. Ahmet, KKR adlı bir yatırım fonuna Türkiye’de danışmanlık yapıyor. Ayrıca  girişimci olarak yatırım projeleri geliştiriyor."

Vergi rekortmeni babama yapılan canımı sıkıyor

Bugünlerde canınızı en çok sıkan şey nedir?

- Bunu herkes biliyordur.

Doğan Grubu ’na verilen ceza mı?

- Evet, bu birçok anlamda canımı sıkıyor. Apaçık haksızlığa uğramak bir yana bugüne kadar vergi rekortmeni olmuş ve bizi her zaman "Alnınız açık, namuslu dolaşacaksınız" diyerek büyüten babamın adını ’vergi kaçakçısı’ diye geçmesi.

Haberin Devamı

Babanıza bu süreçte nasıl destek oldunuz?

- Babamı yıkacak bir şey varsa, o da bizim yıpranmamızdır. Biz ne olursa olsun hep dik duruyoruz. Bir sorun mu var; hemen kendimizi gözden geçirip, sorular soralım, çözüm bulalım. Budur babama desteğimiz.

Babamın felsefeci olmasını istemezdim

Babanızın medya patronu yerine felsefe profesörü olmasını ister miydiniz?

- Üniversitede ekonominin yanında felsefe de okudum. Felsefeye çok ilgiliyim. Ama babamın felsefe profesörü olmasını istemezdim. Babamı felsefe profesörü olarak düşünemiyorum çünkü. Şu anda olduğu haliyle ona çok hayranım. İnsanlığına, iş hayatındaki başarısına, her şeyine hayranım.

Vuslat’a ’Sis’, Hanzade’ye ’Hanzi’ Arzu’ya ’abla’ derim

Ablalarınıza nasıl hitap ediyorsunuz?

- Vuslat’a ’Sis’ derim, Hanzade’ye ’Hanzi’. Ama Arzu’ya ’abla’ derim.

Sis?

- Üniversitede çok yakın olduğum Pakistanlı bir arkadaşım vardı; Adil. Bana sisters’dan (kız kardeş) kısaltıp ’sis’ derdi. Oradan dilime yapıştı. 10 seneyi aşkın süredir, Vuslat’a ’Sis’ derim.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!