GeriEkonomi 'Şirketler, kötü yönetim nedeni ile batıyor'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Şirketler, kötü yönetim nedeni ile batıyor'

'Şirketler, kötü yönetim nedeni ile batıyor'

Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi tarafından bu yıl 4. kez gerçekleştirilen “Büyüme ve Kurumsallaşma Sürecinde Değişim Yönetimi” konulu panel, iş dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Panelde konuşan İstanbul Ticaret Odası eski başkanı Doç. Dr. Murat Yalçıntaş, şirketlerin batma sebeplerinin kötü yönetim olduğuna işaret etti.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Yardımcısı Fatih Çiftçi ve İstanbul Ticaret Odası Eski Başkanı Doç. Dr. Murat Yalçıntaş’ın da katılımıyla gerçekleşen panelde, şirketlerde büyüme ve kurumsallaşmanın getirdiği değişimlerin yönetim süreçleri, tüm detayları ile masaya yatırıldı.

BÜYÜME VE KURUMSALLAŞMA SÜRECİ İŞLENDİ
Panelde, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bakanı Yardımcısı Fatih Çiftçi ve İstanbul Ticaret Odası Eski Başkanı Doç. Dr. Murat Yalçıntaş konuşma yaptı. Panelde, “İş dünyasının temelini oluşturan aile şirketlerinde büyümenin ve kurumsallaşmanın getirdiği değişimin yönetilmesi” konusuna bakış açısı kazandırmak hedeflenirken, toplamda 6 oturumda çeşitli konular işlenirken, alanının kanaat önderleri olan profesyoneller, akademisyenler ve katılımcılar arasında çeşitli fikir alışverişleri gerçekleştirildi.

İŞLETME KÖRLÜĞÜ YAŞANMAMALI
Açılış konuşmasını yapan Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi Genel Müdürü Ahmet Nedim Erdemir, aile şirketlerinin büyüme ve kurumsallaşma sürecinin zorluklarına dikkat çekerken, “Özellikle kurumsallığı hedefleyen aile şirketlerinin yatırım, farkındalık ve bilinç yaratma konusuna eğilmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Erdemir, “5 yıllık ya da 10 yıllık süreçlerde büyümeyi hedefleyen şirketlerin, bu süreçte gösterecekleri çalışma azmi ve büyüme motivasyonuna sahip yönetici ve çalışanların bu süreçteki sorumluluğunun önemi çok büyük.” diye konuştu.

Şirketlerde gayri kurumsallaşma handikapının altını önemle çizen Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Ahmet Cevat Acar ise: “Özellikle aile şirketlerinde gözle görülür somut değişiklikler çok da kolay değil. Elbette aile şirketi olmanın artıları olduğu gibi eksileri de var. Bir işletmeci ve yönetici olarak, kurumsallaşma konusunun tüm toplumun meselesi olması gerektiğini savunuyorum. Şirketlerin yönetim biçiminin, yöneticilerin kişisel zevklerine ve taleplerine göre değil, gayri şahsi hale getirilmesi bu anlamda çok mühim.” dedi.

Aile işletmelerinde kurallara uymanın kolay olmadığını belirten Acar, “Aile meseleleri ile iş meselelerin birbirinden ayrılması ve dengelenmesi çok mühim. Aile bireylerinin aile içerisindeki rolleri ile şirket yönetimi içerisindeki rollerinin birlikte yürütülmesi, genellikle şirketlerde sorun teşkil ediyor. kamu desteklerine ve kuşak farkına dikkat çeken Ahmet Cevat Acar, “KOSGEB, yenilikçi girişimlere destek veriyor ancak alınan bu yatırım, şirketleri rehavete düşürme gibi bir handikap yaratıyor. Bu yatırımı doğru yönetmekte fayda var. Bildiğiniz üzere aile şirketlerinin geçmişi çok uzun bir tarihe dayanmıyor. Hal böyle olunca, şirketin ilk kurucularının dönemindeki rekabet şartları ile, şu an mevcut olan rekabet koşulları çok daha farklı. Dolayısı ile bu değişime adaptasyon önemli.” diyerek sözlerini tamamladı.

“ÇOK GÜÇLÜ AİLE ŞİRKETLERİMİZ VAR”
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bakanı Yardımcısı Fatih Çiftçi: “İç ticareti düzenleyen bir bakanlık olarak, değişimi çok önemsiyoruz. Bakanlık olarak AR-GE anlamında çok ciddi çalışmalar yürütüyoruz. İş dünyasının gelişmediği ve büyümediği bir ekonominin kalkınması mümkün değildir. Bildiğiniz üzere aile şirketlerinin çok büyük bir kısmı KOBİ’lerden oluşuyor ve onların hem daha çok kazanması hem de kurumsallaşması için çok ciddi çalışmalar yürütüyoruz.” dedi.

NOKİA VE KODAK ÖRNEĞİ...
İşletmelerin ayakta kalabilmesinin yolunun bilgiye en önce ulaşmak ve elde ettikleri bilginin değer zincirine katılmasından geçtiğinin altın çizen Çitfçi, “Bir ulusun zenginliği; rekabetçiliğini, inovasyon kapasitesini ve endüstrisinin kalitesinin yükselmesine bağlıdır. Günümüzde dünyanın rekabet üstünlükleri, büyük ölçüde bilgi ekonomisine dayanmaktadır. Artık zenginliklerin kaynakları, yeni fikirler ve yeni fikirleri içeren ürünler, hizmetler ve çözümler olmaktadır. Bu yüzden kurumsallaşma ve değişim, çok büyük önem arz etmektedir. Ancak değişen dünya şartlarına uyum sağlamayı, değişimi doğru yönetmeyi bilen şirketlerin hayatta kalabildiği günümüzde, kurumsallaşmayı başarabildikleri ölçüde mümkündür. Nokia ve Kodak, geçmişte çok büyük markalarken, günümüzde bu değişimi sağlayamadıkları için çok daha geride kalmışlardır.” dedi.

Çiftçi, sözlerini; “Bunun tam aksine, bizim ülkemizde çok önemli başarılı örnekleri de söz konusudur. Bu yüzden yerel pazarda kalmayıp, ulusala açılmak, AR-GE, inovasyon ve insan kaynaklarına yatırım yapmak gerektirmektedir. Diğer taraftan Türkiye’de Sabancı Holding, Koç Holding ve Yıldızlar Holding gibi başarı sağlamış aile şirketleri de vardır” şeklinde sürdürdü.

4'ÜNCÜ KUŞAKTA YÜZDE 3

Türkiye’deki aile şirketlerinin yüzde 30’unun 2'inci kuşak, yüzde 12'sinin 3'üncü kuşak ve yüzde 3’ünün 4'üncü kuşak şirketler olduğunun altını çizen Bakan Yardımcısı Çitfçi, “Aile şirketlerinin ortalama ömrü 25 yıl. Bu şirketlerin başarıya ulaşmasının yolu ise kuşak çatışmasının önüne geçmek, kurumsallaşmak ve sürdürülebilir bir şekilde bu grafiği korumak. Bu noktada şirketlerle beraber aileyi de kurumsallaştırabilirsek, profesyonel bir yaklaşımla sürdürülebilir bir aile şirketi oluşturmak daha kolay olur. İnanıyorum ki ülkemiz için sabır gerektiren markalaşma dönemi, uluslararası arenada başarıyla sonuçlanarak, markamız gururu olacaktır, ülkemizin büyüme ve kalkınmasına en büyük katkıyı sağlayacaktır. Ben Değişim Dinamikleri’nin bugünkü etkinliğinin hayırlı sonuçlar vereceğine inanıyorum.” diyerek konuşmasını tamamladı.

ŞİRKETLERİN BATMA SEBEBİ KÖTÜ YÖNETİM
2005 ile 2013 yılları arasında İstanbul Ticaret Odası başkanlığı görevini yürüten Doç. Dr. Murat Yalçıntaş ise, “Birçok aile şirketi, aile bireyleri arasındaki anlaşmazlıklar nedeni ile faaliyetlerini sonlandırma kararı alıyor. İşletmelerin çok büyük bir kısmının batma sebebi kötü yönetimdir. Kötü yönetimin alt kırılımlarına bakacak olursak, bunun 1 numaralı sebebi nesilden nesile geçişin doğru olarak yapılamamasıdır. O anlamda Gezer Ayakkabı ve Terlik’in yanı sıra, Değişim Dinamikleri, bu aktarımın çok doğru iki örneği” diyerek sözlerini noktaladı.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle