GeriEkonomi Tek saniyemiz boş geçmemeli
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tek saniyemiz boş geçmemeli

Tek saniyemiz boş geçmemeli

PwC’nin Türkiye başkanı Haluk Yalçın, Türkiye’nin dünyanın en gelişmiş ekonomileri sıralamasında 2050’de 11’inci olmasının beklendiğini ifade ederek, “Türkiye’nin önünde tek saniyesi boşa geçirilmemesi gereken bir dönem var. Bu fırsatlar coğrafyasında gereken sıçramayı yapamazsak gelecek kuşaklara bunun hesabını veremeyiz” dedi.

Haluk Yalçın tüm kariyerini dünya çapında denetim, vergi ve danışmanlık hizmeti veren PwC’de yapmış bir iş insanı. 30 yıldır PwC’de çalışıyor. PwC Türkiye Başkanlığı’nın yanı sıra PwC Avrupa’nın da yönetiminde. Yalçın, Türkiye’nin dünyanın en gelişmiş ekonomileri sıralamasında 2050’de 11’inci olmasının beklendiğini ifade ederek, “Türkiye’nin önünde tek saniyesi boşa geçirilmemesi gereken bir dönem var” dedi.

İş dünyasının beklentileri neler?

Önümüzdeki 10 yıl çok kritik. Dünya değişiyor çok hızlı. Güç Doğu’ya geçiyor. Bir yanda yaşlı Avrupa var, diğer yanda Doğu’nun güçlenmesini gelişmesini engellemeye çalışan Amerika var. Türkiye her şeyin tam ortasında. Köklü tarih, zenginlik ve ticaretin ortasındayız. Avantajlarımız var. Ama zorluklar da çok.

Ekonomiyi değerlendirir misiniz?

2050’de Dünya PwC Araştırması yapıldı. 2030 yılında Türkiye 14’üncü büyük ekonomiden biri olacak. 2050’de de 11’inci sıraya gelecek. Türkiye 17-18’inci ülke şu yıllarda ancak satın alma gücü yükseliyor.

Şirket sıralamaları değişiyor. Bu değişim ülkeler bazında olur mu?

Kesinlikle. 50’nin üzerinde öncü piyasa var. Latin Amerika’daki ülkeler var, Romanya var. Ben bunları yakıtı doldurmuş sol şeritten heyecanlı giden arabalara benzetiyorum. Evet biz de hızlı gidiyoruz. Ama bizim gibi gaza iyi basan ve öncü işler yapanlar da var. Kuralları sevmiyoruz, ama uymamız gerekiyor. Ve dünyadaki değişimi iyi görmek için eğitim şart.

Türk şirketleri değişimi nasıl yaşayacak?

Gelecekte yapay zekâyı yönetecek gençleri yetiştirmek zorundayız. Meslekler değişiyor. 10 tane meslek saysak şimdi, bunların 7’si 10 yıl sonra olmayacak. Ben de bu yeni işlerin neler olacağını bilmiyorum. Bu motive edici ama alarm veriyor sistem.

BAŞARI HİKÂYELERİ

2019’da şirketleri neler bekliyor?

2018’de dünyadaki parasal sıkılaşmadan kaynaklanan zorluğa politik sıkışıklıklar eklendi. Avrupa’da ve dünyada çözümsüzlükler var. Şimdi sıra Türk şirketlerinin yazacakları yeni başarı hikayelerinde.  Bu zekice yapılan atılımlar dönemi. Brexit, BRI, AB ve ABD ile ilişkilerdeki yeni dengeleri iyi okumalıyız. Bu coğrafyanın denklemindeki değişmez olan Türkiye’nin bu konuların tümü için birden fazla senaryo analizi var. Akıl koyduğunuzda her ekonomide ve coğrafyada çözüm üretilir.

Şirketler için 2019’u kritik bir dönem olarak görüyor musunuz?

Piyasada sıkışıklık evet var. Ama bu sıkışıklıkta da yapılacak çok şey var. Biraz global bakan hiç kimse için bugünler sürpriz değil. Kriz var demek bir yere götürmez, mümkün olanı yeniden hayal edecek şirketler. Hızlı aksiyona geçilmeli. Sizin bir şehriniz kadar olan bir ülke yatırımcılara büyük kolaylıklar sağlıyor. Sonra oradan bir anda bir şirket çıkıyor ve tüm dünyaya yayılıyor. Şirketler bu ülkelerden çıkmıyor, bu ülkeler bu şirketleri çıkarıyor. 10 sene sonra nasıl olacağa yönelmeliyiz. Kimse ülkemizde son dönemdeki sendelemeye bakarak geleceğe olan güvenini kaybetmemeli. 

Türkiye’den büyük bir girişim hikayesi ne zamar çıkar?

Şirketlerin bu yönde çok akılcı planlamalar yapması gerekli, duran değil süratle giden bir trene katılmaya çalışıyoruz ve onu yakalayacağımız fazla istasyon kalmadı. Yeni iş yapacak olanlar dünya liginde olduklarını hiç akıllarından çıkarmamalı.

‘Yerli üretim’ diyoruz da yerelden güç alarak ne yapacağımız konusunda kafalar çok karışık değil mi?

Yeni nesil çözümler kadar toprağa bakan yaratıcılıkta geleceğin anahtarlarından olacak. Tarımsal Ar-Ge uzay teknolojisi kadar önemli olabilir ve bir bakarsınız ikisi birbirini tamamlar konuma gelir.

HALUK YALÇIN KİMDİR?

Ankara doğumlu Haluk Yalçın Keban Barajı’nın hesaplarını yapan bürokrat bir babanın oğlu. İstanbul Kadıköy Anadolu Lisesi mezunu. Daha sonra da Boğaziçi Üniversitesi’nde okudu ve 1988’de denetim asistanı olarak PwC’ye girdi. 10 yıl sonra şirketin ortaklarından oldu. PwC’de uluslararası hiperenflasyon standartını uygulayan ilk takımın içinde yer aldı. Finansal hizmetler, telekomünikasyon ve teknoloji sektörlerinde uzmanlaştı. PwC Türkiye Başkanı olan Yalçın, 30 yıldır PwC’de çalışıyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle