Bizi kimse suç ortağı yapamaz

Güncelleme Tarihi:

Bizi kimse suç ortağı yapamaz
Oluşturulma Tarihi: Ekim 06, 2000 00:00

Haberin Devamı

Bayraktar Holding'den satın aldığı Egebank'ın yaklaşık 1 milyar dolarını zimmetine geçirmekle suçlanan Yahya Murat Demirel'in, ‘‘Bankayı aldığımda kötü durumdaydı’’ şeklindeki açıklamalarına, Bayraktar Holding Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Hüseyin Bayraktar, ‘‘Bizi suç ortağı yapmayın’’ şeklinde cevap verdi. Demirel Grubu'na satılmasından iki yıl sonra Egebank'ın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiğini belirten Hüseyin Bayraktar, Demirel Grubu'nun, Bayraktar adı etrafında fırtına koparmaya çalıştığını söyledi. Bayraktar, ‘‘Amaç açıktır. Dikkatleri dağıtmak; kaynakları ve varlıkları futursuzca heba edilen bir banka için suç ortağı yaratmak...’’ diye konuştu.

Hüseyin Bayraktar, Egebank'ın satışı ve satıldığı günkü durumunu anlattığı açıklamasına; ‘‘50 yılı aşkın onurlu bir geçmişe sahip bir işadamıyım. 1 milyar doları aşan ve bünyelerinde binlerce insanımızın istihdam imkanı bulduğu pek çok girişimin sahibi, ortağı, fikir babasıyım’’ sözleriyle başladı.

Egebank'ın satışının iş hayatında önemli bir olay olduğunu belirten Hüseyin Bayraktar, bir kamu itibarı müessesi olan ve 1990 yılında Özakatlar Grubu'ndan satın aldığı kuruluşun, Türk banka-finans sektörü içinde giderek yükselen bir saygınlığa sahip olması için özen gösterdiğini ve büyük çaba sarfettiğini belirtti. Hüseyin Bayraktar Egebank ile ilgili çalışmalarını şöyle anlattı:

‘‘Genel Müdürlüğün bir kaç ay içinde İstanbul'a nakledilmesini sağladım. Bankanın mali dengesinin düzenli gelişme göstermesi için nakdi sermaye katılımları konusunda titiz davrandım. Bankanın Özakatlar Grubu'ndan satın alınmasından sonra ilk 6 ay içinde 22.5 milyon dolar, 1993 yılında 23.6 milyon dolar, 1994 yılında 14 milyon dolar, 1995 yılında 16 milyon dolar, 1996 yılında 11.3 milyon dolar ve satış işleminin gerçekleşmesinden bir süre önce Haziran 1997'de 17.5 milyon dolar olmak üzere Egebank'a 104.9 milyon dolar nakdi sermaye artışı katkısında bulundum. Banka giderek aktif değerler toplamı açısından istikrarlı bir görünüme kavuştu.’’

‘‘Şevket Demirel Grubu 1998 yılında Egebank'ı satın almak için başvurduğunda, anılan Grup adına hareket eden Murat Demirel'in karşısına, bankanın durumundan emin olarak gönül huzuruyla oturdum’’ diyen Hüseyin Bayraktar, o dönemde, bir yıl içinde, 12 yeni şube açılmış ve personel sayısının 2 bine yaklaşmış olduğunu söyledi. Ege Leasing, Ege Factoring, Ege Sigorta ve Ege Yatırım'ın kárlı bilançolara sahip olduğunu belirten Hüseyin Bayraktar, Egebank'ın da çok değerli gayrimenkullerinin bulunduğuna da işaret etti. Hüseyin Bayraktar, bankanın aktifinde yer alan ve değeri 50 milyon doları aşan gayrimenkullerden bazılarını şöyle sıraladı:

‘‘İzmir'de toplam 50 bin metrekare inşaatı tamamlanmış ve yüzde 55'i Egebank'a ait dükkan ve mağaza, 101 bin 500 metrekare arsa üzerinde 8 bin 720 metrekare kapalı alana sahip fabrika binası, Görece'de 21 bin 900 metrekare arsa, Balçova'da Migros'un hemen yanında 13 bin 500 metrekare arsa, Kordonboyu'nda Egebank eski Genel Müdürlük binası, İstanbul Elmadağ'da ofis ve daha sayamadığım pek çok gayrimenkul...’’

GÖNÜL RAHATLIĞIYLA

‘‘Egebank'ı işte bu varlığıyla, gönül rahatlığıyla Demirel Grubu'na devrettim’’ diyen Bayraktar, ‘‘Bu nedenledir ki, Egebank'ı ‘içi boşaltılmış bir vaziyette makyajlayıp sattığımı' söyleyenlerin neyi amaçladığını ve beni, ailemi, ortaklarımı ve şirketlerimi karalayarak nereye varmak istediklerini anlamakta güçlük çekiyor ve inanın bu insanlar için insanlık adına üzüntü ve hicap duyuyorum. Şirketlerimin, yasaların emrettiği kurallara uygun davranmak ve vergisini zamanında ve tam olarak ödemek dışında devlette bir ilişkisi yoktur’’ diye konuştu.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!