Beyoğlu ’teslim bayrağı’ çekti kestane satışı 4 kiloya düştü

Güncelleme Tarihi:

Beyoğlu ’teslim bayrağı’ çekti kestane satışı 4 kiloya düştü
Oluşturulma Tarihi: Nisan 10, 2009 00:00

Dünyanın en çok yaya trafiği alan yerlerinden Beyoğlu’nda, turist sayısının da düşmesiyle esnaf işlerinde yüzde 10-80 arası kayıp yaşıyor. Taksim’deki meşhur hamburgerci Kızılkayalar’ın bile satışları gerilemiş. Günde 15 kilo satan kestaneci, 4 kiloyla yetinmek zorunda kalırken, esnaf artık evde tencere kaynatamayacak noktaya gelmiş.

"YEMEK de durmuşsa her şey bitmiştir. Kimse aç duramaz" diyor sekiz yıldır Beyoğlu’nun simge işletmelerinden Kızılkayalar’da çalışan Şenol Vural. İşlek Taksim Meydanı’ndaki meşhur hamburgercide son bir kaç aydır satışların yüzde 10 civarında gerilediğini belirten Vural, "Bizde, insanlar daha ekonomik bir şekilde karnını doyurabiliyor. Yarım döner ve ayranı 6 TL’ye, iki hamburger ve ayranı 5 TL’ye satıyoruz. Normalde bize gelmeyen kitleler de gelmeye başladı ama daha önce gelen insanların bir kısmı artık gelemiyor" diye konuşuyor. Kızılkayalar’ın yanındaki Barış Büfe’nin işleri ise son iki ayda yüzde 50 civarında gerilemiş. Garson Samet Taş, "Kimsede para yok. Olan da harcamıyor. Sekiz yıldır Taksim’de çalışıyorum; böyle bir durgunluk görmedim" diye dert yanıyor. İstiklal Caddesi’nde kapanan mağazalara tek tük rastlanıyor ama ara sokaklarda ve paralel caddelerde kapısına kilit vurulmuş, yeni bir kiracı bekleyen dükkanların çokluğu gözden kaçmıyor.

Çiller’i, 2001’i geçti
/images/100/0x0/55eae67df018fbb8f89de76a


"İş olmayınca 4 çocuğumun karnını nasıl doyuracağım" derken gözleri dolan kestaneci Yusuf Demir, geçen yıl günde 15 kilogram kestane satarken bu yıl günde 4 kilogram satabilmenin başarı olduğunu söylüyor. 15 yıldır bu işi yapan, 3 yıldır da Taksim’de çalışan Demir, kestane tezgahı için ayda 500 TL kira ödüyor. 2001 krizini, Tansu Çilleri ve 5 Nisan kararlarını arar hale geldiğini söyleyen Demir, "O kötü günler bugün yaşadığımızın yanında hiçbir şey değilmiş. Bu kriz geçmek bilmiyor. Her gün her gün gerileme var" diyor.

Vicdanla cüzdan arası sıkışma

14 yıldır İstiklal Caddesi’nde bulunan kadın giyim mağazası N&B’nin satışları da yüzde 50 düşmüş. İşletmeci Fatih Şendur, düşük kira nedeniyle ayakta kaldıklarını vurgulayarak "Merter’de üretimimiz vardı; ne yazık ki ara vermek zorunda kaldık. Artık Çin, Nepal ve Hindistan’dan mal getirip satıyoruz. İnsanlar vicdanlarıyla cüzdanları arasında sıkıştı. Piyasanın halini gören, parası olsa da harcamıyor. Ben de harcamıyorum; çekiniyorum. Turist de yok. İşler kesat" diye konuşuyor.

İstiklal Caddesi’nde, son 1.5 yılda kendileri gibi 100 kadar butiğin, yüksek kira ve ağır rekabete dayanamayıp kapandığı bilgisini aktaran Fatih Şendur, global ve ulusal perakende zincirlerinin akın ettiği caddedeki değişime de dikkat çekerek şunları anlattı: "Caddeye dev markalar gelince kiralar yükseldi. Küçük esnafın rekabet şansı kalmadı. Ayakta durmaya çalışan son butikler ise, dev markaların yaptığı indirim kampanyalarıyla kan kaybetti. Kriz nedeniyle markalar indirim yapınca vatandaş onlara yöneldi; bizim işlerimiz daha çok geriledi. Elindekini, avucundakini kaybeden çok sayıda esnaf icra ve hacizle karşı karşıya."

Nev-i Zade’nin de keyfi kaçtı

İNSAN
selinin aktığı Nev-i Zade bile sadece cuma ve cumartesi akşamları iyi iş yapıyor. Meyhanelerdeki iş kaybı, özellikle havanın soğuk olduğu günler yüzde 50-60’ı bulabiliyor. Neyle Meyle’de çalışan Salih Vural, Nev-i Zade’deki 10 kadar işletmenin zorda olduğunu belirterek, "Çiçek Pasajı bile keyifsiz. Turist de yok. Biz daimi müşterilerimiz sayesinde krizden daha az etkileniyoruz" diyor.

Mis Sokak’taki Bab-ı Ali barının işletmecisi Cengiz Aydoğan, krizin sıkıntı yarattığını söylüyor. Aydoğan, "Ayakta kalabilmek için yüzde 50’nin üzerinde indirim yaptık. Sürümden kazanıp, günü kurtarıyoruz" dedi.

Siftahsız dükkán kapatıyoruz aylardır kirayı zor çıkarıyoruz

50
yıldır el yapımı ayakkabılar satan Umay Ayakkabı’dan Nejat Barutçu, satışların yüzde 80 düştüğünü söylerken titriyor. "Siftahsız dükkán kapatıyoruz. Kiramızı zor ödüyoruz. Allahtan dükkan sahibi kira diye tutturmuyor" diyen Barutçu, yıllardır müşterisi olan pek çok insanın iflas ettiğini, işten çıkarıldığını söylüyor. Barutçu sözlerini şöyle sürdürüyor: "Beyoğlu’nda yüzlerce esnaf zarar etti, borçla dükkán kapattı. Evine bir dilim ekmek götüremiyor. 51 yaşındayım ve 7 yaşımdan beri çalışıyorum. Böyle kriz görmedim. Başbakan’a sorarsan kriz yok, çal çal oyna! Korkum yok, söylüyorum işte: Benim başbakanım değil o!"
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!