Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
28 Temmuz 2014 Pazartesi 15:23

 ADnet  
Reklam için
Hürriyet Anasayfa > Tüm Ekonomi Haberleri
Önceki Haber     Sonraki Haber

Prada, Türkiye’de büyük oynayacak İstanbul’da rekor için yüklenecek

Paylaş Benimsayfam'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş Myspace'de Paylaş Twitter'da Paylaş
Sibel ARNA 11 Aralık 2009
İtalyan Prada, Türkiye’deki ilk mağazasını Nişantaşı’nda açtı. Prada’nın İdari İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Sebastian Suhl, İstanbul’da büyük oynamaya karar verdiklerini belirterek, “Prada risk almayı seven bir markadır. New York’taki en önemli mağazamızı, 11 Eylül’den üç ay sonra açmıştık. İstanbul’da rekor kıracağımıza inanıyorum” dedi.

LÜKS dünyasının en önemli markalarından biri... 1913 yılında Mario Prada tarafından, Milano’da kuruldu. 1977 yılında Torunu Miuccia Prada ve Patrizio Bertelli ile ortak olunca, markanın kaderi değişti. İkilinin birlikteliğinden her geçen gün artan bir enerji doğdu. Prada ürün yelpazesini geliştirmeye, dünyanın dört bir yanında mağazalar açmaya başladı. Hazır giyimin dışında mimari, sanat, sinema gibi konulara da eğildi. Ve nihayet bu önemli marka Türkiye’ye geldi. Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi’nde 1000 metrekarelik bir mağaza açtı. Prada’nın İdari İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Sebastian Suhl sorularımızı yanıtladı.
Tam zamanında geldik
*  Prada Türkiye’ye hoşgeldi. Ama biraz geç geldiğini düşünmüyor musunuz?
-  Hayır, tam zamanı. Geç kalmış sayılmayız çünkü ürünlerimiz uzun süredir Türkiye’de satılıyor. Birlikte çalışmaktan çok mutlu olduğumuz bir ortağımız var.
*  İstanbul’daki ilk mağazanız şehrin en büyük butiklerinden biri. Tam 1000 metrekare. Bu oyunu büyük oynamaya baştan mı karar verdiniz? Yoksa öyle mi denk geldi?
-  Denk gelmek mi asla. Bu bize yakışmaz. Başından beri büyük oynamayı kararlaştırdık. Son derece bilinçli ve önceden tasarlanmış bir karar bu. Prada risk almayı seven bir markadır. Mesela New York’taki en önemli mağazamızı, 11 Eylül 2001’deki terör olayının üç ay sonrasında açtık. Bu önemli bir örnek. Yenilikçi olmayı seviyoruz. Hiç kimsenin gitmediği enteresan pazarlara ilk giren olmayı tercih ediyoruz. İstanbul mağazasının büyük olmasının en önemli sebeplerinden biri Prada’nın tek bir ürüne odaklanmıyor olması. Koleksiyonlarımız geniş. Teşhir için çok fazla yere ihtiyacımız var.
Önemli bir yatırım
*  Nişantaşı mağazası ne kadarlık bir yatırımla açıldı?
-  Tutar vermem doğru olmaz. Markamız 2007’de doğrudan perakendeye önem vermeye karar aldı. O dönemde perakende Prada’nın yüzde 52’siydi. Hedef yüzde 70’lere çekmek. Şu anda yüzde 60’lardayız. Genel olarak 100 milyon Euro’luk bir perakende yatırımı yaptık. İstanbul bunun önemli bir parçası.
* Türkiye için ciro beklentiniz nedir? Açılış öncesi satışlar umut vaat ediyor mu?
-  Sermaye açısından baktığınızda buradaki yatırım Avrupa ve Asya açısından eşsiz bir konuma sahip. Çok başarılı olacağına, hatta rekor kıracağına eminim.
Çantalar mirasımız
İstanbul’u Prada mağazasının olduğu hangi ülkelerle kıyaslarsınız?
-  Dünyadaki diğer başkentlerle kıyaslayabiliriz. Olgunlaşmış Avrupa piyasalarına, mesela Almanya’ya ya da yükselmekte olan pazarlara, mesela Singapur’a benzetebiliriz.
*  Açılış öncesinde en çok ne satıldı?
- Prada tek bir ürünle öne çıkan marka değil. Ama çantanın her zaman satışın önemli bir bölümünü oluşturduğunu söylemeliyim. Bu şirketin mirası çantalar. İstanbul için dünyada ilk kez bir Vintage bölümü oluşturduk. Ben bu bölüme de çok inanıyorum.
*  İstanbul’da defile yapmayı planlıyor musunuz?
-  Bir gün belki... Biz mağaza açarak büyük bir adım attık. İş olsun diye bu pazarda bulunmuyoruz. İstanbul dünyanın anahtar şehirlerinden biri. Prada Book kitabı dünya üzerinde 10 önemli şehirde lanse edildi. Tokyo, Londra, Paris, Milano gibi şehirlerin arasında İstanbul da var. Bizim için önemini siz hesaplayın.

Önemli olan üretim yeri değil markamız

*  100 yıllık tarihiniz var ama hâlâ genç ve dinamik markasınız. Kendinizi yenilemeyi nasıl başarıyorsunuz?
-  Yenilikçi olmak markanın DNA’sında var diyebilirim. Ama en önemli sır Miuccia Prada ve Patrizio Bertelli arasındaki ortaklık. Olağanüstü bir vizyonları var. Fokur fokur kaynayan bir dinamizmle çalışıyorlar. Birbirlerini iyi tamamlıyorlar. Her alanda işin başındalar. İşe ilk başladığım yıllarda bir gün onları kafa kafaya vermiş bir şey tasarlarken gördüm. Bana dönüp, “Bu tasarladığımız şey, bizim için şu anda eskidi” dediler. Bu hikaye Prada hakkında çok şey söylüyor.
*  Sanayileştiğiniz için Çin ve türevi ülkelerde üretim yapıyorsunuz. Ucuza mal edip pahalıya sattığınız için eleştiriliyorsunuz. Bu yüzden Prada Milano logosunu daha sık kullanmaya, üretimin büyük bir bölümünün İtalya’da yapıldığını daha çok söylemeye başladınız. Made in Italy etiketi sizin garanti belgeniz mi?
-  Bizim garantimiz ismimiz. Kalitemiz ve tasarımımızdaki farklılıkla garanti veriyoruz. Önemli olan nerede üretildiği değil, Prada tarafından üretildiğidir. Prada Milano logosu tarihi bir logo. Bu yüzden bizim için önemli.

Papa Prada giymedi

*  Şeytan Prada giyer filmi, Prada markasına ne kazandırdı?
-  Hiçbir şey. Bence Prada’nın adını filmde kullanmaları onlara çok şey kazandırdı. Bizim o filmle hiçbir ilgimiz yok. Bizim için çok hoş bir sürpriz oldu. Eğlenceli bir film. Keyif aldık.
*  Filmden sonra “... Prada giyer” cümlesi yaygın kullanılır oldu. En akılda kalanı da kırmızı ayakkabılarından sonra “Papa Prada Giyer.”
-  Hiç böyle dini konulara girmek istemiyorum ama o kırmızı ayakkabıların Prada olduğunu hiç zannetmiyorum. Hayır, hayır Prada değildi.

Ankara ve tatil  yörelerine gideceğiz

SEBASTIAN Suhl, “İkinci mağazası İstinyepark’ta açılacak. Orada çok başarılı bir Miu Miu var zaten. Ardından rotayı Ankara’ya ve tatil beldelerine çevireceğiz. İstanbul Anadolu Yakası’nda da mağaza açmayı istiyoruz” dedi.

Türkler giyinmeyi biliyor

İSTANBUL’u uzun süre takip ettiklerini belirten Sebastian Suhl “Büyüleyici ve etkileyici buluyoruz. Bir tarafı eski Avrupa’yı hatırlatıyor. Diğer tarafı yenilikçi Asya... Kadınlarınız ve erkekleriniz giyinmesini biliyor. Son derece yenilikçi stillerle karşılaştım” diye konuştu.

Made in Turkey’den utanç duymuyoruz

*  Türkiye’de ne üretiyorsunuz? Ve “Made in Turkey” etiketinden memnun musunuz?
-  Türkiye’de az miktarda hazır giyim ve çanta üretiyoruz. Ve ürünün üzerine hiç gocunmadan “Made in Turkey” yazıp, utanç duymadan satıyoruz. Türkiye’deki fabrikalarda çok kaliteli ürünler ürettiğimize inanıyorum.
*  Türkiye’deki ortağınız Beymen ayın belli günlerinde indirim, kelebek günleri ve kredi kartına taksit yapıyor. Bu tüketici açısından büyük avantaj. Ürünleriniz orada da satılmaya devam edecek. Nasıl rekabet edeceksiniz?
-  Biz Beymen’i rakip olarak görmüyoruz. Tam aksine Beymen’e çok şey borçluyuz. Bu piyasaya onlarla girdik. Onlarla işbirliğimiz de devam edecek. Bu dünyanın her yerinde böyle... Amerika’da da hem mağazamız var hem de Barnies’de satılıyoruz. İki dağıtım kanalına sahip olmanın bir zararı yok.

 
Yorumlarınızı Yazınız
Bu haber hakkında henüz yorum yok
Diğer Haberler
          Vuslat Doğan Sabancı       Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH