Biz Türkiye'yi sevdik Avrupa ofislerine gelin

Güncelleme Tarihi:

Biz Türkiyeyi sevdik Avrupa ofislerine gelin
Oluşturulma Tarihi: Ekim 20, 2003 00:00

İsviçre'nin 100 yaşını aşkın ofis koltuğu devi Girsberger Holding AG Başkanı Michael Girsberger, ‘‘Grubumuzdaki tek yabancı ortağımız Türkiye'den Tuna Çelik. Biz Türkiye'de olmaktan mutluyuz. Türk üreticileri de Avrupa ofis pazarına rahatlıkla girebilir’’ dedi.YÜZ yıldan fazladır sadece ofis koltuğu üreten ve bu alanda İsviçre'nin en büyük üreticisi olan Girsberger Holding AG'nin Yönetim Kurulu Başkanı Michael Girsberger, gruptaki tek yabancı ortağının Türk firması olduğunu belirterek, ‘‘Avrupa'daki ofis sektörü, Türkiye'deki üreticiler için önemli bir pazar olabilir’’ dedi.Tek bir ofis koltuğunun geliştirilmesi için bile yüzbinlerce dolarlık yatırım gerektiğini belirten Girsberger, ‘‘Biz sadece ofis koltuğunda uzmanlaştık. Ev mobilyasında ise sadece masa ve sandalye üretiminde odaklandık’’ diyerek, üretimde uzmanlığın önemine dikkat çekti. ‘‘Kaliteli ve ergonomik bir ofis koltuğunun en az bin parçadan oluştuğuna’’ dikkat çeken ve her yıl 200 bin adedin üzerinde koltukla şirketlerdeki yerini alan Girsberger Holding AG Yönetim Kurulu Başkanı Michael Girsberger ve ekibiyle görüştük.Yüz yıldır neden sadece ofis koltuğu üretiyorsunuz?- 100 yılı aşkın süredir ofis sektöründeyiz, ofis koltuğunda uzmanlaştık. Yatırım ve yönetim anlayışımızı bu konsept üzerine inşa ettik. Ofis mobilyalarının tamamına girmedik. Orta vadede ofis koltuğundaki konsantrasyonumuz devam edecek. Ev mobilyalarında çok geniş bir yelpaze olması gerekiyor. İki yıl önce girdiğimiz ev mobilyasında da sadece masa ve sandalye üretimine odaklanıyoruz.Türkiye'de yatırım yapmaya nasıl karar verdiniz?- Tuna Çelik'in kurucusu Turan Tuna, 1990 yılında Almanya'da bir fuarda gelip bizi bulana kadar Türkiye pazarı planlarımız içinde yoktu. O tarihe kadar sadece ABD, İsviçre ve Almanya'da üretimimiz vardı. On yıl önce de Tuna Çelik'le yüzde 50-50 ortak olarak Tuna Girsberger'i kurduk. 1992'de yatırımı çok zor şartlar altında yaptık. Türkiye pazarını hiç tanımıyorduk. Turan Tuna'ya inandığımız için Türkiye'ye geldik. O dönemde Tuna'nın imalatına ve satış ağına bakarak, ürünlerimizi satabileceğine inandık. Turan Tuna bizi pazar bilgisiyle yatırıma ikna etti. Son yıllarda artık sadece Türkiye için yeni ürünler geliştiriyor ve pazarlıyoruz. Türkiye bizim için büyük ve çok önemli bir pazar.On yıldır Türkiye'desiniz. Ofis mobilyaları sektöründe nasıl bir değişim gözlüyorsunuz?- Ofis koltuğunda Türkiye'de Tuna Çelik ile işbirliği yapıyoruz. 1992 yılında Türkiye'ye girdiğimizde ofis mobilyası konsepti bugünkünden çok farklıydı. Bugün tüketici memnuniyeti, kalite, dizayn ve ürünlerde büyük gelişme var. Türkiye'de ofis mobilyaları sektörü pozitif yönde ilerliyor. Tuna Çelik'in on yıl önceki imkanlarıyla bugün geldiği nokta arasında uçurum var. Bu da, pazardaki beklentilere doğru yatırımlarla yanıt verilebildiğini gösteriyor.Türk üreticilerin dünya ofislerinde şansı nasıl?- Artık Türkiye'de de tüketici kaliteye önem veriyor. İthal ürünler de geliyor. Bu nedenle yerli üreticiler de ithal ürünlerle rekabet edebilmek için imalatlarını geliştirmek zorunda kalıyorlar. Türkiye'de herşey aynı şekilde devam ederse onlar için Avrupa, ofis mobilyalarında önemli bir pazar olabilir.Yeni bir ürün geliştirmesinin maliyeti nedir?- Yüzbinlerce dolar yatırımla geliştirdiğimiz bir ofis koltuğu, asgari 5 yılda geri dönüş sağlayabiliyor. Geliştirme ve yatırım bedeli 1 milyon Euro'yu bulan modelimiz var. Pazarda sadece tüketilen ürünlere yoğunlaşılıp ürün geliştirilmezse yaratıcılık ortadan kalkar. Yaratıcılığın ortadan kalkması riskleri göze almak demektir.Bu kadar yatırımla geliştirdiğiniz ürünlerin taklitleri yapılıyor mu?- Maalesef taklit ürünler bizi de üzüyor. Çok fazla rahatsız oluyoruz. Ama engel olamıyoruz, görünmez bir değişiklik yaparak ürünlerimizi taklit ediyorlar. Bunlara karşı birşey yapamıyoruz. Özellikle Çin'de bizim yüzbinlerce dolara geliştirdiğimiz ürünlerimizin dizaynını aynen kopyalıyorlar. Ama mekanizmaları aynı değil elbette. Ülke değil ortak önemliTÜRKİYE'de sık sık yaşanan krizler yüzünden yatırımınız için endişelendiğiniz oldu mu?- Bizim için ülke değil, ortağımızın kim olduğu önemli. Yatırım yaptığımız ülke şartlarından çok ortağımızın kimliği, firmaya olan güvenimiz, onun bize güveni, işbirliğimizin sağlıklı olması her zaman ön planda oldu. Bunları Tuna Çelik'te yakaladık. Ülkelerde her zaman sorun çıkabilir, her ülke zaman zaman sıkıntı yaşayabilir. O ülkedeki ortak doğruysa yolunuza devam edersiniz. 1 milyon Euro'ya doğan ofis koltuğuTÜRKİYE'de Tuna Çelik ile yüzde 50-50 ortak olan İsviçreli Girsberger'in ‘‘YES’’ model ofis koltuğunun ürün geliştirme ve yatırım maliyeti 1 milyon Euro civarında. Tuna Girsberger Genel Müdürü Mehmet Arda, Türkiye'de yılda 17 bin adet civarında ofis koltuğu sattıklarını belirterek, ‘‘Bunun yaklaşık bin adeti YES modelinden oluşuyor. YES modelini, iki ay içinde Türkiye'de de üretmeye başlayacağız’’ dedi. YES model ofis koltuğunun Türkiye'deki satış fiyatı ise 1350 Euro.Türkiye için yeni model geliştiriliyorTUNA Girsberger Teknik Danışmanı Peter Baumgartner de, Tuna Çelik ve Girsberger ortaklığı ile kurulan Tuna Girsberger'in ilk kurulduğu yıllarda zamanının neredeyse tamamını İstanbul'da geçirdiğini, ancak artık Türkiye'deki üretimin her açıdan kendi ayakları üzerinde durabildiğini söyledi. Baumgartner, ‘‘Türkiye pazarı için geliştirilen yeni ofis sandalyemiz 'Kora' çok başarılı oldu. Bunun üzerine yine sadece Türkiye için yeni bir ürün daha geliştirme çalışmalarımız sürüyor’’ dedi.MICHAEL GIRSBERGERGirsberger Holding AG Yönetim Kurulu Başkanı Michael Girsberger, İsviçreli Girsberger Ailesi'nin dördüncü kuşağını temsilen grubun başında. Girsberger'de yönetimi üstlenmeden önce uzun yıllar uluslararası şirketlerde üst düzey yönetici olarak çalıştı. Michael Girsberger, aynı zamanda Tuna Çelik ile ortak Türkiye'de kurulan Tuna Girsberger'in de Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!