GeriEkonomi En kötüsü 13'üncü senaryo
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

En kötüsü 13'üncü senaryo

En kötüsü 13'üncü senaryo

Otomotiv Sanayicileri Derneği (OSD) 13 farklı senaryo ile Brexit’in Türkiye otomotiv sektörüne etkisini değerlendirdi. En kötüsü 13’üncü senaryo. Yani İngiltere’nin AB ile anlaşmaya varıp, Türkiye ile anlaşmaması. Bu durumda Türkiye’nin otomotiv ihracatı yılda 70-72 bin azalacak, doğrudan ve dolaylı olarak yılda 3 milyar dolarlık kayba neden olacak. Aynı zamanda otomotiv sektöründe 4 bin kişilik istihdam kaybına da yol açacak.

OTOMOTİV Sanayi Derneği (OSD) Başkanı Haydar Yenigün, Birleşik Krallık’ın Avrupa’dan ayrılması anlamına gelen Brexit’in önlem alınmazsa Türk otomotiv sektörüne yılda 3 milyar dolarlık katma değer ve 4 bin kişilik istihdam kaybı yaratabileceğini söyledi.

Yenigün, Birleşik Krallık’ın Türkiye otomotiv sektörünün ana ticaret pazarlarından birisi olup, ülke ekonomisi için yüksek önem arz ettiğini belirterek, “2017’de otomotiv sektörümüz Birleşik Krallık’a 2.25 milyar dolar (toplam ihracatın %11.9’u) ana sanayii, 474 milyon dolar yan sanayi ihracatı (toplam ihracatın %4.8’i) yaptı. Birleşik Krallık’a yapılan ana sanayi ihracatının adet dağılımı ise 52 bin 994 adet binek araç (toplam ihracatın %7.2’si) ve 90 bin 701 adet hafif ticari araç (toplam ihracatın %22.3’ü) şeklinde. Ayrıca Türkiye’nin dâhil olduğu otomotiv değer zincirinde Birleşik Krallık’ın özellikle motor konusunda öne çıktığı dikkat çekmekte. Türkiye’nin motor ithalatının 2017 itibariyle yüzde 36’sı Birleşik Krallık’tan” dedi.

BREXIT’İN OLASI ETKİLERİ

Brexit’in Türkiye otomotiv ana sanayiini hem kritik girdilerde maliyet artışı ve tedarik süresi uzamaları hem de ihracat düşüşü gibi kanallardan etkileyebileceğini kaydeden Yenigün, şunları söyledi: “Brexit süreci hala belirsizliğini korumakta. Ancak hem Birleşik Krallık hem de AB’de konuya dair yaşanan son gelişmeler, anlaşmasız ayrılma ihtimalinin arttığını göstermekte. Tüm belirsizlikler dikkate alınarak 13 farklı senaryo ile Brexit’in Türkiye otomotiv sektörüne etkisini değerlendirdik. Senaryolarda AB ve Birleşik Krallık’ın anlaşma durumu ile Türkiye’nin her senaryodaki tepkisi ve tepki süresindeki gecikmeler kontrol edildi.

5 bölge (AB, ABD, Birleşik Krallık, Çin ve Türkiye) ve iki sektörden (otomotiv ana ve yan sanayii) oluşan hesaplamalı denge modeline dayanan simülasyonlar Türkiye ekonomisi için en olumsuz senaryonun Birleşik Krallık’ın AB ile kapsamlı bir anlaşmaya varıp, Türkiye ile anlaşmaya varmaması olduğunu göstermekte. Bu durumda Türkiye’nin otomotiv ihracatının yılda ortalama 70-72 bin adet azalacağı öngörülmekte.

Gerçekleşme ihtimali görece yüksek görülen anlaşmasız ayrılma durumunda ise Türkiye’nin Birleşik Krallık ile STA imzalama tarihi, çıkışın Türkiye otomotiv sektörü üzerindeki etkisini belirleyecek. Türkiye’nin bir anlaşmaya varmaması durumunda toplam 48-50 bin adet yıllık otomotiv ihracatı düşüşü tahmin edilmekte. Brexit’in yalnızca otomotiv sektörü üzerinde yaratacağı talep şoku sektörde satış, üretim ve rekabet gücü düşüşü gibi problemleri doğurabilir.

Otomotiv sektörü üzerindeki Brexit şoku dolaylı etkiler de dâhil yılda 3 milyar ABD Doları katma değer kaybına ve otomotiv sektöründe 4.000 kişilik istihdam kaybına yol açabilir.”

En kötüsü 13üncü senaryo

6 ALANDA POLİTİKA ÖNERİSİ

Yenigün Brexit’in olumsuz etkilerini bertaraf etmek için 6 alanda 23 politika önerisi sunduklarını belirterek bunları şöyle sıraladı:

1) Müzakereleri yürütecek olan bakanlıkların ilgili tüm paydaşlarla özellikle özel sektör ile sıkı bir iş birliği ve koordinasyon içinde alınacak önlemleri belirlemesi ve müzakereleri yürütmesi,

2) Potansiyel bir Türkiye-Birleşik Krallık-Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) şart ve koşullarını tanımlamak konusunda acil aksiyon alınması,

3) Sektörel doğrudan yabancı yatırım çekiciliğinin artırılması ve hizmet sonrası desteğe odaklanma,

4) Gümrüklerin verimliliğinin artırılması,

5) Motorlu araç belgelendirmesi konusunda tedbirler alınması,

6) İhracatta pazar çeşitliliği ve rekabetçilik odaklı politikaların tasarımı.

Haydar Yenigün, bu 6 politika alanının Türkiye’nin rekabetçi konumunu korumak ve iyileştirmek konusunda önem arz ettiğini belirterek, “Birleşik Krallık ile hızlıca bir STA imzalanması hususu öncelik arz etmekte. Anlaşmanın gecikmesi ihtimaline karşı her iki taraf için kritik öneme sahip sektörlerde geçiş sürecinde mevcut durumun devamını sağlayacak anlaşmalar yapılması çıkışın olumsuz etkilerini azaltabilir” dedi.

2019 OTOMOTİV İÇİN DAHA ZOR GEÇECEK

TÜRKİYE’de otomotiv sektörü için 2018 yılı oldukça zor geçti. Yılın hemen ortasında döviz kurlarında yaşanan gelişmelerle sıkıntılı bir süreçten geçen otomotiv sanayii, yılın son çeyreğinde atılan pozitif adımlar ve kapsayıcı teşviklerle rahat bir nefes alsa da yılı kayıplarla tamamladı. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre, 2018 yılında toplam üretim, bir önceki yıla göre yüzde 9 azalarak 1 milyon 550 bin 150 adet olarak gerçekleşti. Otomobil üretimi ise yüzde 10 azalarak 1 milyon 26 bin 461 adet oldu. Aynı dönemde toplam otomotiv ihracatı 2018 yılında bir önceki yıla göre adet bazında yüzde 1 azaldı ve 1 milyon 318 bin 869 adet olarak gerçekleşti. Otomobil ihracatı ise yüzde 5 oranında azalarak, 875 bin 147 adet oldu. Bu dönemde bir tek ihracat paritedeki değişim nedeniyle tutar olarak arttı. Ağır vasıtalar dahil Türkiye otomotiv pazarı ise 2018 yılını, bir önceki yıla göre yüzde 35 daralarak 641 bin 541 adet seviyesinde kapatırken, otomobil pazarı ise yüzde 33 daralarak 486 bin 321 adet ile yılı tamamladı.

En kötüsü 13üncü senaryo

PAZAR 470 BİNE GERİLER

OSD Başkanı Haydar Yenigün, 2019 yılının 2018’den daha zor geçeceğini belirterek, “OSD olarak, 2019 yılında ağır vasıtalar dahil Türkiye otomotiv pazarının yüzde 27’lik daralmayla 470 bin adetler bandında kapanmasını öngörüyoruz. Üretim ve ihracat performansımız ise sürekliliğini koruyacak. 2019 yılında üretim tarafında yüzde 8’lik bir azalma bekliyoruz. Bu doğrultuda Türkiye toplam otomotiv üretiminin 1 milyon 420 bin adet civarında olmasını bekliyoruz. 2019 yılı sonunda otomobil üretiminin yüzde 8 azalmayla 940 bin adet, otomobil pazarının yüzde 28 daralmayla 350 bin adet, otomobil ihracatının ise 810 bin adet olacağını tahmin ediyoruz. ÖTV ve KDV indirimlerinin seçimler sonrası devam etmeyeceği ön görüsüyle hareket ettiğimizde, ithal araçların pazardaki payının zamanla yani yıl içerisinde artmasını bekliyoruz. Ancak ÖTV ve KDV indirimleri devam ederse tabi ki yerli üretim araçlara eğilim de devam eder” dedi.

GÜNDE 4 BİN 246 ARAÇ ÜRETİLDİ

OSD verilerine göre 2018’de toplam üretim yüzde 9 azalarak 1 milyon 550 bin 150 adet olarak gerçekleşti. Böylece Türkiye otomotiv sanayisi günde 4 bin 246 adet araç üretti.

YÜZÜMÜZ SADECE REKOR FAZLAYLA GÜLDÜ

OSD Başkanı Haydar Yenigün, 2018 yılında otomotiv sanayinin verdiği dış ticaret fazlasının tarihin en yüksek seviyesine ulaştığını belirterek, “Dünyanın her yerinde belirli bir üretim için ithalat gereklidir. Türkiye otomotiv sektörü bir şeyler alıp, katma değerli ürün üretme ve bu ürünü ihraç etme noktasında önemli çalışmalar yapıyor. İlk 11 aylık rakamlara baktığımızda; geçtiğimiz yıl 6.4 milyar dolar dış ticaret fazlası veren otomotiv sektörü, 2018 yılının 11 aylık döneminde 11.8 milyar dış ticaret fazlası vererek bu alanda tarihin en yüksek seviyesine ulaşma başarısını elde etti. Yılın 13 milyar dolara yakın bir dış ticaret fazlasıyla kapanmasını ön görmekteyiz. Bu başarıyı takdir etmeli ve sektör olarak mutlaka korumalıyız. Sanayimizin kilogram başına ihracat değerlerine bakıldığında ana sanayimizin 2016 yılından bu yana artış trendinde olduğunu ve Türkiye genelinin çok üzerinde seyrettiğini görüyoruz. Türkiye’nin toplam ihracatı göz önüne alındığında kg başına ihracat değerimiz 1.29 dolar iken, otomotivde bizim sattığımız her bir kg eşittir 9.53 dolar ediyor. Yani sektör ortalamasının 7.5 katı oranında kg başına ihracat değerimiz bulunuyor” dedi.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle