"Kriz çikolata sektörünü daha az etkileyecek"

Güncelleme Tarihi:

Kriz çikolata sektörünü daha az etkileyecek
Oluşturulma Tarihi: Aralık 12, 2008 10:39

Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Üyesi Elif Çoban, diğer sektörlere oranla global krizden daha az etkileneceklerini belirterek "Krizin sektörümüzü daha az etkileyeceğini tahmin ediyoruz" dedi.

Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Üyesi Elif Çoban, kriz döneminde tedbirli davrandıkları en önemli konunun açık döviz pozisyonundan kaçınmak olduğunu ve böylelikle finansal riskleri azaltma yoluna gittiklerini kaydetti.

Çikolata pazarının özellikle bayramlarda ve kış aylarında hareketlendiğini belirten Çoban, global krizin, bayram dönemindeki çikolata alımını olumsuz etkilemeyeceğini ifade ederek "Bayramların vazgeçilmez tadı olan çikolata, paylaştıkça mutluluk veren bir iletişim aracı. Bu sebeple krizin, satın alma sürecine kayda değer ölçüde etkili olacağını düşünmüyorum" dedi.

Ayrıca, krizden çikolata sektörünün diğer sektörlere göre daha az etkileneceğini ifade eden Çoban, şunları kaydetti:
"Ekonomik kriz dönemlerinde gerçekleşen tüketici harcamalarında öncelikle gayrimenkul, daha sonra dayanıklı tüketim malları ve tekstilin etkileneceğini en az ise gıda sektörünün etkileneceğini düşünüyorum. Çikolata ve şekerleme alımlarının küçük bir bütçe ile yapılabilmesi nedeniyle, tüketim kalemlerinde düşüş yaşanmayacağına inanıyorum. Dolayısıyla Şölen Çikolata olarak krizin sektörümüzü daha az etkileyeceğini tahmin ediyoruz ve bu konuda iyimser bir bakış açısı sergiliyoruz. Küresel ekonomideki günü birlik değişimler ise farklı kıtalarda farklı kurlarla çalışıyor olmamız nedeniyle yönetilmesi güç olsa dahi bizim için yumurtaları farklı sepetlerde bulundurma acısından önemli ve pozitif bir durum. Büyüme hedeflerimizde bölgesel bazlı sapmalar mutlaka olacaktır fakat kesinlikle küçülme beklemiyoruz."

Çoban, bütçelerinde büyük bir değişiklik yapmadıklarını belirterek "Orta ve uzun dönemli nakit akışımızı var olabilecek kriz senaryolarına göre oluşturduk. Kriz yaklaşık iki yıldır ekonomi gündemindeydi bu nedenle hazırlığımızı yapmıştık" dedi.

Krizde öncelikle nakit akışı dengesini kontrol altına aldıklarını kaydeden Çoban krizi fırsata dönüştürmek istediklerini şu sözlerle anlattı:
"Bu dönemde, kısa ve orta finansal risk getiren yatırımlar yapmamak, yükselen pazarlarda pozisyonumuzu daha da büyütmek, küçülen pazarlarda fırsatları yenilikçi ürünlerle koruyarak, gelişmiş pazarlarda pazar payımızı artırmak önemli. Bu açıdan krizleri ne şekilde fırsata dönüştürebileceğimizi düşündüğümüz bir dönem. Avrupa'da ve Amerika'da birçok sektör zor durumda. Biz bu sektörlerde pozisyonumuzu güçlendirmek istiyoruz ve çalışmalarımızı bu yönde yoğunlaştırmış durumdayız. Kriz döneminden az etkilenmek ve bu durumu pozitife çevirmek için de ayrıca çalışıyoruz. Bu dönemde ekonominin canlı olması için iyimserliğimizi korumayı düşünüyoruz. Kötümser bir düşünce ile davranırsak tüketim azalır. Bunun etkisiyle üretimin de azalması sonucu, krizi daha ciddi boyutlarda hissedebiliriz. İyimser tavrımızı sürdürmeli ve krizi en az hasarla atlatmalıyız."

"SEKTÖR BÜYÜMEYE ÇOK MÜSAİT"

Çikolata Pazarının 2006 yılı büyüklüğünün yaklaşık 79 bin ton olduğunu, bu rakamın 2007 yılında yüzde 4 büyüyerek 81 bin tona çıktığını belirten Çoban, en çok çikolatanın Marmara Bölgesinde özellikle de İstanbul'da tüketildiğini kaydetti.

Çoban, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde çikolata tüketiminin devamlı arttığını ve pazarın büyüdüğünü vurgulayarak gelişen bir ülke olan Türkiye;nin de çikolata pazarının büyüme oranı gelişmiş olan, pazarın doyduğu ülkelere göre daha yüksek olduğunu ifade etti.

2007 yılında Türkiye;de çikolata sektörünün belirli bir ivme ile gelişimini sürdürdüğünü belirten Çoban, Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına düşen yıllık çikolata tüketiminin 8 ile 9 kilogram arasında olduğunu, Türkiye'de ise bu rakamın 1,5 kilogram seviyelerinde kaldığına dikkati çekti. Bu durumun krize karşın, düşünülenin aksine Türkiye'de çikolata sektörünün büyümeye çok müsait olduğunu ve sektörün büyüme ivmesini sürdüreceğini gösterdiğini dile getirdi.
Üretimlerinin yüzde 70;ini, Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika kıtalarında toplam 100;ün üzerinde ülkeye ihrac ettiklerini ifade eden Çoban, Şölen'in 2007 yılında ihracat cirosunun 100 milyon dolar olduğunu ve 2008 yılında 140 milyon doları hedeflediklerini belirtti.

Çoban, Şölen'in "Bireysel", "Çocuk" ve "İkramlık" kategorisinde toplam 200'ün üzerinde ürün çeşidine sahip olduğunu ve ikramlık ürünlerde yüzde 20;lik bir payla pazarda ilk sırayı aldıklarını kaydetti.

İLK TASARIM ÇİKOLATASI

Şölen'in Ar-Ge çalışmalarına öncelikli olarak önem verdiğini dile getiren Çoban, Ar-Ge harcamalarının şirket cirosunda yüzde 1,5'luk paya sahip olduğunu ve bu payın ileriki yıllarda yüzde 3;e kadar yükseleceğini bildirerek, Türkiye'deki şirketlerin Ar-Ge;ye ayırdıkları payın Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) pastasında yüzde 0,5 oranla yer aldığının altını çizdi.

Ayrıca tasarımın da Şölen Çikolata için çok önemli olduğunu dile getiren Çoban dünyanın ilk tasarım çikolatasını ünlü tasarımcı Karim Rashid'le başlattıkları bir proje sonucunda sunmaya hazırlandıklarını bildirdi.

"SAHTE ÇİKOLATAYA DİKKAT"

Gerçek çikolata olmayan, sağlıksız ürünlerin bayram dönemlerinde piyasalara sunulduğunun altını çizen Çoban, Tüketicilerin çikolata alırken kaliteden vazgeçmemesi gerektiğini belirterek kendileri gibi ISO 9001, ISO 22000, IFS ve BRC Global Food Standards uluslararası kalite belgelerine sahip şirketlerin ürünlerini tercih etmeleri önerisinde bulundu.

Öncelikle gerçek çikolata konusunda bir açıklama yapmanın yararlı olacağını ifade eden Çoban, şöyle konuştu:
"Çikolatada kakao yağı kullanıldığında gerçek çikolata olarak adlandırılır, bu özelliği ile ağızda çabuk erime ve hızlı dağılması ile lezzetin üst seviyede hissedilmesi sağlanır. Kakao yağı kullanılmayan çikolatalara ise kokolin denir, kokolin gerçek çikolata değildir fakat sağlıksız demek de yanlış olur. Bunun yanı sıra, maalesef merdiven altı üretim yapan firmalar da yok değil. Bu sebeple haksız rekabetin meydana gelmesinin yanında, sağlıksız çikolata üretimi de maalesef gündeme geliyor. Fakat Türkiye;de artık çikolata tüketimindeki trend, hızla değişiyor ve kalitenin ön planda tutulduğu farklı çikolata alternatifleri tercih ediliyor."
Türk insanının hangi çikolataları daha çok tercih ettiğine değinen Çoban, antep fıstıklı ve fındıklı çikolatanın Türk halkının vazgeçilmez damak tatları arasında yer aldığını ama en çok tüketimin sütlü çikolatada gerçekleştiğini belirtti.

Çoban, son zamanlarda bitter çikolatanın antioksidan özelliği sayesinde sağlığa olan olumlu etkilerinin bitter çikolataya eğilimi artırdığını ve tahıllı ve lifli ürünlerin de eskiye göre daha çok tercih edildiğini kaydetti.

Özellikle iç pazarda çocuk ürünlerinin lezzetli ve besleyici olduğunda fark yarattığını ifade eden Çoban, ailelerin çocukları için hem besleyici hem de çocuklara çekici gelen ürünleri tercih ettiklerini bu sebeple ürünlerini çocukların zevklerine uygun tatları, besin değeri yüksek içerikle üreterek ve eğlenceli oyuncaklar ile birleştirerek satışa sunduklarını söyledi.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!