GeriEkonomi Danıştay: Demirbank kararı iptal edilsin
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Danıştay: Demirbank kararı iptal edilsin

HSBC'ye satılan Demirbank'ın Fon'a devrine ilişkin açılan davada Danıştay savcısı, söz konusu BDDK kararının iptali yönünde görüş bildirdi.

HSBC'ye satılan Demirbank'ın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devrine ilişkin Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurulu (BDDK) kararının iptali istemiyle açılan davanın duruşması Danıştay'da yapıldı.

Danıştay 10. Dairesi'ndeki davanın duruşmasına Demirbank'ın ve BDDK'nın avukatları katıldılar.

Demirbank'ın avukatları, duruşmada, Devlet Denetleme Kurulu'nun raporlarında Demirbank'ın mali bünyesine yönelik herhangi bir olumsuz tespiti olmadığını söyledi.

Demirbank'ın devletin ekonomik programına güvenerek, devlet için borçlanma senedini aldığı belirten avukatlar, ''Demirbank'a devlete güvenmesi nedeniyle el konuldu'' dediler.

Bankaya, Bankacılık Kanunu'nun 14. maddesine 3. fıkrasına göre el konulduğunu kaydeden avukatlar, aynı maddenin bankaya el konulmadan öne tedbir alması yönünde çeşitli uyarıları düzenleyen 2. fıkrasının uygulanmadığını söylediler. Demirbank'ın devir bilançosunun çıkarılmadığını kaydeden avukatlar, eğer bu bilanço çıkarılırsa BDDK'nın Fon'a devir kararının hukuka uygun olmadığının görüleceğini savundular.

Merkez Bankası'nın kriz döneminde bankayı piyasa rayicinin üzerinde yüzde 200 faizle fonladığını öne süren avukatlar, Demirbank'a koşullar oluştuğu için değil, ''koşullar oluşturularak'' el konulduğunu öne sürdüler. Avukatlar, Demirbank yöneticilerinin ibra edildiğini, sermaye artırımı için BDDK'nın izin vermediğini ifade ederek, söz konusu kararın iptal edilmesini istediler.
  
BDDK'NIN AVUKATLARI
 
Bir bankanın geçmişte iyi olmasının, kararın verildiği tarihte de iyi olacağı anlamına gelmediğini ileri süren BDDK avukatları, davanın süresi içinde açılmadığından öncelikle süre yönünden reddedilmesi gerektiğine kaydettiler.

''Bankacılık risk almayı içerir. Banka yöneticileri riski dağıtamamışlardır. Basiretsiz davranmışlardır'' diyen avukatlar, devlet iç borçlanma senedi alan bankanın olağan dönemde ''kolay yoldan'' kazanç sağladığını, ancak kriz döneminde likidite sıkıntısına düştüğünü belirttiler.

Demirbank'a, sahipleri ''hortumladığı'' için değil, mevcut kaynaklarının yükümlülüklerini karşılayamadığı için el konulduğunu ifade eden avukatlar, banka sahiplerinin istedikleri zaman sermaye artırımına gidebileceklerini, ancak bunu yapmadıklarını da ileri sürerek, BDDK kararının hukuka uygun olduğunu savundular.

DANIŞTAY SAVCISI: İPTAL EDİLSİN
 
Danıştay Savcısı Celalettin Özkan, Bankacılık Kanunu'nun banka kaynaklarının değerlendirme esaslarının BDDK'ca belirlenecek esaslar çerçevesinde yapılacağını öngören 13. maddesinin (c) bendindeki ''Kurulca belirlenecek'' ibaresinin, Anayasa'nın 2. ve 7. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesini istedi.

Merkez Bankası'nın Demirbank'ı kriz döneminde piyasa değerlerinin çok üzerinde yüzde 200 faizle fonladığını, Bankanın Kasım 2000'e kadar ciddi bir sıkıntı içinde olmadığını belirten Savcı Özkan, Demirbank ile Haziran 2001'de ''gönüllü takas'' yoluna gidilseydi, likidite sıkıntısına girmeyebileceğini ifade etti.

Özkan, Demirbank'ın riskli kredisinin fazla olmadığını, Bankacılık Kanunu'nun 14. maddesinin 2. fıkrasındaki önlem ve uyarıların yapılmadan bankanın Fon'a devrinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, söz konusu kararın iptal edilmesi gerektiğini kaydetti.
  
Danıştay 10. Dairesi, duruşmanın ardından dosyayı incelemeye aldı. Daire, BDDK'dan bazı bilgi ve belgeler istendikten sonra dosyayı karara bağlayacak.
  
BDDK, Demirbank'ın 6 Aralık 2000'de TMSF'na devrine karar vermişti. Fon da Demirbank'ı 350 milyon dolara HSBC'ye satılmıştı.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle