Toplumsal gelişme birlikte çalışınca sürdürülebilir olur

Güncelleme Tarihi:

Toplumsal gelişme birlikte çalışınca sürdürülebilir olur
Oluşturulma Tarihi: Aralık 08, 2011 15:17

Sabancı Vakfı’nın, hayırseverlik ve sivil toplum alanındaki yeni yaklaşımları tartışmaya açtığı, sivil toplum, vakıf, özel sektör ve kamu temsilcilerini uluslararası uzmanlarla biraraya getirdiği “Sabancı Vakfı Filantropi Seminerleri”nde bu yıl “Nesilden Nesile Hayırseverlik” konusu ele alındı.

Haberin Devamı

Seminerin bu yılki konukları Rockefeller ailesinin hayırseverlik mirasını nesilden nesile taşıyan David Rockefeller’ın kızı, Synergos Enstitüsü’nün Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Peggy Dulany ve torunu Michael Quattrone idi. Yoksullukla mücadele konusunda dünya çapında girişimlerde bulunan Dr.Peggy Dulany ve oğlu Michael Quattrone seminerde, nesilden nesile geçen hayırseverlik deneyimlerini ve gözlemlerini paylaştı.

 

Seminerin açılış konuşmasını yapan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, toplumsal gelişmeye katkı sağlamanın en temel vazife olarak benimsendiği bir ailede yetiştiklerini belirterek, hayırseverliği toplumsal miras olarak gördüğünü söyledi.

 

Haberin Devamı

“Toplumsal gelişme birlikte çalıştığımız zaman sürdürülebilir oluyor”

 

Sabancı Ailesinin hayırseverlik mirasını nesilden nesile aktarırken, hayırseverlik anlayışının günümüz şartlarında değiştiğini belirten Güler Sabancı, şunları söyledi: “Dünya değiştikçe, sorunlar da değişiyor ve ihtiyaçlar çeşitleniyor. Bir Vakfın toplumuna katkıda bulunması için toplumun ihtiyaçlarını yakından izliyor ve ona göre desteklerini sunuyor olması gerek. Türkiye’ye kazandırdığımız 120’den fazla kalıcı eser, 36.000’in üzerinde burs, 800'ü aşkın ödül ve hibe programlarımız ile dokunduğumuz hayatları görerek paylaşmanın gücünü hissediyoruz.”.

 

Güler Sabancı, sivil toplumun öneminin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti: “Demokratik ve gelişmiş bir ülkenin en temel üçlüsü güçlü bir devlet, etkin bir özel sektör ve aktif bir sivil toplum sektörüdür. Ve elbette bu aktörlerin arasında olan güçlü ortaklıklar da son derece önemlidir. Çünkü toplumsal gelişme ancak beraber çalıştığımız zaman sürdürülebilir oluyor.”

 

Haberin Devamı

Güler Sabancı, gelecek nesiller için bırakılacak en önemli mirasın beraber çalışma kültürü olduğunu belirterek, “Ben de bu kültürü ailemden öğrendim ve gerek şirketlerimiz, gerek üniversitemiz gerekse Vakfımız aracılığıyla bunu gelecek nesillere aktarmak için çalışıyoruz.” dedi.

 

 

“Değişimin kendisi olursak, dünyayı değiştirebiliriz”

 

Seminerin konuşmacılarından Dr. Peggy Dulany, hayırseverlikte liderliğin önemini ve hayırsever bir liderde olması gereken özellikleri izleyicilerle paylaştı. Hayırsever liderlikte, duygusal zekanın başarı faktörü olduğunu söyleyen Dulany, “İş dünyasında duygusal zekaya sahip olanlar yüzde 20 daha fazla performans gösteriyor” dedi. Dulany, duygusal zekanın unsurlarını şöyle sıraladı: “Farkındalık, kendi kendini yönetebilme, empati ve sosyal beceri unsurlarının biraraya gelmesiyle hayırseverlikte bir model oluşturabiliriz. Bu beceriler, sektörler arası işbirliğini geliştirmemizde ve köprüler kurmamızda bize yardımcı olur.”

 

Haberin Devamı

Dr. Peggy Dulany konuşmasını şöyle sürdürdü: “Rockefeller ailesinden bize miras kalan en önemli değerler şeffaflık, dürüstlük, güven ve empati. Vakıflar, bu değerleri nesilden nesile aktarmak ve bir sonraki nesil için güven ortamı hazırlamak üzere kurulur. Ancak işe öncelikle kendimizden başlamalıyız. Dünyaya vereceğiniz mesajın ve katkınızın ne olacağını sorgulayın ve kendinizi tanıyın. Görmek istediğiniz değişimin kendisi olun. Bunun sonucunda dünyada da değişimler gerçekleşecektir.”

 

“Hayırseverlik insanlığa duyulan sevgidir”

 

Seminerin diğer konuşmacısı Michael Quattrone ise; kişinin öncelikle kendisinin farkında olması gerektiğini söyledi ve kendisinden örnekler verdi. Quattrone, ailesinin kendisine önemli fırsatlar ve imkanlar sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Önceliği kendime verdim ve kendime odaklandım. Sanatımı geliştirdim ve kendime yatırım yaptım. Çünkü anladım ki dünyaya bir katkıda bulunmak için öncelikle insanın kendini çok iyi tanıması gerekiyor.”

 

Haberin Devamı

Quattrone, hayırseverlikle ilgili olarak konuşmasında şunlara değindi: “Hayırseverlik, insanlığa duyulan sevgidir ve insanın kendini bu sevgiye adamasıdır. Kendinizin kim olduğunuz bilirseniz, kendinize ait farkındalık geliştirirseniz ve dünyaya nasıl katkıda bulunacağınızı bilirseniz, hayırseverliğiniz de en dürüst şeklini alacak ve sürdürülebilir olacaktır.”

 

Küresel Hayırseverlik Ağı ile toplumsal gelişmeye katkı

 

Synergos Enstitüsü’nün Yönetim Kurulu Başkanı olan Dr. Peggy Dulany, özellikle Afrika, Asya ve Latin Amerika’da yoksullukla mücadele konusunda önemli çalışmalara imza atıyor. Enstitünün başlıca programlarından biri olan “Global Philanthropists Circle (Küresel Hayırseverlik Ağı)” ile küresel yoksulluk konusunda önemli girişimlerde bulunuyor. Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın da üyesi olduğu Küresel Hayırseverlik Ağı, toplumsal gelişmeye aktif olarak katkıda bulunan 250’den fazla hayırseverin deneyimlerini paylaşarak, gerek kendi toplumlarında gerekse küresel düzeyde fark yaratmalarını amaçlıyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!