GeriEkonomi Nefes darlığı yaşarken maraton koşamayız!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Nefes darlığı yaşarken maraton koşamayız!

Nefes darlığı yaşarken maraton koşamayız!

Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) Başkanı Haydar Yenigün, Türkiye ekonomisi için vazgeçilmez öneme sahip olan otomotiv sanayisinin sürdürülebilir rekabetçiliğinin sağlanması için istikrarlı büyüyen bir iç pazarın büyük öneme sahip olduğunu belirterek, “Yüzlerce ülkeye ihracat yapabilme gücü olan Türk otomotiv sanayisi kendi iç pazarında nefes darlığı yaşadıkça maraton koşamaz” dedi.

TEMMUZ ayı resmi rakamlarının açıklanmasıyla birlikte otomotiv pazarındaki hasar iyice ortaya çıktı. Kur ve faizlerdeki artışa, matraha dayalı ÖTV sisteminin araç fiyatlarına negatif etkisi eklenince otomobil ve hafif ticari araç pazarı haziran ayında yüzde 39, temmuz ayında ise yüzde 36 düştü. Pazar yılın 7 ayında yüzde 16 daralırken, acil önlemler alınmazsa bu daralmanın artarak devam edeceğinden endişe ediliyor. İşte böylesine kritik bir ortamda Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) Başkanı Haydar Yenigün, Türkiye’de otomotiv sektörünün tüm paydaşlarını ilk kez bir araya getirip sorunları ve acil yapılması gerekenleri ortak bir platformda çözmek için harekete geçti. Sanayiden, ihracata, perakendeden ve filoya kadar otomotiv sektörünün tüm çatı kuruluşlarını OSD’nin ev sahipliğinde bir araya getiren Yenigün, hem bu önemli zirvenin ayrıntılarını hem de sektörün sorunlarını Hürriyet’e değerlendirdi.

ORTAK DİL VE AKIL
OSD başkanı seçildiği günden itibaren sektörün mevcut sorunlarına çözüm arayışları çerçevesinde ortak bir platformda dile getirebilme yolunda aksiyonlar almanın çarelerini aramaya başladığını kaydeden Yenigün, “Bu noktada aradan geçen 3-4 aylık süreç içinde gerçekte tek yolun bu büyük sektörün tüm derneklerinin şeffaflık ilkesinden yola çıkarak “ortak bir dil ve akıl birliği” birbirleriyle “iletişim kurmasından” geçtiğine kesin kanaat getirdim. Bu birleştirici vizyondan yola çıkarak önce sanayici diğer sektör derneklerimiz olan Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) ve Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB)  yönetim kurullarına OSD olarak davette bulunarak ev sahibi sıfatıyla bir araya geldik. Tabii ki OSD olarak ikinci davetimizi ise Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD), Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği (TOKKDER) ve Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) gibi sektörümüzün iç pazardaki dinamiklerini yakından takip eden ve nabzını tutan diğer önemli derneklerinin yönetim kurullarına yaptık” dedi.

Çok etkili, şeffaf ve verimli bir buluşma sonrasında sektörün tüm paydaşlarının hemen hemen aynı sorunlar ve aranan çözümler konusunda mutabık olduğunu gördüklerini aktaran Yenigün, şöyle konuştu: “Bu tabii ki bizleri heyecanlandırdı ve mutlu etti. Zira sektörün karşısındaki tehlikelere karşı çözüm arayışları ve risk tahlilleri konusunda birbirimizin de cephesinden bakarak Türk otomotiv sektörünü ileriye taşıyacak “ortak akıl ve dil birliğini” maksimum seviye çıkaracak ilk adımı verimli biçimde atmış olduk. Bu sonuç odaklı iletişim toplantılarının bundan sonra da devam edeceğine şüphesiz inanıyorum. Özellikle yüksek Ar-Ge yetisiyle etkin insan gücü istihdamı sağlayan, ülkemiz ekonomisine güçlü ihracat kapasitesiyle çok büyük destek olan Türk otomotiv sanayiinin tüm paydaşları olarak yakın gelecekte hepimizi bekleyen riskler konusunda aynı noktada olduğumuzu gördük. Sorunların dile getirilmesinde güç birliği de yapmamızın önemini özellikle bu toplantıda vurguladık. Zira yüzlerce ülkeye ihracat yapabilme gücü olan Türk otomotiv sanayisinin kendi iç pazarında nefes darlığı yaşadıkça “maraton koşamayacağını” belirttik.”

2015’TEN BERİ İÇ PAZAR BÜYÜMÜYOR
HAYDAR Yenigün, iç pazarda yaşanan daralmanın sadece otomobillerde değil, ticari araç satışlarında da dikkat çektiğini belirterek, “Kurdaki artış, faizlerin yükselmesi, güven endeksindeki gerileme, seçim nedeniyle ertelenen satın alma kararları pazardaki gerileminin ana sebepleri. Ülkemiz ekonomisi için vazgeçilmez öneme sahip olan sanayimizin sürdürülebilir rekabetçiliğinin sağlanması için istikrarlı büyüyen bir iç pazar büyük öneme sahip. Otomotiv pazarı 2015 yılından bugüne büyüme kaydedememiş ve 2017’de 1 milyon adet sınırının gerisinde kalmıştır. Türkiye gibi dinamik ekonomisi olan bir ülkede pazarın büyümemesi düşünülmesi gereken bir husustur. Zira iç pazar yeni yatımların çekilmesi açısından kritik öneme haiz bir çekim faktörüdür” dedi.

ARTIK OYUNUN KURALLARI DEĞİŞTİ
OSD Başkanı Yenigün, otomotiv sektörünün geleceği hakkında da görüşlerini paylaşarak şunları söyledi:  “Son yıllarda dünyamızda yaşanan değişimin hızı her sektörü belirli ölçülerde etkiler duruma geldi. Dünya ekonomisi için en önemli sektörlerden biri olan otomotiv bu dönüşüm sürecinden en çok etkilenenlerden biri. Önemli meydan okumaların söz konusu olduğu otomotiv sanayiinde; iklim değişikliği, hava kalitesi ve enerji verimliliği ile emisyonlar gibi çevresel etmenlerin yanı sıra bağlantılı araçlar, otonom araçlar, akıllı hareketlilik ve dijital dönüşüm iş ortamımızı değiştiren faktörler arasında yer alıyor. Tüm bunlara ilave olarak, yeni teknolojik gelişmelere adapte olabilmek adına bugüne kadar alışık olunmayan büyüklükte yatırım gereksinimi ekleniyor. Artık araç parçaları dediğimizde akla elektrik motoru – batarya – yazılım / elektronik sistemler geliyor. Şarj altyapıları, yeni ürün platformları, sanayide dijital dönüşümün getirdiği bağlantılı fabrikalar ve süreç yönetimi ön plana çıkıyor. Araçlar ve fabrikalar dijitalleşirken iş gücünün niteliğinin de bu dönüşüme ayak uyduracak şekilde eğitilmesi öne çıkan başka bir unsur. Öte yandan, tüketici davranışları da değişim içerisinde. Araç paylaşımı eğiliminde ciddi bir gelişim gözlemlenirken, araç sahipliği isteğinde azalma söz konusu. Özetle; artık oyunun kuralları değişti. Doğru strateji, doğru zamanlama, doğru kaynak kullanımı ve koordinasyon ile hareket eden ülkeler bu yarışta varlığını sürdürmeye devam edecek.”

İŞTE ACİL ÖNLEMLER
YENİGÜN, pazarın canlandırılması için acil önlem alınması gereken hususları ise şu şekilde sıraladı:

- Daralan iç pazarın normale dönmesi için vergilendirme sisteminin değişmesi; vergi toplanırken, ‘birim araç başına’ değil ‘büyüyen piyasadan toplanacak vergi’ olarak düşünülmelidir.

- Ticari araçların kiralanmasının önündeki engeller hızla kaldırılmalıdır.

- Konutta olduğu gibi düşük faizli, miktar sınırı olmayan ve süresi uzatılmış krediler, mutlaka otomotiv sektörü için de uygulan-malıdır.

- Ağır ticari araçların desteklenmesi için satın alma finansman desteği programı devreye alınmalıdır.

 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Son 24 saatte ne oldu? (05.08.2018) 2

Yorumları Göster
Yorumları Gizle