Kriz Ankara'yı da vurdu

Güncelleme Tarihi:

Kriz Ankarayı da vurdu
Oluşturulma Tarihi: Eylül 30, 2001 01:56

Tüm Türkiye'den yükselen sesler krizin Ankara'dan anlaşılamadığı yönünde olurken, Ankaralı tüketicinin de krizi derinden yaşadığı belirlendi. Büyük market yöneticilerinin tespitine göre, Ankaralılar da krizle tüketim alışkanlığını değiştirdi.

Tüketim miktarı Ankara'da da yarı yarıya azaldı, temel gıdalar dışında pekçok ürün Ankaralı'nın listesinden de çıktı.

Kriz tüketimde daralma yaratmakla kalmayıp, Türk tüketicisinin karakterini de değiştirdi. Özellikle kriz öncesindeki dönemde alışveriş çılgınlığına tutulan Türk tüketicisi, artık parasının hesabını tutan, gereksiz alışveriş yapmayan, daha bilinçli hareket eden bir kimlik edindi. Tüketici eğilimlerinin aynası olan büyük marketlere ziyaretler arttı, ancak alış veriş miktarları azaldı. Tüketiciyi yakından izleyen büyük marketlerin saptamalarına göre, lüks tüketim alışkanlıklarından vazgeçildiği gibi, temel gıda harcamalarınında da tercihler değişti. Son günlerde krizin Ankara'da yeterince hissedilmediği gibi sesler yükselirken, bunun tüm Ankara'yı içermediği anlaşıldı. Büyük market yöneticilerinin yaptırdıkları araştırmalara göre, ‘‘Ankara memur kenti, işsizlik oraya uğramadı, Krizi Ankara'da kimse tam olarak anlamıyor’’ yönündeki yargı doğru çıkmıyor. Ankara'da da tüketici eğilimleri diğer illerdeki gibi değişti. Tüketici ile içiçe olan büyük market yöneticilerinin, krizle birlikte gelişen alışveriş trendine ilişkin saptamaları şöyle:

MARKETE GİDEN ÇOK AMA:

Büyük marketlerde gözlemlenen en belirgin tüketici davranışlarından biri özellikle şubat krizinden sonra ziyaret sayısının artmış, buna karşın alışveriş miktarının düşmüş olması. Tansaş yetkilisi Bora Tanrıkulu, bu durumu şöyle anlattı: ‘‘Şubat ayının hemen sonrasında alışveriş frekansları artmaya başladı. Eskiden 15 günlük alışverişler yapılırken şu anda bizim müşterilerimiz haftada 3 kere alışverişe geliyor. Toplu alışveriş bitti. Nakitte kalma çabası var.’’ Genel Müdür Yardımcısı Kazım Bilgen'in aktardığına göre Contour'un tespitleri ise şöyle: ‘‘1999 yılında müşteri başına alışveriş miktarı 9 milyon liraydı. 2000 yılında bu rakam 12 milyon 150 bin liraya, 2001 yılında ise 12 milyon 900 bin lira oldu. Her ne kadar bu yıl ortalama yükselmiş görünüyorsa da, bunda aynı miktarda tüketim olmadığı halde kriz nedeniyle artan fiyatlar etkili.’’

SADECE TEMEL İHTİYAÇLAR:

Bütün marketlerde gözlenen bir nokta da alışverişlerin tamamen temel ihtiyaçlara yönelmiş olması. Bora Tanrıkulu, Tansaş müşterilerinin temel ihtiyaç maddelerine kanalize olduğunu söylerken, Nurullah Öztürk de, Yimpaş'da en çok düşüşün mobilya, beyaz eşya ve tekstil ürünlerinde olduğunu kaydetti. Gıda da kriz sonrası yüzde 5'lik bir gerileme yaşandığını belirten Öztürk, Yimpaş'ların içindeki restoran ve kafeteryalarda ise yüzde 10'luk gerileme olduğunu söyledi.

MARKADAN KAÇIŞ BAŞLADI:

Kriz sonrası en büyük darbeyi birincil marka olarak adlandıran grup aldı. Tanrıkulu, ‘‘Markasıyla pazar lideri olan pekçok firma, kriz sonrası yerini ikincil markalar denilen daha ucuz ürünlere bıraktı’’ dedi. Kazım Bilgen ise, eskisi gibi marka tercihinin ön planda olmadığını kaydetti. Bunun sonucu market raflarında aynı üründe değişik fiyatları taşıyan markaların sayısı arttı. Bu arada market markaları denilen ürünlere de fiyat avantajı nedeniyle talep arttı.

PROMOSYONA DUYARLILIK ARTTI:

Büyük marketlerin öteden beri yaptığı promosyonlar krizle birlikte tüketici tarafından daha da önemsenir oldu. Yimpaş Genel Müdürü Nurullah Öztürk, ‘‘Gıda da bile tüketiciler promosyona duyarlı bir hale geldi. Tercihler indirimlere giren ürünlere yöneldi, artık promosyonlar eskisine göre daha çok takip ediliyor’’ diye konuştu. Contour Genel Müdür Yardımcısı Kazım Bilgin ise, tüketicinin artık ‘‘daha ekonomik fiyatlı ürün’’ anlayışına yöneldiğini kaydetti.

LÜKS TÜKETİME ELVEDA:

Son yıllarda lüks tüketime olan ilgi de krizle birlikte kesilmiş durumda. Özellikle parfümeri, kozmetik gibi kişisel bakım ürünlerinde ürünlerde ciddi bir düşüş var. Öztürk, salam, sosis, sucuk gibi şarküteri ürünlerinin eskisi gibi rağbet görmediğini vurguladı.


Alışveriş krizde nasıl değişti?


Marketlere gidenlerin sayısı arttı, ama alışveriş azaldı.

Alışveriş neredeyse tümüyle temel ihtiyaç malına kaydı.

Asıl markalar yerine, ucuz olan market markaları öne geçti.

Alışverişte günlük, anlık indirimler yakın takibe alındı.

Memur kenti Ankara'da da tüketim krizle düştü.

Irsıdar: Et tüketimi yarı yarıya azaldı

Migros Genel Müdürü Oktay Irsıdar, ‘‘99'da satın alma gücü iyiyken, 2000'de azaldı, 2001'de biraz daha iyi oluruz beklentisine rağmen şubat krizinden sonra daha da derinleşti’’ dedi. Irsıdar, temel ihtiyaç maddelerinde bile düşüşler yaşandığını kaydetti. Migros Club kartıyla Migros'un 3 milyon 550 bin müşteriyi yakından takip ettiklerini belirten Irsıdar, tüketim eğilimlilerindeki bazı değişiklikleri şöyle sıraladı:

En çok düşüş refleks alımları denilen yani insanın görünce almayı düşündüğü ürünler olan ciklet, muz, mayonez, çikolata, gofret gibi ürünlerde oldu.

Başta deterjan olmak üzere her üründe markalardan kaçış var. Birincil markalar yüzde 60-65 pazar payı, ikincil markalar yüzde 35-40 pazar payı alırken birincil markaların payı yüzde 50'nin altına düştü. Migros markalı mallar yüzde 17 arttı ama genelde ikincil markalar ön plana çıkıyor.

Bütün gruplar incelendiğinde çok ciddi düşüş et ve şarküteri grubunda yaşandı. Burada pazar payı yüzde 50 azaldı. Gıda harcamaları içinde önceden yüzde 15 yeri olan bu ürünler artık yüzde 7.5'ini tutuyor.

Buna karşılık süt ve süt ürünlerinde artış söz konusu. Şarküteriden kaçan sütlüye yöneliyor.

Beyaz ete yöneliş devam ediyor. Piliçin pazar payı Migros'ta yüzde 4 iken yüzde 4.3 arttı.

Bakliyat grubu kendisini korudu. Sebzeler değil ama meyveler yüzde 10 düştü, ‘‘almasak da olur’’ denilebiliyor. Muz satışları yüzde 35 düştü.

Müşteri sayısı yüzde 18 arttığı halde satış volümü düştü. Migros müşterileri rakiplere gitmiyor, yine Migros'a geliyor ama daha az alışveriş yapıyor. Bu da satın alma gücünün düştüğünün en büyük delili.

Ufak gramaja kaçış yerine, büyük gramajlar tercih edilmeye başlandı. Çünkü büyük gramajın daha tasarruflu olduğu bilincine varıldı. Örneğin çamaşır makinesi deterjanları geçen yıl ufak ambalajlar yüzde 60, büyük ambalajlar yüzde 40 iken bu oranlar tam tersine döndü. Ama tüketim azaldı.

İstanbul ile Ankara'yı karşılaştırırsak, Ankara'daki göstergeler İstanbul'un biraz daha altında. Memur işsiz kalmadı ama geliri azaldı. Anadolu, Doğu Anadolu ise daha da etkilendi.


Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!