GeriEkonomi “Kanser olmak istemiyoruz, fabrikaları satmayın”
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

“Kanser olmak istemiyoruz, fabrikaları satmayın”

 “Kanser olmak istemiyoruz, fabrikaları satmayın”

Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF), milyonlarca tüketici adına “Kanser olmak istimiyoruz, fabrikaları satmayın” uyarısı yaptı.

TÜDEF Başkanı Hasan Atak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 11.Kalkınma Planı açılış konuşmasındaki sözlerini anımsattı.

Atak, cumhurbaşkanının “Gerek hocalarımızdan, gerekse bu çalışmaları yürütenlerden bir şeyi ısrarla ben de talep ediyorum, yani doğala önem vermemizin şartını burada duyurmak istiyorum.

Ve kanser gibi rahatsızlıkların temelinde bunun olduğuna inanıyorum. GDO’lu ürünler noktasındaki hassasiyetimizi bir defa artırmamız lazım. Devlet olarak birinci derece bu bizim sorumluluğumuzda” talimatı verdiğini belirtti.

Atak, “Tüketici, şeker fabrikalarının kapatılarak NBŞ’ye mahkum edilmesiyle kolon kanseri, pankreas kanseri, meme kanserleri olmak istemiyor.

Obezite, diyabet, kalp-damar hastalıklarının yanı sıra; alerji ve kısırlık problemleri ile karşı karşıya kalmak istemiyoruz. Ülkemizdeki uygulamanın aksine, başta ABD olmak üzere batıda NBŞ kotalarının gün geçtikçe azaltılması sonucunda gelecek pancar şekerinin olacaktır" dedi. 

ÜÇ BEYAZLARIN DEĞERİ ÖLÇÜLEMEZ

Atak, şeker fabrikalarının, Cumhuriyet’in ilk kalkınma hamlesi olarak kendi kendine yetecek sağlıklı bir ekonominin temelini oluşturan, kısaca ‘üç beyazlar’ olarak açıklanan un, şeker ve pamuklu bez fabrikalarının en önemli halkası olarak 1926’da üretime başladığını belirtti. Atak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Parasal olarak değeri ölçülemeyecek şeker fabrikaları sanki haraç mezat satışa çıkarılıyor. Cumhuriyetin simgesi şeker fabrikalarının satılması bu ülkenin can damarına vurulacak bir darbedir.

Geçmişte et ve süt sektörlerinde yer alan kamu işletmelerinin özelleştirilmesi sonucunda ortaya çıkan sorunlar ortada. 80 milyon tüketici açısından bir dizi risk barındıran söz konusu özelleştirmelere sonuna kadar karşıyız."

GLUKOZ VE FRUKTOZ UYARISI

Glukoz şurubu ve fruktoz şurubu olmak üzere iki ana gruptan oluşan Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ)’in büyük bir çoğunluğunun GDO’lu mısırdan üretildiği ve bunların maliyeti düşürmek amacıyla pancar şekeri yerine; şekerlemelerden, şekerli ve unlu ürünlere, bisküvi ve geleneksel tatlılardan (baklava vb), dondurma, helva, reçel ve marmelat, alkollü ve alkolsüz içeceklere, ketçapa kadar çok birçok yerde kullanıldığının vurgulandığı TÜDEF açıklaması şöyle devam etti:

“Pancar tarımı hayvancılık, ilaç, et, süt, nakliye, alkol, yem, maya ve kozmetik sektörleriyle iç içe geçmiş durumdadır. Pancar şekeri sektörünün yıllık ekonomik büyüklüğü 4,8 Milyar TL (3,2 Milyar Dolar) olup, doğrudan veya dolaylı olarak 10 milyon kişinin geçim kaynağıdır.

Bir tarafta yüz binlerce küçük köylü tarımı yapan üretici, diğer tarafta ise beş altı glikoz şurubu üreten yatırımcı şirketler bulunmaktadır. Olayın ikinci boyutu da budur.

Şeker fabrikalarının özelleşme sürecinin NBŞ üreticisi Cargill’in son raporu doğrultusunda hızlandığı şüpheleri yoğundur. Türkiye’de NBŞ üretiminin yüzde 90’nın bu şirketin tekelinde olması olayın özetidir. ”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle