Kadın girişimcilere hibe desteği

Güncelleme Tarihi:

Kadın girişimcilere hibe desteği
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 25, 2011 11:51

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, et işleme tesislerine 1 milyon avro'ya kadar yatırım yapan 40 yaşın altındaki kadın girişimcinin yüzde 65 oranında hibe ile destekleneceğini söyledi.

Seçim çalışmalarını Diyarbakır'da sürdüren Eker, yaptığı açıklamada, tüm ülkede olduğu gibi bölgede ve Diyarbakır'da da hayvancılığı geliştirmek için birçok projeyi hayata geçirdiklerini, bu kapsamda Türkiye'nin ilk organize hayvancılık bölgesini Diyarbakır'da kuruyor olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.
Yakın bir zamanda hizmete açacakları organize hayvancılık bölgesinde GAP Eylem Planı kapsamında yüzde 40 hibe desteği verdikleri 103 tesisin üretim yapacağını ifade eden Eker, Diyarbakır'da hayvansal üretime katkı sağlayacak, içerisinde 50'den fazla büyükbaş hayvan bulunan yaklaşık 35 tesisin kurulduğunu kaydetti. Eker, şöyle konuştu:

“Bu tesislerdeki toplam hayvan varlığı 3 bin 500'ün üzerinde. Bunun yatırım tutarının yüzde 40'ını hibe veriyoruz. Hem organize hayvancılık bölgesi, hem yüzde 40 hibe ile oluşturulan büyük hayvancılık işletmeleri, hem de Diyarbakır'da kuruluşuna ve üretimine destek verdiğimiz 100'ün üzerindeki tarımsal kalkınma kooperatifinin büyük kısmının hayvancılıkla iştigal ediyor olması, bu bölgede et ve süt ile ilgili büyük bir üretim imkanı doğmasını sağlıyor. Hayvansal, bitkisel, süt ve et üreterek bunları işleyen ve paketleyen tesislere de yüzde 50 hibe destek veriyoruz. 79 tesisi yüzde 50 hibe destek vermek suretiyle tamamladık. Bu tesislerde şu anda yaklaşık 950 kişi çalışıyor. Yeni müteşebbislerin hayvancılık alanında yatırım yapmaları desteklenecek. Et işleme tesislerine 1 milyon avro'ya kadar yatırım yapan 40 yaşın altındaki kadın girişimci yüzde 65 oranında hibe ile desteklenecek. Erkek girişimcilere ise yüzde 60 oranında hibe verilecek. Bunların hepsinin altyapıları hazırlandı. Eğitim programları verildi. İlana çıkıldı. Bu kapsamda 60 saat eğitim alan 499 çiftçiye sertifika verdik.”

BÖLGEDE KADIN VE GENÇ ÇİFTÇİLERDE ARTIŞ

Eker, insanların artık modern çiftçiliği öğrenmek suretiyle müteşebbis olarak işletmesini sürdüreceğini belirterek, bölgedeki çiftçilerin ağırlıklı olarak gençlerden ve kadınlardan oluştuğunu söyledi. Bunun bölgede hayvancılığın gelişmesine yönelik umut verici bir gelişme olduğuna dikkati çeken Eker, şöyle devam etti:

“Bunda sağladığımız desteklerin de büyük payı var. Kurduğumuz Karacadağ Kalkınma Ajansı yüzde 50 hibe gibi bir takım desteklerle ekonomik faaliyetleri destekliyor. Gerek Karacadağ Kalkınma Ajansı, gerek Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi gerek bölgede başlattığımız Diyarbakır-Siirt-Batman Kırsal Kalkınma Projesi gerekse Tarım Reformu Bölge Müdürlüğü son 5 yılın ürünüdür. 4 ayrı bağımsız ünite ama hepsinin de gayesi aynı. Hepsi bu bölgede tarımı ve hayvancılığı geliştirmeye dönük hibe proje ve desteklemeler yapıyor. Böylece bu bölgenin hem tarımsal altyapısı, hem üretim yapısı, hem de tarıma dayalı sanayiyi geliştirmeye dönük projeleri ve faaliyetleri destekliyorlar. 20 yerde kurduğumuz Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'nun akreditasyon süreci oldu. AB tarafından bu kurumlar inceleniyor. Diyarbakır'daki kırsal kalkınmayı destekleme kurumu tüm kurumlar içerisinde en yüksek puanı alarak akreditasyon konusunda en gözde kuruluş haline geldi. Buralarda 2 dil bilen iyi yetişmiş uzmanlar çalışıyor. Bu bölgede tarım ve hayvancılığı geliştirmeye yönelik faaliyet yürütüyorlar.”

100 HAYVANDAN OLUŞAN İŞLETME KURMAK İSTEYENE DESTEK

Eker, Ankara'da bir Hayvan Geni Biyo Teknoloji Merkezi kurduklarını, burada üstün nitelikteki hayvanlardan tohum almak suretiyle embriyo transferi yapıldığını söyledi. Bu embriyolardan elde edilen yavruların büyütülüp çiftçilere dağıtılması ile hayvan ıslahı yapıldığını ifade eden Eker, bunun orta ve uzun vadeli bir çalışma olduğunu belirtti. Eker, kısa vadede ise Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nce (TİGEM) bir defada çok sayıda çiftliğin ihtiyacını giderebilecek hayvan ithal edildiğini ifade ederek, şöyle dedi:

“Nitelikli damızlık ihtiyacını karşılamak için yurt dışından hayvan ithalatı yapıyoruz. Bu konuda TİGEM'e görev verdik. TİGEM büyük organizasyonlar ile ithal ettiği hayvanları Türkiye şartlarında karantinaya alıp sağlık kontrolleri yapıldıktan sonra sahaya veriyor. Diyarbakır'daki 35 işletme 1.5 yıl içerisinde hayvanlarının tamamını almış olacak. Hayvancılığa büyük yatırım ve talep olduğundan dolayı yurt içinde zaman zaman büyük işletmeler kurulduğunda onlarla ilgili temin ve tedarikte süre gerekebiliyor. O nedenle biz 100 hayvandan oluşan bir işletme kuracak olanlara istedikleri taktirde yurt dışından sağlıklı belirli bir kalitede hayvan ithali imkanı veriyoruz. Böylece işletmelerini kuruyorlar.”

TARIMSAL ALTYAPI ÇALIŞMALARI

Eker, tarım ve tarıma dayalı sanayiye ilave olarak tarımsal altyapı alanında da büyük projeleri bulunduğunu ifade ederek, bu kapsamda Diyarbakır'da 700 bin hektar alanda arazi toplulaştırması yaptıklarını söyledi. Bunun GAP sulama kanalı, Silvan ve Dicle Kral Kızı Barajı sulaması ile ilgili altyapıyı düzenlemeye dönük bir proje olduğunu ifade eden Eker, toplulaştırma kapsamında 3 milyon dönüm arazide çalışmayı tamamladıklarını belirtti.

Eker, kalan 4 milyon dönümlük bölümün de toplulaştırılmasının 2012 yılı sonuna kadar tamamlanacağını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Toplulaştırmada tarımsal altyapı düzenleniyor. Bu çok mühim bir hizmet. Parselleri büyütüyor, birleştiriyoruz. Bu parselleri sırt sırta getirerek her bir parselin yola kavuşmasını sağlıyoruz. Arazi toplulaştırma çalışmaları ile parselleri büyütüyor, arazi sahiplerinin daha önce karşı karşıya kaldıkları kavga ve husumeti ortadan kaldırıyoruz. Sulama ile toprağın çoraklaşması ve tuzlanması önlenmiş oluyor. İhalesi yapılan Silvan Barajı 245 bin hektar alanı sulayacak. Dicle Nehri'nin kuzeyi ile Bismil ve Silvan arazilerinin tamamı bu proje ile sulanmış olacak. Projelerimizin hepsi tamamlanıp devreye girdiğinde Diyarbakır'da sulanabilir arazilerin yüzde 93'ü sulanmış olacak. Çünkü bunları kattığımız zaman 400 bin hektara yakın bir alan sulanmış olacak. Bunu tamamlayacak proje ise toplulaştırma projesidir. Türkiye'deki yağış rejimi düzensiz. İlkbahar ve kış aylarında yağış olur. Bu yağış da derelere akarak okyanusa gider. Biz bunu toplayabilir, modern sulama teknikleri ile tarlalara taşıyabilirsek o zaman bu sulardan istifade etmiş olacağız.

Bu kapsamda Türkiye'de damla sulama yatırımlarını ilk kez biz geliştirdik. Bugüne kadar da bakanlığımızın destekleri ile 300 bin hektar alanda yüzde 50 hibe ile damla sulama yaptık. Damla sulama çevreye, bitkiye ve toprağa zarar vermeyen suyu azami tasarrufla kullanan modern bir sulama tekniği. Diyarbakır bu sistemden en çok faydalanan illerden biri. Bölgedeki barajlarda topladığımız suları damla ve yağmurlama sulama sistemleri ile daha verimli kullanma altyapısını getiriyoruz ki bu gelecekte toprakların kuruması, tuzlanması ve çoraklaşmanın önlenmesi bakımından önemli bir altyapı. Üretimi geliştirip, üretim sistemlerini kurarken diğer yandan geleceğe yönelik ekolojik dengenin bozulmasının da önüne geçmiş oluyoruz.”
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!