Tamince’nin biatı yetecek mi?

Tamince’nin biatı yetecek mi

Fettah Tamince, mayıs ayında Fethullah Gülen Hareketi ile ilişkisini tamamen kestiğini açıkladı. Ama...

Haberin Devamı

Tamince’nin biatı yetecek mi
Hükümetin ‘paralel yapı’ adını verdiği, savcılık iddianamesine Fethullah Gülen Terör Örgütü diye geçen cemaat ile mücadelesi, görünen ve ‘görünmeyen’ boyutlarda sürüyor. Cemaatin bazı gazetelerine el konması, TV kanallarının da her türlü yayın platformundan çıkarılması, cemaati adeta sessizliğe mahkum etti. Malum 17-25 Aralık sonrası türbülans, Türkiye’de sadece siyaseti değil, iş dünyasını da sarstı. Fethullah Gülen Hareketi’nin en önemli ayaklarından birini, sayıları ve sermaye güçleri tam olarak bilinmese de kendisine yakın işadamları oluşturuyordu. Bu işadamlarının en güçlülerinden biri de Fettah Tamince idi. Türkiye’de Rixos otellerini açarak gündeme gelen bu iddialı işadamı, siyasi duruşunu da hiç gizlemedi.

2004’te Hürriyet’te Yener Süsoy’a verdiği röportajda, Fethullah Gülen’e ilişkin, “Benim için bir idoldür. Ortaya koyduğu misyonu sonuna kadar destekliyorum” demişti. Aynı röportajda Recep Tayyip Erdoğan için de “Erdoğan’ın adamı mıyım, evet adamıyım. Çünkü çok doğru işler yapıyor. Tanıyınca aşık oldum” diyordu. Tamince, 10 yıl içinde Rixos Oteller zinciri ile hem Türkiye’de hem dünyada büyük işler yaptı. Ta ki Gülen hareketine yönelik operasyonlar başlayana dek. 2015 Mayıs’ında Konya’daki Mevlana Üniversitesi davasına kendi isminin de eklenmesi, onun için sürpriz oldu. Hayat onu çok değer verdiği iki insandan birini seçme tercihiyle karşı karşıya bıraktı. Yatırımı 1 milyar doların üzerinde olan, 1,3 milyar dolar bedelle Haliç Dönüşüm Projesi’ni kazanan bir işadamı ne yaparsa, onu yaptı!

Erdoğan’ı seçti. Mayıs ayında Fethullah Gülen Hareketi ile ilişkisini tamamen kestiğini açıklayarak, biat bayrağını çekti. Ancak Tamince’nin Rixos’un Dubai’yi merkez olarak seçmesi, İstanbul’da Taksim ve Bomonti’de iki büyük projeden ismini sildirmesi, her ne kadar doğrulanmasa da Tekirova Rixos’u Fiba Holding’e sattığı iddiaları, şimdi yeni  söylentilerin konusu… Fısıltılar Tamince’nin biatının henüz tam olarak yeterli olmadığını söylüyor. Özellikle 2013’te yapılan ihaleye rağmen, açılan davalar ve Çevre Etki Değerlendirme sürecinin bir türlü başlayamadığı Haliç Projesi ihalesinin iptal edilmesinin bile gündemde olduğu anlatılıyor. Haliç Tersanesi’nin bulunduğu bölgedeki içinde 7 otelle, rezidansların planlandığı projeyle 1,3 milyar dolar gibi büyük bir yükün altına giren ve ortak arayan Tamince bakalım bu güçlükleri aşmada ne kadar başarılı olacak!

Haberin Devamı

ŞİMDİ DE ASGARİ ÜCRETLİ GÜLSÜN

Haberin Devamı

Seçimlerde tüm partilerin ortak vaadi asgari ücretin arttırılmasıydı. Kimi 2000 TL dedi, kimi 1500 TL. İktidar partisi de önce karşı çıktı ama baskıya dayanamayıp 1300 TL’de karar kıldı. Şimdi bu artış nasıl karşılanacak konusunda çalışmalar sürüyor. İş dünyasından ise genel olarak tepki yükseldi. Bir çok sektörün zora gireceği iddia edildi. Bu konuda en ilgimi çeken yaklaşım geçen hafta görüştüğüm Halit Narin’den geldi. Türkiye Tekstil İşverenleri Sendikası Başkanı iken 12 Eylül darbesi sonrası söylediği “Şimdiye kadar hep siz güldünüz, şimdi de gülme sırası bizde” sözleriyle işçilerin kara listesine giren Narin, asgari ücret konusunda hükümetin geç bile kaldığını düşünüyor. Sohbetimizde önce tarihe geçen ve yanlış anlaşıldığını düşündüğü sözünü düzeltti. “Bu sözler şehir efsanesi gibi kaldı. Ben o gün ‘Bugüne kadar kararlar hep işçiden yana çıktı, şimdi düzeltilecek’ demek istedim” dedi. Ardından da asgari ücret için şunları söyledi: “Asgari ücret uzun süredir düşük kaldı. Ücretlerin düşük olması tüketimi ve büyümeyi düşürüyor. 1300 lira kararı geç bile kaldı. Zaman içinde yayarak arttırsalardı sorun çıkmayacaktı. Şimdi birçok sektör sıkıntı yaşayacak.” Narin, tekstilden çıktı ama turizm sektöründe 4 bine yakın çalışanı var. Artış kendisini sıkıntıya soksa da bu kez çalışandan yana düşünüyor! Bu kuşkusuz Narin için önemli bir imaj değişikliği...

Haberin Devamı

AYDINLAR’DAN SAĞLIK OPERASYONU

Türkiye’de hasta olmak zor. Katkı payları, farklar derken hastalıklar küçük servetlere mal oluyor. SGK, Emekli Sandığı ayrı dert, özel sigortalar ayrı. Sağlık sigortası sistemi hastayı memnun etmiyor. Peki sadece hastalar mı mutsuz? Hayır değilmiş! Özel Sağlık Sigortası yapan şirketler de ciddi dertli. Son yıllarda özel hastanelerin yüksek ücretler talep etmesi sigorta şirketlerinde kar sorunu yaratmış. Birçok sigorta şirketi sağlık alanından uzaklaşmaya çalışıyor. Aksigorta da kurumsal sağlık sigortası anlaşmaları bağlamında çok sayıda müşterisi oldu. Ancak karlılık düşük olduğu için bu alandan uzaklaşmaya çalışan şirketlerden biri. Sektörden aldığım duyumlara göre Aksigorta, sağlık branşını satmak için Acıbadem Sigorta ile görüşüyor. 2013’de hisselerinin yüzde 90’ı Malezya devlet fonu Khazanah Nasional Berhad’a satılan ancak Yönetim Kurulu Başkanlığını hala Mehmet Ali Aydınlar’ın sürdürdüğü Acıbadem Sigorta’nın 350 bin sigortalısı var. Hedefi Türkiye’ye yayılmak. Sektör temsilcilerine göre Acıbadem’in Aksigorta Sağlık branşını alma nedeni ise kar etmek değil, hastane işletmeciliğinden elde ettiği geliri arttırmak. İki taraf henüz bir anlaşma beyan etmediler ama bu satış büyük ihtimalle gerçekleşecek.

Haberle ilgili daha fazlası: