GeriEkonomi Otomotivde ek koruma tartışması
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Otomotivde ek koruma tartışması

Otomotiv Sanayicileri Derneği (OSD) Genel Sekreteri Ercan Tezer, otomotivde hassas korumanın kaldırılmasının, üçüncü ülkelerden ithalatı fazla artıracağını sanmadığını söyledi. Euro'nun değer kaybı nedeniyle ithalatın yine AB ağırlıklı süreceğini belirten Tezer, Rusya ve Çek Cumhuriyeti'nden de ithalatın artabileceğine dikkat çekti

Tezer, Gümrük Birliği anlaşması ile hassas sektör olarak belirlenen otomotive getirilen ek korumanın 1996'da 23 puan seviyesinde olduğunu hatırlattı. Hassas ürünlerdeki ek korumada, 1997 ve 1998'de yüzde 10'ar, 1999 ve 2000 yıllarında ise yüzde 15'er indirim yapıldığını anlatan Tezer, bu yıl itibariyle otomotivdeki mevcut gümrük vergileri ile Avrupa Birliği'nin (AB) ortak gümrük tarifesi (OGT) arasında 9 puan farkın bulunduğunu kaydetti.

Mevcut 9 puanlık farkın, 1 Ocak 2001'den itibaren kaldırılacağını ve ithalatta OGT'nin uygulanacağını belirten Tezer, şöyle devam etti:

"Bu ek korumanın amacı, üçüncü ülkelerden gelecek ürünlere karşı, yerli üreticilere belirli bir geçiş süresi tanımaktı. 9 puan farkın kalkması, üçüncü ülkelerden yapılacak ithalatı bir miktar canlandırabilir. İthalatın zaten yüzde 65 pay aldığı bir pazar ortamında, olumsuz etki yaratacak ama bir miktar da AB menşeili araba pazarından pay alacak."

İthalatta AB avantajı sürecek

Öte yandan uygulanmakta olan kur politikasının bir sonucu olarak, euro bölgesinden yapılan ithalatta göreceli bir ucuzluğun devam ettiğine de işaret eden OSD Genel Sekreteri Sezer, bunun 2001 yılında da süreceğini söyledi.

Döviz kurundaki bu gelişme nedeniyle, 9 puanlık indirimin, üçüncü ülkelerden yapılacak ithalatı çok olumlu yönde etkilemeyeceğini düşündüğünü anlatan Tezer, şöyle konuştu:

"Çek Cumhuriyeti'nden ithalatta, özel tarife kontenjanı var. Bu bir avantaj. Bu yıl Rusya'dan yapılan ithalat çok arttı. Rusya, özel bir fiyat ile Türkiye pazarına giriyor. Bu ithalat artabilir. Ancak, ithalat AB ağırlıklı olarak devam eder. Üçüncü ülkelerden yapılacak ithalat ise AB pazarından pay alır."

Tezer, 2001 yılı piyasa tahmini konusunda da "2001'de 2000 yılı yaşanmayacak tabi. Yaşanan krizin olumsuz etkilerinin 2001 yılına yansıması olacak. Talebin bu kadar canlı olacağını sanmıyorum. Pazarda durgunluk olacak, ama ithalat bu hızını devam ettirebilir" dedi.

2001 ithalat rejimi ile binek otomobillerde halen yüzde 18.4-21.5 düzeyinde olan gümrük vergileri yüzde 10'a, minibüs ve midibüste yüzde 18.6-20'den yüzde 10-16'ya, kamyonette ise yüzde 18.6'dan yüzde 10'a, motosiklette yüzde 14.5'ten yüzde 8'e, bisiklette yüzde 19.9'dan yüzde 15'e inecek.

Vergilerdeki artış dikkat çekiyor

Vergilerdeki artışın her zaman sektörü olumsuz etkilediğini, ancak bu yıl LPG'li taşıtlardaki vergi artışının dikkat çekici olduğunu kaydeden Ercan Tezer, taşıt alım vergisi ve motorlu taşıtlar vergisinin, yüzde 56 olan yeniden değerleme oranının üzerinde artırıldığını hatırlattı.

Yürürlükteki vergi kanununda hükümetin elinde son derece geniş yetkiler bulunduğunu, bunun nasıl kullanacağının da belli olmadığını vurgulayan Tezer, yerli üreticinin korunması açısından tarife dışı engelerin de tam anlamıyla kullanılmadığını söyledi. Tezer, ithalatı kolaylaştıran politikaların uygulanmamasını istedi.

Yerli üretim olumsuz etkilendi

Opel'in Türkiye'deki tesisini kapatma kararını da değerlendiren Ercan Tezer, Opel'in gümrük birliğinden önce bu tesisi açtığını, AB'den yapılan ithalatta vergilerin kaldırılmasının yerli üretimi olumsuz etkilediğini söyledi.

Opel'in Türkiye'de imalatını bırakmasının sürpriz değil, beklenen bir karar olduğunu vurgulayan Tezer, "Zaten ağırlıklı olarak ithalat yapıyordu. Yılda 5-6 bin araç imal etmektense, tamamını ithal etmek gibi bir politika izleyecek. Zaten beklenen, bir miktar da geç kalan bir karardı" dedi.

Tezer, önemli olan AB'nin kullanılmış araba ithalatı yönündeki kararlarına karşı durmak olduğunu vurgularken, tam üyelik gerçekleşmeden kullanılmış sanayi ürünü ithalatının tartışılmaması gerektiğini belirtti.

Tezer, "AB'de bir yaşındaki araçların değer kaybı yüzde 30-40, 2 yaşındakilerin değer kaybı yüzde 50-60'a çıkıyor. Tam üyelik olmadan kullanılmış sanayi ürününün serbest dolaşımına izin verilmesinin tartışılması bile anlamsız" diye konuştu. (aa)


Yorumları Göster
Yorumları Gizle