Bakan'dan kıdem tazminatı açıklaması

Güncelleme Tarihi:

Bakandan kıdem tazminatı açıklaması
Oluşturulma Tarihi: Eylül 16, 2011 16:45

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, kıdem tazminatı konusunda üzerinde çalışılan modele ilişkin bilgi verirken, “Kesinlikle hiç kimsenin hakkına hukukuna dokunmadan hak kaybı oluşturmadan geçmiş tecrübeleri de dikkate alarak yeni bir model tasarlanıyor” dedi.

Haberin Devamı

Yılmaz katıldığı programda, hükümetin üzerinde çalıştığı kıdem tazminatı fonuna ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Yılmaz, “istihdam paketinin en önemli ayaklarından biri olan kıdem tazminatında yeni dönemde Avusturya modelinin benimsenmesi mi söz konusu” şeklindeki soru üzerine Avusturya modelinin kendisinin zikrettiği bir model olmadığını söyledi.

Uzun bir süredir bu konu üzerinde çalıştıklarını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in de sosyal taraflarla istişare içinde bunu olgunlaştırma gayretinde olduğunu anlatan Yılmaz, “Olgunlaşma sağlandığında bunu Meclisimizde yasalaştırmış olacağız” diye konuştu.

"TÜRKİYE'NİN BÖYLE BİR DÜZENLEMEYE İHTİYACI VAR"

Türkiye'nin gerçekten böyle bir düzenlemeye ihtiyacı bulunduğuna işaret eden Yılmaz, mevcut yasal çerçeveye bakıldığında rekabeti desteklemeyen kayıt dışılığı teşvik eden, istihdam artışına engel olan bir yapının görüldüğünü dile getirdi. Bu yapının daha uzun çalışma saatlerini teşvik eden ama daha fazla işe alımı teşvik etmeyen bir sistem olduğunu ve bunun sürdürülebilir olmadığını belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

“Mevcut kıdem tazminatı sistemimiz işsizlik sigortası sonrası aslında reforme edilmeliydi. O anlamda geç kalmış. Bir taraftan da bu fon ne kadar kullanılıyor diye baktığınızda çalışanlarımızın sadece yüzde 7'si bundan faydalanıyor. Dolayısıyla bu artık modern olmayan, iş görmeyen Türkiye'nin rekabet gücüne, istihdamına katkıda bulunmayan bir sistem.Yeni sistemde kesinlikle hiç kimsenin hakkına hukukuna dokunmadan hak kaybı oluşturmadan geçmiş tecrübeleri de dikkate alarak, çünkü geçmişte gerçekten yanlış, güven kırıcı uygulamalar yaşanmış bunlar da çalışanlarımızın zihninde bazı endişeler oluşturmuştu. Bunun da önüne geçecek şekilde yeni bir model tasarlanıyor.”

PARANIN İSTİSMAR EDİLMESİNİN ÖNÜNE GEÇİLECEK

Bu modelde bir fonun olacağını, ancak “kişisel hesap” düşündüklerini anlatan Yılmaz, herkesin kişisel bir hesaba sahip olacağı, o hesapta biriken miktarı görebileceği, takip edebileceği onun nasıl değerlendirildiğini görebileceği bir yapı tasarladıklarını, bu şekilde burada biriken paranın başka şekilde istismar edilmesinin de önüne geçilmiş olacağını bildirdi.

Yılmaz, bu yeni model sayesinde hem çalışanların hukukunu korumuş, hem güven duyulan bir mekanizma oluşturmuş olacaklarını söyledi.

Cevdet Yılmaz, prim kesintisi oranı konusunda bir çalışma olup olmadığının sorulmasına karşılık da detayların çalışıldığını, şu anda Türkiye'de birçok ülkeye göre çalışma saatlerinin çok fazla olduğuna işaret etti. Yılmaz, insanların daha fazla çalıştırıldıklarını, işverenlerin yeni işçi almak yerine mevcudu daha fazla çalıştırmayı tercih ettiklerini vurguladı. Yılmaz, bunu ortadan kaldırmak, hem mevcut çalışanların çalışma saatlerini daha aşağı indirmek hem de işverenin gönül rahatlığı içinde yeni çalışanlar almasını ve bunu da kayıtlı yapmasını sağlamak istediklerini dile getirdi.

Bu yeni sistemin çok modern bir sistem olduğunu ve Avrupa'da birçok ülkede uygulandığını belirten Yılmaz, bu modeli Türkiye'de yerleştirmek istediklerini söyledi. İşgücü paketinin içinde çok çeşitli unsurlar bulunduğunu ifade eden Yılmaz, esnek çalışmaya dönük, özellikle gençlerin ve kadınların iş dünyasına daha fazla katılmalarına dönük tedbirleri, daha fazla insana nitelik kazandırıcı, piyasaya onları hazırlayıcı kursları, programları bulunduğunu kaydetti. Yılmaz, “İstihdam konusu bizim en temel meselelerimizden birisi olarak gündemimizde ve sürekli de böyle olacak” dedi.

“YIL SONUNA KADAR BİTECEK”

Bakan Yılmaz, “çalışanlar ne kadarlık bir ödemeden sonra bu fondan yararlanmaya hak kazanacak” şeklindeki soruyu yanıtlarken de bütün detayların teknik düzeyde çalışıldığını, henüz açıklama yapabilecekleri bir konumda olmadıklarını söyledi. Yılmaz, yıl sonuna kadar bu çalışmaları bitirmiş olacaklarını belirterek, Meclis açıldığı zaman büyük bir ihtimalle bunların belli bir olgunlaşma dönemine girmiş olacaklarını ifade etti.

Bu konuda hükümet programında ifade ettikleri cümleye atıfta bulunan Yılmaz, “kıdem tazminatı fonu sosyal taraflarla istişare içinde oluşturulacaktır” cümlesinin aslında herşeyi anlattığını, mevcut çalışanlara mevcut haklara hiçbir şekilde dokunmamanın temel prensiplerini olduğunu kaydetti.

“ALLAH KORUSUN KOALİSYON HÜKÜMETİ OLSAYDI...”

Kalkınma Bakanı Yılmaz, küresel ekonomideki gelişmelere işaret edilerek, küresel bir resesyon riski görüp görmediğinin sorulması üzerine de mevcut durumda dünyada risklerin bulunmadığını söylemenin mümkün olmadığını dile getirdi.

Özellikle ABD ve Avrupa'da çok ciddi bir tartışma devam ettiğini hatırlatan Yılmaz, bu durumu “gelinen son durum ekonomik durumu da aştı bir siyasi krize dönüştü” şeklinde yorumladığını söyledi. Krizin bankacılık sisteminde başladığını, bankacıların yükünü Avrupa'daki devletlerle Amerika'nın kamuya borç yükü olarak üstlendiğini belirten Yılmaz, söz konusu ülkelerin şimdi bunu topluma fatura etmeleri gerektiğini ama bu noktada siyasetçilerin yeterince cesur kararlar alıp, hızlı bir şekilde uygulayamadıklarını ifade etti.

Yılmaz, “Geç kalıyorlar geç kalındıkça da yük daha da artıyor daha da siyasi olarak içinden çıkılamaz bir hale geliyor dolayısıyla böyle bir kısır döngüye girmiş durumda Avrupa” diye konuştu. Bu ortamda ülke iflasları görülüp görülmeyeceğine ilişkin soru üzerine de Yılmaz, ülkelerin iflaslarının şirketlerin iflasları gibi olamayacağına işaret etti.

Ülkelerde çöküntü olabileceğini, büyük bedellerin ödenebileceğini ama sonra tekrar toparlanılacağını belirten Yılmaz, “(Ülkeler şirketler gibi ekonomik olarak iflas etti bitti) diyemezsiniz. Ülkelerin borcunu ödeyemez duruma düşmesi söz konusu olabilir. Bu, tabi o ülkeye yönelik bütün sermaye akışlarını bir anda keser. O ülke çok ciddi ekonomik bedeller öder. Böyle ülkeler var, çok uzun süre borcunu ödeyememiş bir ülke olarak anılır bunlar ve güven duyulmaz. Bu duruma bazı ülkelerin düşme riski elbette söz konusu” dedi.

Bakan Yılmaz, “bu durumda Yunanistan akla gelen ilk ülke” şeklindeki yoruma karşılık da hiçbir ülkenin böyle bir duruma düşmemesini, bir şekilde bir çözüm yolu bulunmasını temenni ettiklerini söyledi. Avrupa'da çok zor bir durumun söz konusu olduğunu, bir taraftan ortak para biriminin varlığı nedeniyle para politikasını bir enstrüman olarak kullanamadıklarını, diğer taraftan da maliye politikalarının çok dağınık olduğunu belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

“Dolayısıyla zor bir durum, koordineli bir çaba gerektiren hızlı karar almayı gerektiren bir durum, ama bugüne kadar maalesef Avrupa bunu tam olarak yapamadı. Temenni ederiz ki bundan sonra yapsın orada da işler rayına girsin çünkü bizim temel pazarımız Avrupa ve orada olup bitenleri önemsiyoruz. Bu açıdan bakıldığında Türkiye'deki siyasi istikrarın ve güçlü bir yönetimin değerini de daha iyi anlamış oluyoruz. Bugün bu küresel kriz ortamında Türkiye'de Allah korusun bir koalisyon olsaydı her alınan karar üç beş lidere danışılıp değişik partilerde tartışılsaydı bugün çok farklı bir ekonomik tablo olurdu. Çok şükür güçlü bir liderliğimiz var tek başına bir yönetimimiz var hızlı karar alıp uygulayabiliyoruz. Türkiye'nin sağladığı başarıda bunun çok etkili olduğunu düşünüyorum.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!