‘Hırsız müteahhit’ lekesi ad değiştirtti

Güncelleme Tarihi:

‘Hırsız müteahhit’ lekesi ad değiştirtti
Oluşturulma Tarihi: Aralık 26, 2005 00:00

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı ve TİSK Başkanvekili Şükrü Koçoğlu, ‘Maalesef imajımız çok kötü. Müteahhit deyince insanların aklına hırsızlık, devleti çarpma geliyor. Biz bu yüzden adımızdaki ‘Müteahhit’ sözcüğünü genel kurul kararıyla çıkardık’ dedi.

TOPLUMDA yolsuzluk ve hırsızlığa karşı artan duyarlılığı dikkate alan TİSK’e bağlı İnşaat ve Tesisat Müteahhitleri İşveren Sendikası (İNTES), ‘hırsız’ çağrışımı yaptığı gerekçesiyle, adındaki ‘Müteahhit’ sözcüğünü, Genel Kurul kararıyla çıkarttı. Bu kararı, inşaat sanayicisi ve turizmci bir işveren olan İNTES Başkanı Şükrü Koçoğlu, Ankara Sheraton Oteli’nde Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın da katıldığı ve yüzlerce davetlinin bulunduğu toplantıda açıkladı. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu TİSK’in en büyük ve en güçlü üyelerinden biri olan İNTES’in adı, Genel Kurul kararıyla ‘İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası’ olarak değiştirildi ve bu ad kullanılmaya başlandı. Koçoğlu, bu ‘Çarpıcı ve örnek değişikliği’ şu sözlerle açıkladı:

İMAJIMIZ ÇOK KÖTÜ: ‘Maalesef imajımız çok kötü. Müteahhit deyince insanların aklına ‘hırsızlık, devleti çarpma’ geliyor. Biz, bu yüzden sendikamızın adındaki ‘Müteahhit’ sözcüğünü genel kurul kararıyla çıkardık.’

DEVLET BİZİ ÇARPIYOR: Toplumun hırsızlık ve yolsuzluğa karşı duyarlılığını saygıyla karşıladıklarını belirten Koçoğlu, ancak bazen ölçünün kaçırılarak haksızlıklara, mağduriyetlere de yol açıldığını söyledi. Koçoğlu, ‘Aslında bizim devleti çarptığımız falan yok, devlet bizi çarpıyor’ dedi. İnşaat sektörünün ekonominin lokomotifi, istihdam yaratmada da öncü olduğunu savunan Koçoğlu, şu görüşleri dile getirdi:

GAZOZCU DEĞİL: Yurtdışında 8-9 milyar dolarlık iş yaratmışız. İçeride de binlerce iş yaratmışız. Bunları yapan gazozcu değil, Türk müteahhitleri. Türkiye’de devam eden 2 bin 627 tane inşaat projesi var. Bunlar arasında 25-30 yıldır bitirilmeyen kangrene dönmüş olanları var. Bunlar temizlenmeli.

YÜZDE 5 STOPAJ: 2006 için tarıma ayrılan kaynak çok yetersiz. Mevcut istihdam oranını korumak için Türkiye’de her yıl 750 bin kişiye iş sağlanması gerekiyor. Tarım’ın işsizlik emici özelliği ortada. Bizden alınan yüzde 5 stopaj da son derece haksız, bu kaldırılmalı. Kurumlar vergisi yüzde 30’dan 20’ye çekildikten sonra, bu çelişki mutlaka giderilmeli.

KDV ŞİKAYETİ:
İnşaatçılar yüzde 18 oranında KDV ödüyor. Ancak devlet yüzde 12 oranında geri ödüyor. Yüzde 6’sını cebimizden ödüyoruz. İstihdam yükü İrlanda’da 1985-2000 arasında yüzde 7 oranında azalırken, aynı dönemde bizde yüzde 17.8 oranında arttı. Bu yükler mutlaka azaltılmalı.

EN DÜŞÜK EN KÖTÜDÜR: 2886 sayılı devlet ihale yasasında, ‘İhale, en düşük teklif verene verilir’ denilmiyor. Buna karşın, müfettiş ve basın korkusuyla bürokratlar hep en düşük teklife ihale veriyorlar. Biz biliriz, en düşük teklif, genellikle en kötü tekliftir. Türkiye büyürken, reel olarak inşaat sektörü küçülüyor. Bu ağlama değil, realite. ‘Müteahhitler çok kazanıyor, biraz da keselim’ anlayışı yanlış. Hükümet’ten sosyal adalete, hukuk ilkelerine bağlılık, saydamlık ve genellik ilkelerinin uygulanmasını istiyoruz. Bunlar olursa, yabancı sermaye de gelir rahatlıkla gelir.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!