GeriEkonomi Koca koca patronlar vergiye gelince ’asgari ücretli’ oluyor
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Koca koca patronlar vergiye gelince ’asgari ücretli’ oluyor

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın değerlendirmeleri, kurumlar vergisi beyannamesi veren 479 bin 166 şirketin ortalama gelir beyanının bir asgari ücretlinin işverene maliyeti kadar olduğunu ortaya koydu.

Örneğin kürk imalatı ve ticareti yapanlar ayda ortalama 573.5 YTL kazanç bildirirken, bir asgari ücretlinin işverene maliyetinin 593.7 YTL olduğu belirlendi.

ÇOK sayıda işçi istihdam eden birçok şirket, kurumlar vergisi bildirimlerinde, tek bir asgari ücretliye maaş ödeyecek kadar dahi para kazanamadığını beyan etti. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın değerlendirmeye aldığı 2006 kurumlar vergisi beyannameleri, şirketlerin bu yıl da vergi ödemede cimri davranmaya devam ettiğini ortaya koydu. Kurumlar vergisi mükellefleri, 2005 yılı gelirleri için Vergi Dairesi Otomasyon Projesi (VEDOP) kapsamındaki vergi dairelerine 479 bin 166 adet beyanname verdi. En fazla beyanname de inşaat ve bayındırlık alanında faaliyet gösteren kuruluşlardan alındı. Bu kuruluşların verdiği beyanname sayısı 51 bin 825 olarak belirlenirken, bunları 15 bin 636 mükellef ile ihracat ve ithalatçılar, 10 bin 924 mükellef ile bakkal ve süpermarketler, 8 bin 595 mükellef ile de mobilyacılar izledi.

42.5 MİLYAR YTL KAZANÇ: Beyannamelerde, şirketlerin kurumlar vergisine tabi kazançları 42 milyar 505 milyon 152 bin 872 YTL olarak bildirildi. En fazla kazanç bildirimi, 98 mükellefin bulunduğu bankacılık sektöründen geldi. Toplam kazançların yüzde 27.5’inin elde edildiği bu sektörde, vergiye tabi gelir 11 milyar 688 milyon 860 bin 570 YTL oldu. İhracat ve ithalatçılar, 1 milyar 16 milyon 82 bin YTL, inşaat ve bayındırlık işleriyle uğraşan müteahhitler de 1 milyar 795 milyon 631 bin YTL kazanç beyan etti. Akaryakıt istasyonlarının vergiye tabi kurum kazancı 632 milyon 483 bin YTL, otel ve motellerin 102 milyon 581 bin YTL, ecza ve ilaç depolarının 718 milyon 399 bin YTL, elektrikli ev aleti imalatçılarının 658 milyon 971 bin YTL, konfeksiyon imalatçılarının da 241 milyon 771 bin YTL olarak tespit edildi. Beyanlar sonucunda, 479 bin 166 mükellefe, 12 milyar 661 milyon 761 bin YTL kurumlar vergisi tahakkuk ettirildi. Bunun 3 milyar 506 milyon 654 bin YTL’sini de bankacılık sektörüne çıkarılan vergiler oluşturdu.

ORTALAMA KAZANÇ KOMEDİSİ: Vergi bildirimlerindeki aylık ortalama gelirler yine çok düşük kaldı. 1 asgari ücretlinin işverene aylık maliyetinin 593.77 YTL, yıllık maliyetinin ise 7 bin 125.24 YTL olduğu 2005 yılında, birçok kurumun bildirdiği aylık kazanç, bu rakama bile ulaşamadı. Bir başka ifade ile, onlarca, yüzlerce işçi çalıştıran bazı kurumlar, geçen yıl tek bir asgari ücretlinin maaşını ödeyecek kadar dahi gelir elde edemediğini beyan etti.

EN AZ KAZANAN KÜRKÇÜYMÜŞ: Kurum beyanlarına göre, Türkiye’de en az parayı kürkçü dükkanları kazanıyor. Kürk imalatı ve ticareti yapanlar, ayda ortalama 573.5 YTL, yılda ise 6 bin 882 YTL gelir elde ediyor. Diş kliniklerinin aylık geliri 704 YTL’de, kuyumcuların ise 818 YTL’de kalıyor. Bu rakam, deriden mamul eşya satan işletmelerde 785 YTL, diş protez ve laboratuvarlarında 856 YTL, lokantalarda 865 YTL, bina inşaatıyla uğraşan müteahhitlerde 895 YTL, seyahat ve turizm işletmelerinde 1546, süpermarketlerde 2 bin 110, otel ve motellerde 2 bin 705, doktor muayenehanelerinde 3 bin 261, demir çelik fabrikalarında da 12 bin 358 YTL olarak hesaplanıyor. Türkiye’nin dış ticaretinin patladığı 2005’de ihracat ve ithalat firmalarının bildirdiği aylık ortalama gelir ise 5 bin 415 YTL’yi aşmıyor. Sanatsal faaliyetlerle uğraşan şirketlerin aylık ortalama geliri de 2 bin 142 YTL civarında seyrediyor.

Yatalak çocuğu olan memura 52 YTL ödensin

AKP İstanbul Milletvekili Gülseren Topuz, yatalak hasta çocuğu olan devlet memurlarına, ’özel ödeme’ yapılması için yasa teklifi verdi. Topuz, teklifinde her çocuk için yapılan 10 YTL’lik yardımın, yatalak çocuğu olan çalışanlar için 52 YTL olarak ödenmesini istedi. Topuz, ’çoğunluğu’ akraba evliliği sonucu dünyaya gelen bu çocukların, devletten ücretsiz sağlık hizmeti almalarına karşın, ömür boyu evde bakım gerektirdiğini söyledi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle